BEYLİKTEN DEVLETE SİYASİ VE ASKERÎ GELİŞMELER
ü Ertuğrul Gazi’den sonra Osmanlı Beyliği’nin başına geçen Osman Gazi, babasının başlattığı gaza faaliyetlerini sürdürdü.
ü Bursa, İznik, İzmit ve Sakarya çevresini içine alan bölgedeki Doğu Roma tekfurlarıyla mücadele etti.
ü Onun döneminde tekfurlara karşı denge siyaseti izlenerek bazı tekfurlarla savaşıldı, bazılarıyla da uzlaşma yoluna gidildi.
ü Gaza: İslamiyeti korumak veya yaymak için yapılan savaşlar
ü Tekfur: Doğu Roma İmparatorluğunda valilerin sahip olduğu ünvandır.
ü Denge siyaseti: Bir devletin çıkarlarını korumak adına;
1. Devletin sınırlarını genişletmek veya
2. Devletin bütünlüğünü korumak için diğer devlet yöneticileriyle değişken siyaset izlektir.
ü Türk devlet geleneğine uygun olarak fethedilen yerleri kardeşlerine, oğullarına ve komutanlarına paylaştıran Osman Gazi, 1288-1299 yılları arasında Karacahisar ile Bilecik-Yenişehir arasında kalan bölgeyi hâkimiyeti altına aldı.
| Bilecik |
ü 1299’dan sonra ise doğrudan Doğu Roma topraklarına yönelik gaza faaliyetlerine başladı.
ü 1299’da Bilecik’i fethettikten sonra Doğu Roma üzerine düzenleyeceği akınlar için Yenişehir’i bir uc merkezi olarak belirledi ve 1302’de İznik’i kuşattı.
ü Bunun üzerine Doğu Roma imparatoru, Osman Gazi’yi engellemek amacıyla bir ordu gönderdi.
ü Bilecik: Demir kaynakları bakımından önemli bir yerleşim yeridir.
ü Kaynak A /Halil İnalcık’ın Koyunhisar Savaşı ile ilgili tezine vurgu yapılmıştır: Osman’ın bir hanedan kurucusu durumuna gelmesi, 1302’de bir Bizans ordusuna karşı zaferi ile ilgilidir. Bilecik fethinden sonra Osman’ın Bapheus(Koyunhisar) Zaferi hakkında çağdaş Pachymeres ve Anonim Tevarih-i Al-i Osman ((Koyunhisar Savaşı’ndan bahseden birinci elden kaynaklar)) etraflı bilgi verirler. (…)Bir imparatorluk ordusuna karşı kazanılan bu zafer, Osman’ı bölgede karizmatik bir bey durumuna getirmiştir.Çağdaş kaynak Pachymeres onun bu zaferle şöhretinin Paflagonya (Kastamonu) bölgesine kadar yayıldığını ve gazilerin onun bayrağı altına koşuştuklarını kaydeder.
| Paflagonya ve çevresi |
ü 15. yüzyıl sonlarında tarihçi Neşri((Neşri, Osmanlı bağımsızlığını Koyunhisar savaşıyla kazandığını belirten ikinci elden kaynaktır.)), onun beyliğini ve bağımsızlığını haklı olarak bu tarihe kor. Bapheus (Koyunhisar) savaşı Osman’a bir hanedan kurucusu karizmasını kazandırmış, kendisinden sonra oğlu Orhan itirazsız beylik tahtına geçmiştir .”
ü Kaynak B/ Koyunhisar savaşı’nın yerine vurgu yapılmıştır: Halil İnalcık, bu savaşın yapıldığı yeri şöyle tarif etmiştir: Yalakova’da vuku bulan savaştan önce Doğu Roma kuvvetleriyle Osman’ın öncü keşif kuvvetleri İznik’ten gelen yolu kapatan Koyunhisar’da çarpışmışlardı.
ü Bilgi Kutusu: Oğuzların Kayı boyuna mensup olan, Osmanlı Devleti’ni ve hanedanını kuran, Türkistan’dan Anadolu’ya gelip Söğüt uc bölgesine ((Sınırları korumakla görevlendirilen beylerin yönettiği bölge)) yerleşen Ertuğrul Gazi’nin oğludur. Babasının 1281’de vefatından sonra beyliğin başına geçmiş ve Doğu Roma topraklarına yönelik gaza faaliyetlerine başlamıştır. Doğu Roma imparatorunun gönderdiği ordu karşısında Koyunhisar Savaşı’yla zafer kazanınca Türkmen aşiretleri arasında büyük bir üne kavuşmuş, etrafına topladığı gazi alpların (( Bu dönemde düzenli ordu olmadığını gösterir.))gerçek önderi durumuna yükselmiştir. Hem cesur bir savaşçı hem de ileri görüşlü bir devlet adamıdır. Ahilerin ((Osmanlı’nın kuruluşuna etkisi olan esnaf örgütüdür.))ve fakihlerin manevi desteğini alarak beyliğinin sınırlarını genişleten Osman Gazi mütevazı bir hayat sürmüştür.
