10 Ekim 2020 Cumartesi

 

ATATÜRKÇÜLÜK ve ATATÜRK İLKELERİ

 

·         Türk Çağdaşlaşması ve Atatürkçülüğün amaç ve nitelikleri

 

·         Atatürkçülük nedir? Temelleri Atatürk tarafından atılan; devlet hayatına, fikir hayatına, ekonomik hayata, toplumun temel kurallarına, devletin rejimi ve işleyişine ait gerçekçi düşüncelere ve ilkelere Atatürkçülük adı verilir.

 

·         Atatürkçü Düşünce Sistemi; Türk devletiyle toplumunu her alanda çağdaşlaştırma ile ilgili hedefleri, amaçları ve ilkeleri belirten düşünce sitemidir.

 

·         Atatürkçülükte amaç;

1.       Çağdaş uygarlık seviyesine ulaşmak,

2.       Türk toplumuna uygun sosyal ve siyasî kurumlar kurarak modern toplum oluşturmak,

3.       Tam bağımsız, millet egemenliğine dayanan, demokratik ve laik bir yaşam hedeftir.

 

·         Atatürk’ün düşünce sisteminin oluşmasında etkili olan olaylar

·         Atatürkçülük, dünyada meydana gelen siyasî ekonomik, sosyal, kültürel ve bilimsel gelişmelerle doğudan ilgilidir.

·         Atatürk'te bu düşünce sisteminin oluşmasında, doğup büyüdüğü ortam ile milletimiz ve vatanımızın karşı karşıya bulunduğu sorunlar birinci derecede etkili olmuştur.

·         Ziya Gökalp, Tevfik Fikret, Mehmet Emin Mustafa Kemal’e etki etmişlerdir.

 

·         Bu olaylara bazı örnekler;

1.       Fransız İhtilali

2.       Osmanlı devletinin parçalanması

3.       Dış borçların ödenememesi

4.       Bağımsızlık

5.       Monarşi ve Meşrutiyet

6.       Türkçülük

7.       Anayasa

8.       Milli egemenlik

9.       Emperyalizm (Sömürgecilik)

 

·         Atatürkçülün Nitelikleri (Atatürk İlkelerinin Ortak Özellikleri)

1.       Atatürkçülüğün Temelinde Millî Kültürümüz Vardır

2.       Atatürkçülüğün Temelinde Evrensel Değerler Vardır

3.       Atatürkçülük Türk Milletinin İhtiyaçlarından Doğmuştur

4.       Atatürkçülük Akla ve Bilime Dayanır

5.       Atatürkçülük Kendine Özgüdür

6.       Atatürkçülük Bir Bütündür.

 

ATATÜRK İLKE VE İNKILÂPLARINI OLUŞTURAN ESASLAR

Millî tarih bilinci

Millî egemenlik

Vatan ve millet sevgisi

Millî kültür

Vatanın bütünlüğü

Çağdaşlaşma ideali

Millî dil

Türk milleti bilinci

Bağımsızlık ve özgürlük

millî birlik ve beraberlik

 

 

 

         CUMHURİYETÇİLİK İLKESİ

·         Cumhuriyet; egemenliğin halkta olduğu devlet yönetimi demektir.

·         Cumhuriyet, demokrasinin bir uygulama şekli olup halkın kendi kendini yöneterek, yönetimde söz sahibi olduğu rejim demektir.

·         Atatürk demokratik cumhuriyeti benimsemiştir. “Demokrasinin tam ve en belirgin şekli cumhuriyettir.” demiştir.

·         Atatürk, cumhuriyeti Türk gençliğine emanet etmiştir. Böylece ülkenin sürekli yenileşme ve çağdaşlaşma içinde olmasına çalışmıştır.

 

·         Türkiye Cumhuriyeti’nin niteliklerini içeren ve Anayasa’mıza göre değiştirilmesi teklif dahi edilemeyecek maddeler aşağıda verilmiştir:

MADDE 1: Türkiye Devleti bir Cumhuriyettir.