ü Koyunhisar Zaferi sonrasında Osmanlı Beyliği, bölgedeki Doğu Roma hâkimiyetini tehdit eden önemli bir siyasi ve askerî güç olarak öne çıktı. Doğu Roma’daki fetihlerine devam eden Osman Gazi, etraflarındaki irili ufaklı birçok kaleyi ele geçirerek İznik ve Bursa’yı abluka altına aldı. 1303’te bölgedeki diğer tekfurlarla ittifak kuran Bursa tekfurunun kuvvetleri, Dinboz/Dimbos Geçidi’nde (Savaşı) Osmanlı kuvvetleri tarafından mağlup edildi. Daha sonra Orhan Gazi, ilk iş olarak Bursa ve İznik üzerindeki ablukayı daha da sıkılaştırdı.
ü Kaynak C/ Faruk Emecen’in kitaplarından faydalanılarak şu çıkarımlarda bulunulmuştur: Bizans (Doğu Roma) 1321-1328 arası iç savaş yaşamış, Doğu Roma zayıflayınca Bursa’nın Osmanlı tarafından fethini kolaylaştırmıştır. Bizanslılar için Bitinya (Bursa havalisi) bölgesinin kaybı demek oluyor. Orhan Bey’in istiklal (bağımsızlık) alameti olarak bu fetihten sonra para bastırmış olması, onun artık bağımsız ve güçlü bir lider konumuna geldiğini de göstermektedir.
ü Palekanon Savaşı: Bizans imparatoru III. Andronikos, Bursa’nın alınışından sonra İznik’in ve İzmit’in hedef haline gelmesi üzerine, topladığı bir orduyla Pelekanon’da (Eskihisar-Gebze dolayları) Orhan Bey komutasında 1329’dayapılan savaştır.
1. Doğu Roma imparator da dizinden yaralanmış ve İstanbul’a kaçmıştır.
2. Doğu Roma imparatoru ile basit bir Türkmen beyi olarak görülen Orhan Bey’in doğrudan doğruya karşı karşıya geldikleri ilk muharebe idi.
3. Osmanlılara İznik(1331) ve İzmit(1337) fethine zamin hazırlamıştır.
| Palekanon Savaşı sonrası fetih yönü |
ü Bursa’nın fethi: Bursa, yirmi üç yıllık bir Osmanlı ablukası sonucunda fethedilmiştir. Bursa tekfuru, Osmanlı heyetiyle yaptığı uzun görüşmeler neticesinde kaleyi teslim etmek zorunda kalmış ve kendisi de fidye (Bir şeyi geri vermek veya bir kimseyi serbest bırakmak için zorla istenen ödeme.)) karşılığında İstanbul’a gönderilmiştir. Osmanlılar, fetihten hemen sonra Bursa halkına can ve mal güvenliklerinin korunacağına dair teminat vermiştir. ((İlerideki konularda işlenecek, Osmanlı’nın izlediği hoş görülü siyaset, istimalet)) Şehirdeki Rumlar Bursa Kalesi’nin aşağı kısımlarına taşınmış, Türkler ise kale içinde ve etrafında iskân ((İlerideki konularda işlenecek,Fethedilen yere Türklerin yerleştirilmesi)) edilmiştir.
ü Karesi beyliğinin alınması ve Rumeli’ye geçiş
ü Osmanlılar; 1345’te Balıkesir, Bergama ve Çanakkale’nin büyük bölümüne hâkim olan Karesioğulları Beyliği’ni kendi topraklarına kattı.
ü Karesi beyliğinin alınmasının sonuçları ve önemi : (1) Karesioğulları, Osmanlı hâkimiyetine alınmış ilk Türk beyliğidir. (2) Karesioğulları’nın denizcilik tecrübesi ve bu beyliğe mensup Evrenos Gazi, Gazi Fazıl, Ece Bey gibi gazilerin savaş tecrübesi, Osmanlı Devleti’ne Rumeli fetihlerinde önemli avantaj sağladı. (3) Balıkesir ve Çanakkale bölgesi Osmanlı hakimiyetine alındı. (4)Osmanlı hakimiyeti Çanakkale boğazına kadar dayandı. (5)Rumeli’ye geçişe zemin oldu.
| Karesi Beyliği |
ü Rumeli neresidir? Osmanlıların, boğazlardan başlayarak Tuna Nehri’ne kadar uzanan Balkan Yarımadası’na verdikleri coğrafi isimdir.
ü Trakya’nın güneyinde fethedilen yerlere Anadolu’dan getirilen Türkler iskân edilerek bu bölgenin Rumeli fetihleri için bir merkez olması sağlandı.
ü Kaynak D/ Çimbi Kalesi’nin alınması-Rumeli’ye geçiş: Orhan Gazi, Bizans’taki taht mücadelelerinde kendisinden yardım istenir. Kantakuzenos yardım karşılığı olarak kızını Orhan Gazi’ye vermeyi, çeyiz olarak büyük miktarda servet taahhüt etti. Orhan Gazi’nin bu şartları kabul ederek Bizans İmparatoru Kantakuzenos’un kızı Theodora ile evlenmesi, Bizans ile Osmanlıları müttefik yapmıştı. Bu ittifak sayesinde Kantakuzenos’a yardım etmek maksadıyla Orhan Gazi’nin oğlu Süleyman Paşa kumandasındaki Osmanlı kuvvetleri, iki defa Rumeli’ye geçmişti. 1349 ve 1352 yıllarında gerçekleşen bu geçişlerden ikincisinde, İmparator Kantakuzenos tarafından Çimbi Kalesi üs olarak Süleyman Paşa’ya verilmişti. Çimbi Hisarı’na yerleşen Süleyman Paşa, Trakya içlerine doğru afetihler yaptı. Önemi: Osmanlılar ilk defa Rumeli’ye geçmişlerdir. Çimbi Kalesi Rumeli’de yapılacak fetihlerde üs olarak kullanılmıştır.
ü Kaynak E/ Çimbi(Çimpe) kalesi nerede olduğu tartışması olduğunu vurgular.
| Çİmpe Kalesi sonrası fetihler |
ü Osmanlıların Rumeli’deki ilerleyişi,
i. 1357’de Süleyman Paşa’nın vefat etmesi ve
ii. Şehzade Halil’in Rum korsanlara esir düşmesi nedeniyle kesintiye uğradı.
ü Süleyman Paşa’dan sonra Rumeli’ye gönderilen Şehzade Murad ve Lala Şahin Paşa, Şehzade Halil’in kurtarılmasından sonra bölgedeki fetihlere devam etti. 1361’de
ü Edirne’nin, ardından da Dimetoka’nın fethedilmesiyle Orhan Gazi Dönemi’nde Osmanlı Beyliği’nin sınırları Ankara’dan Edirne’ye kadar ulaşmış oldu.
ü Kaynak F/ Edirne fethinin ayrıntısı anlatılıyor/Fetih tarihi tartışmasına değiniliyor: 1359’da Lâlâ Şahin, Murad (I. Murad) ve uc beyleri Edirne’yi fethetmek için bir plan yapıyorlar. Bu plana göre en büyük tehlike, Osmanlılar Edirne’yi kuşatırken İstanbul’dan bir yardımcı kuvvetin geriden bastırmasıdır. Bu nedenle 1360 yılında Murad ve ordusu, Edirne’yi İstanbul’a bağlayan bütün kaleleri ele geçirir. Bu kaleler Çorlu, Misili, Lüleburgaz, Babaeski’dir. 1361 baharında Murad, Lâlâ Şahin, Evrenos Bey ve Hacı İlbey Edirne’yi fethetmek için harekete geçiyorlar. Edirne’ye gelmeden hemen önce bir çöküntü vadi olan Sazlıdere’de, Edirne’den gelen tekfurla nihai savaş yapılıyor.
ü Sazlıdere Savaşı (?1363)
1. Osmanlı’nın Doğu Roma ile gerçekleştirdiği Balkanlardaki ilk ciddi savaştır.
2. En önemli sonucu Edirne’nin fethedilmesidir.
ü Savaşın ve Edirne Fethinin tarihine dair tartışmalara vurgu var: Tekfur önce Edirne’ye kaçıyor, sonra oradan da uzaklaşıyor ve şehir 1361 baharında Osmanlı kuvvetlerine teslim oluyor. Şimdi, Batı literatürüne bakarsanız bu tarih 1369, Uzunçarşılı’da 1364’tür. Tüm bu faraziyeler şuradan ileri geliyor. Hepsi Âşıkpaşazâde’yi okuyorlar. Diyorlar ki, Murad tahta geçti, gitti Edirne’yi aldı. Murad’ın tahta geçiş tarihini kesin olarak biliyoruz, 1362 Mart ayı. Diyorlar ki, 1362 Mart’ında Murad sultan oldu. Sultan olarak Edirne’yi fethettiyse bu olay 1362’den sonra olmalı, 1363’te veya 1364’te. Hayır. Şu bilinmiyor ki, Murad Edirne’yi şehzâde iken, Orhan Gâzi’nin sağlığında almıştır. F. Babinger, kesin olarak bunu ifade ediyor.Türk ve Batı kaynakları o zaman güneş tutulması olmuş, diyorlar. Babinger, bunu astronomlara hesap ettirdi ve fetih olayı 1361 baharına rastlıyor.
ü Kaynak G/ Edirne’nin alınışının önemine vurgu vardır: Her ne şekilde olursa olsun Edirne’nin alınışı, Trakya ve Balkanlar için bir dönüm noktası teşkil ettiği gibi bir bakıma İstanbul’un fethini de kolaylaştıracak bir adımı oluşturur. Burası (1)bir üs haline getirilerek bir taraftan Balkanlar’a, diğer taraftan (2) İstanbul’a yönelik iki cephe ortaya çıkmıştır.