MADDE 2: Türkiye Cumhuriyeti, toplumun huzuru, millî dayanışma ve adalet anlayışı içinde, insan haklarına saygılı, Atatürk milliyetçiliğine bağlı, başlangıçta belirtilen temel ilkelere dayanan, demokratik, laik ve sosyal bir hukuk Devletidir.

MADDE 3:  Türkiye Devleti, ülkesi ve milletiyle bölünmez bir bütündür. Dili Türkçedir. Bayrağı, şekli kanununda belirtilen, beyaz ay yıldızlı al bayraktır. Millî marşı “İstiklal Marşı”dır. Başkenti Ankara’dır.

 

·         Cumhuriyet, bütün yurttaşların eşitliği ve devlet yönetimine eşit olarak katılmaları temeline dayanır.

 

 

·         ATATÜRK’ÜN TÜRKİYE CUMHURİYETİ’Nİ EMANET ETTİĞİ GÜÇ: TÜRK GENÇLİĞİ

·         Cumhuriyeti yükselterek sürdürmek her Türk gencinin kutsal ve millî görevidir. Bu görev, kaynağını ve ilhamını Atatürk sevgisinden alır.

 

·         CUMHURİYET YÖNETİMİNE YÖNELİK İÇ VE DIŞ TEHDİTLER

·         İç tehdidin temelini yıkıcı ve bölücü terör odakları oluşturmaktadır. Bu odaklar laik, demokratik ve sosyal hukuk devletini ortadan kaldırmak ve kendi dünya görüşlerine dayalı bir devlet kurmak istemektedirler.

·         Yabancı güçler, Türk milletini güçlü yapan cumhuriyet ilkelerini zayıflatmak için her türlü yola başvurmaktadırlar.

 

·         Cumhuriyetçilik alanındaki inkılâplar

1.       TBMM’nin açılması

2.       Saltanat’ın Kaldırılması

3.       Cumhuriyet’in ilanı

4.       Çok Partili Hayata Geçiş Denemeleri

5.       Kadınlara seçme ve seçilme hakkı

 

 MİLLİYETÇİLİK İLKESİ (NE MUTLU TÜRKÜM DİYENE)

·         Atatürk’ün milliyetçilik ilkesi; Türk milletini içtenlikle sevme, uygar bir toplum olarak yüceltme ve onun uğruna her türlü özveride bulunma anlayışına dayanır.

 

·         Bu ilkeye göre; vatanın bütünlüğü ve bağımsızlığı ile milletin birliğini korumak bütün vatandaşların temel görevidir.

·         Milliyetçilik; Milletini sevmek, onu yüceltmek ve bu uğurda çalışmaktır.

 

·         Atatürk’ün milliyetçilik anlayışı, toplumu birleştirici ve bütünleştirici nitelikte ve millet yararınadır.

·         Bundan dolayı Atatürk, Kurtuluş Savaşı’nın başından itibaren Türk milletinin birlik ve beraberlik içinde olmasına özen göstermiştir.

·         Atatürk’ün milliyetçilik anlayışı ırkçılığa karşıdır. Dünyadaki bütün milletlerin haklarına saygılıdır.

·          İnsanlar arasında din ve mezhep ayrımı yapmadığı için laik bir anlayışa sahiptir.

·         Çağdaştır, barıştan yanadır, akılcıdır, demokratiktir.

 

·         MİLLÎ BİRLİK VE BERABERLİĞİN ÖNEMİ

·         Millî birlik ve beraberlik, ülkede siyasal gücün gelişmesinde de önemli bir rol oynar.

 

·         MİLLÎ BİRLİK VE BERABERLİĞİ GÜÇLENDİREN UNSURLAR

1.       Millî eğitim

2.       Millî kültür

3.       Dil, tarih, kültür ve ülkü birliği:

4.       Misakımillî

5.       Türklük şuuru

6.       Manevi değerler

 

·         Milliyetçilik doğrultusunda gerçekleştirilen inkılâplar ve hedefler şunlardır:

1.       TBMM’nin açılması,

2.       Ekonominin milli temellere dayandırılması,

3.       Kapitülasyonların kaldırılması,

4.       Kabotaj Kanunu'nun çıkartılması,

5.       Türk Tarih ve Türk Dil Kurumlarının kurulması,

6.       Eğitimin milli esaslara göre düzenlenmesi,

 

        HALKÇILIK İLKESİ

·         Halkçılık ilkesi cumhuriyetçilik ve milliyetçilik anlayışını bütünleyen bir ilkedir.