ü Edirne, Bizans idâresinde kale içinden müteşekkil küçük bir kentti. Osmanlılar kenti fethettiklerinde ilk olarak kale içinde yerleşmişler ancak çok geçmeden surların dışında da yeni yerleşim alanları iskâna (( İskan siyaseti)) açılmıştır. Osmanlı idaresinin ilk yıllarından itibâren şehir Anadolu’dan yeni gelenlerle birlikte hem fiziksel hem de demografik olarak büyüme göstermiştir. Şehzâde Murad, Osmanlı tahtına geçtikten sonra batıya yapılacak seferlerin önemine binâen Bursa’daki sarayı buraya ((Başkent Edirne’ye)) taşımıştır (1365).
ü Osmanlı başkentler: Söğüt, Bilecik, Bursa, Edirne
ü Orhan Gazi’nin 1362’de vefat etmesinden sonra Osmanlı tahtına I. Murad (Hüdavendigâr) çıktı).
ü I. Murad, tahttaki ilk yıllarında Osmanlı Devleti’ne karşı ittifak kuran Karamanoğulları ve Eratna Beyliği ile mücadele etti. Orhan Gazi’nin vefatını fırsat bilerek Ankara’yı ele geçiren Eratna Beyliği’nden Ankara’yı geri aldı, Karamanoğuları üzerine de ordu göndererek onlardan gelebilecek tehlikelerin önüne geçti.
ü
ü I. Murat’ın Balkanlarda (Rumeli) kolay ilerleme nedeni ve sonucu: Anadolu’daki bu tehditlerin ortadan kalkmasından sonra Osmanlıların Rumeli’deki fetihleri hız kazandı. XIV. yüzyılın ortalarında Sırp ve Bulgar krallıklarının dağılması ve feodal beylerin kendi hâkimiyet bölgelerini kurması da Osmanlı Devleti’nin Balkanlardaki ilerleyişini kolaylaştırdı.
ü Osmanlı’ya karşı ittifak kurulma nedeni: Osmanlıların hızlı ilerleyişi karşısında endişeye kapılan feodal beyler; zaman zaman kendi aralarında, Doğu Romalılarla ya da Avrupa’daki diğer milletlerle ittifaklar kurdu.
| Orhan Bey'in son dönemi Osmanlı |
ü Çirmen Savaşı/ 1371: Osmanlıların, Balkanlardaki ilerleme için önemli bir dönüm noktası oldu.
ü Doğu Roma imparatoruyla ittifak yapan Serez’deki Sırp despotu Lazar Herbelyanoviç, Osmanlıların Makedonya’ya ulaşmasını engellemek amacıyla Rumların da dâhil olduğu bir orduyla 1371’de Edirne’ye doğru harekete geçti. Ancak Osmanlı kuvvetleri Meriç Irmağı kıyısındaki Çirmen mevkisinde Sırp ordusu üzerine baskın yaparak onları büyük bir bozguna uğrattı.
ü Çirmen Savaşı sonrasında;
ü Osmanlı Devleti hâkimiyet alanını genişletti ve birçok Doğu Roma, Sırp ve Bulgar feodal beyi Osmanlı’nın vasalı hâline geldi. Osmanlı kuvvetleri 1383’te Serez’i yeniden ele geçirdi; 1385’te Sofya’yı, 1386’da ise Sırp hâkimiyetindeki Niş’i fethetti. Selânik de uzun bir kuşatmanın ardından 1387’de Osmanlı hâkimiyetine girdi.
ü 1387’de Karamanoğulları’nın Osmanlı topraklarına saldırması üzerine I. Murad sefere çıkarak önce Karamanoğulları Beyliği’ni, daha sonra da Kastamonu’daki Candaroğulları ile Antalya’daki Hamidoğulları beyliklerini itaati altına aldı.
ü Ploşnik savaşı: 1388’de Osmanlı ordusunun Bosna ordusu tarafından mağlup edilmesi (Ploşnik Savaşı,Ploşnik Osmanlı’nın Rumeli’deki ilk yenilgisidir.) ve Lazar’ın Osmanlı Devleti’ne karşı düşmanca tutumunu devam ettirmesi üzerine Osmanlı ordusunun büyük bölümü Rumeli’ye geçti.
ü Kosova Savaşı/1389
ü 1389’da I. Murad yönetimindeki Osmanlı ordusu, Lazar’ın başında bulunduğu müttefik güçleriyle Kosova’da karşı karşıya geldi.
ü Kaynak H/ Birinci Kosova Savaşı Sonuçlarından bahsediliyor: Kosova’da yapılan savaş Türklerin zaferiyle son bulurken (1) Sırbistan da Türklerin hâkimiyetine girer. (2) Sırpların Türklere son meydan okuyuşudur. (3) Bizans’ın Balkan ülkeleriyle bağlantısını tamamen koparır.(4) Bizans ortaçağ boyunca Balkanlar’ın tarihinde her zaman için var olmuştur. Bizans her ne kadar toprak kaybetmesine rağmen, Bizans bu duruma hep geçici gözüyle bakmış ve eski topraklarını geri almak için mücadeleden hiçbir zaman vazgeçmemiştir. Bizans’ın Balkanların siyasi panoramasındaki görüntüsü ve etken rolü ön plânda yer alır. Ancak Kosova savaşından sonra 20. Yüzyıla kadar uzayan dönem ise, Türk hâkimiyetidir.
ü Kaynak I/ Başka kaynağa göre Kosova Savaşı: Sırplara karşı verilen 1389 tarihli Kosova Polye Muharebesi (Karakuşlar Sahrası), akabinde I. Murad öldürülmüş olsa bile, aslında Osmanlıların Balkanlardaki konumunu güçlendirdi. Sırp Kralı Lazar da bu muharebede ölmüştü; yerine geçen oğlu Stefan Lazarevic ise yeni Osmanlı Padişahı I. Bayezid’in vasalı, yani tabisi oldu. Kosova Zaferi artık Osmanlılarla ortak sınırı olan Macaristan’ı harekete geçirdi. Lakin Macaristan Osmanlıları durdurmaya kadir olamadı; 1396 senesinde Macar Kralı Sigismund’un emrindeki Haçlı ordusu Tuna kıyısındaki Niğbolu’da hezimete uğradı.
ü Sultan 1. Murat dönemi , Anadolu Türk siyasi birliğini kurma yolunda barış yolunu seçti.
1. Karamanoğullarına karşı Germiyanoğlu Süleyman Şah, kızını I. Murat’ın oğlu Yıldırım Bayezid ile evlendirdi. Bu evlilikle Kütahya, Simav, Emet ve Tavşanlı çeyiz olarak Osmanlılara geçti.
2. Hamitoğullarından para karşılığı toprak alınmıştır: Böylece Akşehir, Beyşehir, Yalvaç, Seydişehir (Isparta çevresi) alınır.
ü Yıldırım Bayezid (I. Bayezid) dönemi
ü I. Kosova Savaşı’nda şehit olan I. Murad’ın ardından oğlu Yıldırım Bayezid (I. Bayezid) tahta geçti.Bu taht değişikliğini fırsat bilen;
i. Doğu Romalılar Selânik’i geri aldı,
ii. Karamanoğulları Beyşehir’i ele geçirerek Eskişehir’e kadar ilerledi,
iii. Germiyanoğulları ise çeyiz ve miras yoluyla yoluyla Osmanlı’ya verdiği topraklarda yeniden hâkimiyet kurdu.
ü Yıldırım Bayezid bu durum karşısında Sırp hükümdar Stefan Lazarevic ile anlaşarak onu vasalı yaptı ve Anadolu’ya hâkim olmak için büyük bir sefer düzenledi.
ü Bu sefer sonucunda Karamanoğulları (sonra ele geçirilecek,1397) ile ittifak kuran Saruhanoğulları, Aydınoğulları, Menteşeoğulları, Hamidoğulları ve Germiyanoğulları 1390 yılı başında Osmanlı idaresi altına alındı. Böylece Batı Anadolu’daki hâkimiyet alanını genişleten Yıldırım Bayezid, Doğu Roma’ya ve Balkanlara yönelerek fetihlere devam etti.
((Sultan Yıldırım (I.)Bayezid dönemi, Anadolu Türk siyasi birliğini sağlamak için savaş yolunu seçti.))
| Ankara Savaşı hemen öncesi Anadolu |
ü 1394’te Selânik’i geri alarak sekiz yıl sürecek İstanbul kuşatmasını başlattı. Ayrıca Macaristan’a ve Venedik’in Balkanlarda hâkim olduğu bölgelere akınlar düzenledi. 1395’te Arnavutluk ve Bulgar Krallığı doğrudan Osmanlı Devleti’ne bağlanırken Eflak Prensliği de Osmanlı’nın vasallarından biri oldu.
ü Niğbolu Savaşı 1396
ü Nedenleri (1) Osmanlıların Balkanlarda ilerlemesi ve (2) İstanbul’u abluka altına alması Doğu Roma, Macar ve Venedik yönetimlerinde büyük bir endişeye neden oldu. Macarların ve Venediklilerin öncülüğünde Osmanlı Devleti üzerine bir Haçlı seferi düzenlendi. (3) Bu seferin asıl amacı Türkleri Balkanlardan tamamen çıkarmaktı.
ü 1396’da Niğbolu önlerine gelen Haçlı kuvvetleri Osmanlı ordusu tarafından büyük bir bozguna uğratıldı.
ü Sonuçları
ü (1) Osmanlı Devleti’nin hem Balkanlardaki hâkimiyeti güçlendi (2) hem de İslam dünyasındaki saygınlığı arttı. Kahire’de bulunan Abbasi halifesi, bu savaştan sonra Yıldırım Bayezid’e ”Sultan-ı İklîm-i Rûm (Roma İmparatoru, Rum Kayzeri demek daha doğru bir ifadedir, Okul kitabımızda Anadolu Ülkesinin Sultanı diye çevrilmiş )” ünvanını verdi. (3) Bulgaristan fethi tamamlandı.