·         Halkçılık; bireyler arasında hiçbir ayrım ve ayrılık gözetmemek, kişilerin yasalar karşısında eşitliğini benimsemek ve egemenliğin halka ait olduğunu kabul etmektir.

·         Atatürk’ün halkçılık anlayışı, birleştirici ve bütünleştiricidir.

·         Türk toplumunda bir sınıfın diğer sınıf veya sınıfl ar üzerinde egemenlik kurması, Atatürk’ün halkçılık ilkesi ile bağdaşmaz.

·         Atatürk’ün halkçılık anlayışı; sosyal adalete, sosyal güvenliğe, toplumun ekonomik bakımdan zayıf kesimlerinin korunmasına ve güçlendirilmesine, adaletli gelir dağılımına büyük önem vermekle beraber, sınıf mücadelesini reddeder.

 

·         Millî egemenliğin halkçılık ilkesi ile tamamlanması ona demokratik bir içerik kazandırmıştır.

·         Halk, toplumun ekonomik düzeyi ile yakından ilgilidir. Halkçılık ilkesinde her şeyden önce halkın tüm imkânları ile ekonomiye katılması, oluşturulan ekonomik ve sosyal değerlerden de hakkı olan payı alabilmesi son derece önemlidir.

·         Atatürk’ün halkçılık anlayışında devlete ayrıcalıksız, sınıfsız ve kaynaşmış bir toplum egemendir. Bu nedenle Atatürk’ün halkçılık anlayışı, günümüzde adı “Halk Cumhuriyeti” olan sistemlerden ayrıdır.

·         Halkçılık ilkesi iç barışı öngörür. Sınıf ve sınıfl ar arasındaki çatışmayı kabul etmez. Böylece millî birlik ve beraberliğin korunmasını sağlar.

 

HALKÇILIK İLKESİNİN TÜRK TOPLUMUNA SAĞLADIĞI FAYDALAR

·         Atatürk’ün halkçılık ilkesinde sınıf ayrımına yer verilmemiştir. Halkçılık hiçbir kişi, aile ya da zümreye ayrıcalık tanımaz. Herkes yasalar önünde eşittir. Bütün yurttaşlar devlet hizmetlerinden eşit şekilde yararlanır. Bunun için başta eğitim ve sağlık olmak üzere devlet hizmetleri, ülke genelinde dengeli bir şekilde dağıtılmıştır.

·         Haksızlığa uğrayan bütün vatandaşlar, yasal yollardan haklarını elde edebilmek için ilgili makamlara müracaat edebilirler.

 

·         Halkçılık alanındaki inkılaplar

1.       Türk Medeni Kanunu

2.       Tevhid-i Tedrisat Kanunu

3.       Millet Mektepleri

4.       Harf İnkılabı

5.       Kılık Kıyafet düzenlemesi

6.       Kadınlara haklar verilmesi

7.       Aşar Vergisi’nin kaldırılması

 

DEVLETÇİLİK İLKESİ

·         Devletçilik, Türkiye’de Atatürk tarafından uygulamaya konulan, ekonomik kalkınmada izlenecek yolu ve yöntemleri belirleyen bir ilkedir.

 

·         Bu ilkenin temel amacı, Türk milletinin refah düzeyini yükselterek çağdaş uygarlık seviyesine ulaştırmak ve güçlü bir ekonomiye sahip olmasını sağlamaktır.

 

·         Atatürk’e göre bireyin yani yurttaşın kişisel etkinliği ekonomide kalkınmanın asıl kaynağı olmalıdır. Ancak milletin hayatında çok önemli bir yeri olan ve bireyin yapamayacağı büyük yatırımlar devlet eliyle yapılmalıdır. Bununla birlikte Türkiye’nin en kısa zamanda kalkınması için özellikle ekonomik alanda bireylerin yapamayacağı büyük yatırımları, devletin yapması temeline dayanır.