ü Yıldırım Bayezid’in Anadolu Seferi’nin Timur’la savaşa ve Timur’a karşı Memluklarla ittifakın imkansızlığına etkisi: Osmanlılar 1397’de yapılan Akçay Savaşı’ndan zaferle çıkarak Karamanoğlu Beyliği’ne ait toprakları tamamen kontrolü altına aldı. 1398’de ise Kadı Burhaneddin Beyliği’nin hâkim olduğu topraklar ele geçirildi. Osmanlı kuvvetlerinin Memlûk topraklarına girerek Malatya ve Elbistan’a kadar ilerlemesi üzerine Osmanlı ile Memlûk devletleri arasındaki ilişkiler bozuldu. Bu durum, daha sonra iki devlet için de tehdit oluşturan Timur Devleti’ne karşı olası bir Osmanlı-Memlûk ittifakını engelledi. Yıldırım Bayezid’in Anadolu’daki Türk beyliklerini Osmanlı’ya bağlaması ve merkeziyetçi bir yönetim anlayışı benimsemesi nedeniyle imtiyazlarını ve topraklarını kaybeden bazı Türkmen beyleri, eski statülerine kavuşmak için Emîr Timur’un himayesine girdi.
ü Şu ana akadar gördüğümüz Osmanlı-Doğu Roma Savaşları:
1. Koyunhisar (Bafeon): Kazanılan zaferle Türklere İzmit yolu açılmış, Bursa’nın üç taraftan yolu kesilmiştir. İlk Osmanlı Bizans savaşıdır. Halil İnalcık’a göre Osmanlı bağımsızlığına kavuştu. (Osman Bey dönemi)
2. Dimboz :Osmanlıların Bizanslıları yendikleri ikinci savaşıdır. (Osman Bey dönemi)
3. Palekanon (Maltepe;Gebze ): Bizans, Anadolu’da Osmanlıya bir daha saldırıya cesaret edemedi.İznik ve İzmit’in fethine zemin oldu.(Orhan Bey dönemi)
4. Sazlıdere: Edirne fethedildi ve başkent yapıldı. Bizans’ın Avrupa ile bağlantısı kesildi. (I. Murat dönemi)
ü ANKARA SAVAŞI 1402- Savaşın nedenleri
ü Timur’dan kaçanların Osmanlı’ya sığınması ve sonucu: 1399’da Bağdat’ın da ele geçirilmesi üzerine Emîr Timur’dan kaçan Celâyirli Beyi Sultan Ahmet Celâyir ile Karakoyunlu Türkmen Beyi Kara Yusuf Osmanlı Devleti’ne sığındı. Bu durum, Yıldırım Bayezid ile Emîr Timur arasındaki anlaşmazlık ve rekabeti daha da artırdı. Bu süreçte (6) iki hükümdar birbirlerine hakaret dolu mektuplar yazarak bu düşmanlığı körükledi.
ü (1) Anadolu topraklarını ele geçirmek isteyen Emîr Timur ile (2) Osmanlı’nın Anadolu’daki hâkimiyetini güçlendirmek isteyen Yıldırım Bayezid arasındaki çıkar çatışması ve (3) cihan hakimiyeti meselesi, (4) Anadolu beylerinin Timur’a sığınması (5)Timur’dan kaçanların Osmanlı’ya sığınmasıiki devlet arasındaki ilişkilerin gerginleşmesine ve 1402’de gerçekleşecek olan Ankara Savaşı’na neden oldu.
ü TİMUR DEVLETİ (1369 - 1507): Emir Timur Kimdir? 1370’te Mâverâünnehir’de hâkimiyet kuran ve Semerkand’da hükümdarlığını ilan eden Emîr Timur, kurduğu devletin sınırlarını kısa sürede genişletmiş ve Türkistan’da büyük bir güç olarak ortaya çıkmıştı. Hindistan’dan Anadolu’ya kadar uzanan geniş bir coğrafya üzerine çok sayıda sefer düzenleyen Emîr Timur, Altın Orda Devleti’ni ve Azerbaycan’ı hâkimiyeti altına aldı. Devletin kurucusu olan Timur, 1369 - 1405 yılları arasında yaptığı seferlerle, Harezm, Doğu Türkistan, İran, Azerbaycan, Hindistan Delhi sultanlığı, Irak, Suriye ve Altın Orda Devleti ile Osmanlı Devleti nin topraklarının bir kısmına hâkim olmuştur. Onun fetihleri, sonuçları açısından, Türk tarihini olumsuz etkilemiştir.
ü Kaynak İ/ Ankara Savaşı’nda Timur’un stratejisinden bahsediliyor:
ü Timur’un stratejisi hem siyasi hem askeriydi ve Bayezid’in Anadolu’da kurduğu hassas dengeleri bozmaya dayanıyordu.
ü Nitekim (1) 1390’da eski Germiyan, Saruhan, Aydın ve Menteşe Beylikleri, toprakları Bayezid tarafından ilhak edildikten sonra, Timur’un himayesine girdiler. Timur da o insanları kendi ordusunda önemli mevkilere getirdi. (2) Timur’un elçileri ayrıca Anadolu’nun aşiret reisleriyle görüşerek Bayezid’in ordusunda savaşan adamlarının muharebe alanında Bayezid’i terk etmelerini sağlamışlardı. (3) Timur, savaş başlamadan önce su ikmal yollarını kontrol eden bir mevkiye yerleşmiş ve böylece Bayezid’in askerlerini muharebeden önce susuz bırakmıştı. Stratejisi başarılı oldu.