·         Devlet, üretimin artması için çıkardığı teşvik yasaları ile kişileri üretim ve ticaret gibi işlere özendirir. “Karma Ekonomi” adı verilen bu ekonomik sistemde devlet, özel sektörün güvenlik içinde çalışmasını sağlayacak önlemleri alır.

·         Devletçilik ilkesi, ülke kalkınmasını amaçladığı gibi toplumun ekonomik, sosyal ve kültürel ihtiyaçlarını karşılamayı da amaçlar. Bunu sağlamak için de devlet; sosyal, ekonomik ve kültürel alanlarda yatırım yapar.

·         Devletçilik anlayışıyla sağlık alanında çağdaş düzey yakalanmaya çalışıldı. Veremle savaş dispanserleri açıldı. Hıfzıssıhha Enstitüsü kuruldu. İstanbul’da Sanatoryum ve Veremle Savaş Derneği açıldı. Kızılay yeniden yapılandırıldı.

 

·         Uygulanma Nedenleri

1.       1929 ekonomik Krizi

2.       Halkta yeterli sermaye olmaması

3.       Altyapı yetersizliği

 

·         DEVLETÇİLİK İLKESİNİN TÜRK TOPLUMUNA SAĞLADIĞI FAYDALAR

·         Atatürk’ün benimsediği devletçilik ilkesi ile toplumsal kalkınma başlatılmıştır.

·         Yeni fabrikalar açıldı. Sanayileşmede itici güç olarak Sümerbank, yer altı kaynaklarını işletmek için Etibank ve Maden Tetkik Arama Enstitüsü kuruldu.

·         Türkiye İktisat Kongresi’nde kabul edilen Birinci Beş Yıllık Kalkınma Planı’nın başarıyla tamamlanmasının ardından ülke kısa süre içerisinde bayındır hâle geldi.

·         Hastane, okul, yol, su, elektrik, petrol ve haberleşme gibi birçok temel ihtiyaç Atatürk’ün devletçilik ilkesi doğrultusunda karşılandı. Halkçılık ilkesi ile bire bir örtüşen özelliklere sahip devletçilik ilkesi ile planlı ekonomiye geçildi, yurt genelinde büyük fabrikalar ve millî bankalar kuruldu.

 

LAİKLİK İLKESİ

·         Laiklik, din ve devlet işlerinin birbirinden ayrılmasını öngörür.

·          Laiklik ilkesinde devletin temel düzeni ve hukuki yapısı din kurallarına göre değil, bilimsel gerçeklere göre düzenlenir. Laiklik ilkesinde millî egemenlik esastır.

·         Laiklik, dinsizlik değildir. Din ile dünya işlerinin birbirinden ayrılmasıdır. Devletin din kurallarıyla değil akla, bilimsel temellere ve toplumun gereksinimlerine göre düzenlenerek yönetilmesidir.

·         Dinsel inanç ve duyguların istismarına izin vermez. Her alanda akla ve bilime önem verilmesinden yanadır. Ayrıca her türlü inanca saygılı olmayı benimser.

·         Laikliğin temel işlevi bütün yurttaşların din, vicdan ve ibadet özgürlüğünü güvenceye almaktır.

·         Atatürk, dine ve dindarlara karşı değildi. O, dini kişisel çıkarları için istismar edenlere karşı idi.

 

·         Laiklik ilkesi doğrultusunda yapılan bazı inkılaplar şunlardır:

1.       3 Mart 1924-Halifeliğin kaldırılması

2.       3 Mart 1924-Şeriye ve Evkaf Vekâletinin kaldırılması

3.       3 Mart 1924-Tevhiditedrisat Kanunu’nun kabul edilmesi

4.       25 Kasım 1925-Şapka Kanunu’nun kabul edilmesi

5.       30 Kasım 1925-Tekke ve zaviyelerin kaldırılması

6.       17 Şubat 1926-Türk Medeni Kanunu’nun kabul edilmesi

7.       10 Nisan 1928-“Devletin dini İslam’dır.” ibaresinin Anayasa’dan çıkarılması

8.       5 Şubat 1937-Atatürk ilkelerinin Anayasa’ya dahil edilmesi

 

 

·         LAİKLİK İLKESİNİN TÜRK TOPLUMUNA SAĞLADIĞI FAYDALAR

·         Laiklik ilkesinin uygulanması ile vicdan özgürlüğü sağlanmıştır.