ü Kaynak J/Savaşın kaybedilme nedeninden bahsediyor
ü (1) Osmanlı ordusunun sağ kanadında yer alan ve Timur’un casusları vasıtasıyla taraf değiştirmiş olan Kara Tatarlar aniden Rumeli kuvvetleri üzerine ok yağdırır. (2)Tatarlarla birlikte aralarında tımarlı sipahilerin de bulunduğu bir kısım Türk askeri Timur’un saflarına geçti. Kanatları çözülen Osmanlı ordusu tamamen savunmaya geçti. (3)Timur merkezdeki Osmanlı piyadesinin direnişini kırmak için ihtiyatlarını ve yanında bulunan otuz kadar fili ileri sürdü.
ü Savaş: İki ordu arasında savaş, Ankara'da Çubuk ovasında yapıldı. Sultan ve iki oğlu Musa ve Mustafa esir edildi. Timur Şehzade Musa’yı kısa bir süre sonra serbest bıraktı ancak Mustafa’yı yanında götürdü.
ü Ankara Savaşı’nın sonuçları
1. Timur, Anadolu beyliklerini yeniden kurdurarak Osmanlı Devleti de dâhil hepsini kendine bağladı.
2. Anadolu’da Türk siyasi birliği bozuldu.
3. Osmanlı Devleti dağılma tehlikesi yaşadı.
4. Yıldırım Bayezid’in dört oğlu (İsa, Musa, Süleyman ve Mehmet) arasındaki taht kavgaları yüzünden Fetret Devri yaşandı (1402-1413).
5. Osmanlı’da yaşanan iç karışıklıklar, Bizans’ın siyasi ömrünün bir süre daha uzamasına neden oldu.
6. Osmanlı Devleti’nin Rumeli’deki ilerleyişi bir süre durdu.
| Ankara Savaşı hemen sonrası Anadolu |
ü Kaynak K/ Osmanlı’nın Balkanlarda kalıcılığına vurgu yapıyor: Balkan Yarımadası’nın tahrip edilen Hristiyan devletlerinin tekrar kurulması artık mümkün değildi: Liderleri ölmüş, aileleri dağılmış ve yönetici sınıfları sipahilerle değiştirilmişti; Stefan Lazareviç’e ait Sırbistan bile eski konumunu geri kazanacak güçte değildi.
ü Sayfa 133 Etkinliği: Osmanlı Devleti’nin Ankara Savaşı’nın öncesindeki ve sonrasındaki sınırlarını karşılaştırarak Anadolu ve Balkanlardaki değişimleri siyasi açıdan değerlendiriniz.
Fetret Devri /1402-1413:
ü Ankara Savaşı’ndan sonra Yıldırım Bayezid’in oğulları arasında büyük bir taht mücadelesi başladı. 1402-1413 yılları arasında şehzadeler hem kendi aralarında hem de Anadolu beylikleriyle mücadele etti. Kargaşa ve belirsizliklerle geçen bu on bir yıllık dönem, Osmanlı tarihinde Fetret Devri olarak adlandırıldı. Osmanlılar bu dönemde Balkanlardaki topraklarını büyük ölçüde korudu ancak Anadolu’da önemli toprak kayıpları yaşadı.
ü Emîr Timur, Ankara Savaşı’nda Yıldırım Bayezid’le birlikte esir alınan şehzadelerden Musa Çelebi’yi bir süre sonra serbest bıraktı, Mustafa Çelebi’yi ise Semerkand’a dönerken yanında götürdü. Osmanlı Devleti’nin toparlanmasını engellemek için de Anadolu beyliklerinin yeniden kurulmasına izin verdi. Ardından Yıldırım Bayezid’in oğullarını bulundukları bölgelerin hâkimi ilan ederek devleti bölmeye çalıştı. Musa Çelebi, Süleyman Çelebi, Mehmet Çelebi ve İsa Çelebi arasındaki taht mücadeleleri nedeniyle yaşanan ve Fetret Devri olarak adlandırılan bu dönem, 1413’te I. Mehmet’in tahta çıkmasıyla sona erdi.
1413-1421/ I. Mehmed: Osmanlı’nın Rumeli’deki otoritesini güçlendirdi ve Anadolu’ya yeniden hâkim olmak için seferler düzenledi. İzmir Aydınoğulları’ndan alınarak Osmanlı topraklarına katıldı, Karamanoğulları yenilgiye uğratıldı, Hamidoğulları ve Candaroğulları ise Osmanlı hâkimiyetine alındı. Böylece Osmanlı Devleti’nin siyasi birliğini yeniden sağlayan I. Mehmet, “Osmanlı’nın ikinci kurucusu” olarak tarihe geçti.
1421-1440 /II. Murad dönemi: II. Murad Han, Balkan fetihlerine hız verdi. 1439’da Sırp Despotluğu’nun merkezi Semendire ele geçirildi ve Eflak Prensliği Osmanlı hâkimiyetini tanımak zorunda kaldı. 1440’ta Osmanlı ordusu Belgrad’ı kuşatma altına aldı ancak fethetmeyi başaramadı.
1440-1443/Macarlar fırsattan yararlanarak saldırıya geçerler
ü Osmanlı Devleti’ni kendileri için büyük bir tehdit olarak gören Macarlar, János Hunyadi (Yanoş Hunyadi) komutasındaki bir orduyla Osmanlı’nın Balkanlardaki topraklarına girerek ilerlemeye başladı.
ü 1443’te Osmanlı kuvvetlerini yenilgiye uğratan Macar ordusu Sofya ve Niş’i ele geçirdi. Osmanlı Devleti‘nin başkenti Edirne’ye kadar yaklaşan Macarlar Osmanlı kuvvetleri tarafından güçlükle durduruldu.
1443-1444 II. Murad’ın faaliyeti:
ü Karamanoğulları üzerine sefer düzenleyerek bazı topraklar ele geçirildi.Hem Balkanlarda hem de Anadolu topraklarında mücadele eden II. Murad Han, bu gelişmeler üzerine Macarlara barış teklifinde bulundu. 12 Haziran 1444’te Osmanlı Devleti ile Macar Krallığı arasında imzalanan Edirne-Segedin Antlaşması’yla (1) Sırp Krallığı’nın yeniden kurulması ve (2) her iki tarafın Tuna’yı aşmaması konularında karara varıldı.
ü Aynı yıl içinde Karamanoğulları ile de bir antlaşma yapılarakonlardan ele geçirilen yerleri (Beyşehir, Seydişehir, Akşehir ve Oklukhisarı ) Karamanoğulları’na geri verildi.
ü Edirne-Segedin AntlaşmasıBu antlaşma Osmanlı’nın Balkanlarda imzaladığı ilk antlaşma olup imzalanmasında II. Murad’ın Balkanlarda bazı savaşlarda mağlubiyete uğraması gösterilebilir.
1444-1446 II. Mehmet’in ilk saltanatı: II. Murad , Balkanlarda ve Anadolu’da güvenliği sağladıktan sonra tahttan çekildi ve yerini oğlu II. Mehmet’e bıraktı ( 1444). O dönemde on iki yaşında olan II. Mehmet’in Osmanlı tahtına çıkmasını fırsat bilen Macarlar, Edirne-Segedin Antlaşması’nı bozdu ve Eflak Prensliği’yle ittifak kurarak Osmanlı topraklarına girdi. Bunun üzerine Veziriazam Çandarlı Halil Paşa’nın ısrarıyla II. Murad tahtı bırakmış olduğu hâlde ordunun başına geçti ve 1444’te gerçekleşen Varna Savaşı’yla Macar-Eflak ordusunu ağır bir yenilgiye uğrattı. Bu savaşın ardından Osmanlılar Balkanlarda yeniden güç kazandı. II. Mehmet ise iki yıl daha tahtta kaldıktan sonra 1446’da babası II. Murad’a tahtı devretmek zorunda kaldı.
II. Murad (1. saltanatı 1421-1444 ve 2. saltanatı 1446-1451) , ikinci hükümdarlığı döneminde barışçıl politikayı terk ederek Balkan fetihlerine yeniden başladı ve devletin sınırlarını genişletti. Macarlar ise Osmanlı Devleti’nin Balkanlardaki hâkimiyetine son verme konusunda hâlâ kararlıydı. János Hunyadi komutasındaki Macar ordusu, Sırp Despotluğu’nun topraklarına girerek burayı yakıp yıktıktan sonra Kosova’ya kadar ilerledi. Osmanlı ordusu ile Macar ordusu arasında yapılan ve üç gün süren II. Kosova Savaşı sonucunda Osmanlı Devleti büyük bir zafer kazandı (17-20 Ekim 1448).
Kaynak L/ Sırp ve Macarların arasının bozulduğuna vurgu yapılıyor: Varna Savaşı’yla birlikte burada kazanılan başarı, ileride Balkanlar’da oluşması muhtemel yeni ittifak ve askeri yardımı engelleyici bir etki yaptı
Kaynak M/ İkinci Kosova Savaşı’nın Sonuçlarına vurgu yapılmıştır.
ü Avrupalılar, İkinci Kosova Muharebesi ve zaferi sonrasında (1)Osmanlı’yı kendi evinde yenemeyeceklerini ve Balkanlar’ı geri alamayacaklarını acı bir şekilde anladılar.
ü (2) Siyasi ve askeri çabaları Osmanlı’nın Orta Avrupa istikametindeki ilerleyişini durdurma üzerine yoğunlaştı.
ü (3) Osmanlı ordusu için de bir dönüm noktası oldu. Osmanlılar ilk defa tabur cengi ve ateşli el silahları gibi modern konvansiyonel taktik ve teknikleri hızlı bir şekilde düşmanlarından öğrenerek başarı ile uyguladılar. Bunları kendilerine özgü bir şekilde geleneksel süvari taktikleri ile harmanlayarak yaptılar. (4) Osmanlıların Balkanlardan çıkarılamayacağı anlaşılmıştır. (5) Balkanlı devletler savunmaya geçerken Türkler için taaruza geçme hız kazanacaktır.