·         Ülkede hukuk birliği gerçekleştirilmiş, tüm yurttaşlar yasalar önünde eşit duruma gelmiştir.

·         Ülkemizde sağlanan barış ve hoşgörü ortamı millî birlik ve beraberliğin sağlanmasına katkılar sunmuştur.

·         Laiklik, Türk milletine yeni bir yaşam biçimi getirmiş, çağdaşlaşma ve gelişmenin yolunu açmıştır. Laiklik ilkesinin benimsenmesi ile Türk kadınına sosyal ve siyasal haklar verilmiş, milletin devlet yönetiminde söz ve karar sahibi olması temin edilmiştir.

·         Bütün bireylerin yasalar karşısında eşit işlemlere tabi tutulmaları benimsenmiştir.

·         Toplum yaşamındaki bütün kurumların çağın gereklerine uygun bir şekilde değişip gelişmesini sağlayarak inkılapçılık ilkesini desteklemiştir. 

 

İNKILÂPÇILIK İLKESİ

·         Toplumun gelişmesine engel olan kurumların yerine çağdaşlaşmayı sağlayacak kurumların konulması için gerçekleştirilen köklü değişikliklere inkılâp denir.

·         Atatürk’e göre inkılâpçılık; Türk milletini geri bırakmış, yaşama olanağı olmayan kurumları ortadan kaldırmak.

·         Türk inkılâbı, Millet egemenliğini ilan etmiş, dine bağlı (teokratik) devlet yapısının yerine laik devlet yapısını getirmiştir. Türk inkılap hareketi çok  kısa bir sürede köklü değişimleri başarabilmiştir.

·         İnkılâp anlayışı Atatürk’e göre dinamik olmalıdır.

 

·         İnkılapçılığın Dayandığı Esaslar

·         İnkılapçılıkta hareketlilik temel ögedir. İnkılapçılık ilkesi; milletin bağımsızlığı, vatanın bütünlüğü ve toplumun huzurunu da kapsamaktadır. Zamanın akışı içinde milletçe daima ilerlemeyi ifade eder.

·         Atatürk, yapacağı inkılapları önceden planlamasına rağmen, gerekli şartların oluşmasını sabırla beklemeyi bilmiştir.

·         Atatürkçü düşünce sisteminde inkılapçılık ilkesi, statik değil dinamik bir nitelik taşır. Türk inkılabının temel hedefi her alanda kalkınmaktır.

 

·         İNKILAPÇILIK İLKESİNİN TÜRK TOPLUMUNA SAĞLADIĞI FAYDALAR

·         İnkılapçılık ilkesi Atatürkçü düşünce sisteminin gelişmesini ve korunmasını sağlamış, Türk milletini gelecek yüzyıllara hazırlamıştır

 

ATATÜRKÇÜ DÜŞÜNCEDE MİLLİ GÜÇ UNSURLARI  

·         Milli Güç: Bir ulusun, hedeflerine ulaşabilmek amacıyla kullanılabilecek maddi ve manevi kaynaklarının toplamına “Milli Güç” denir.

·         Milli Güç Unsurları

1.       Siyasi Güç: Bir devletin milli hedeflerine erişmek, erişilenleri koruyup geliştirmek ve milli menfaat sağlamak amacıyla kullandığı siyasi kuvvetlerin toplam verimidir.

Mustafa Kemal’e göre milli egemenliğin ülke yönetiminde egemen olmasıdır.

2.       Askeri Güç : Ulusal politikanın uygulanmasında ve ulusal hedeflerin elde edilmesinde kullanılan fiziki güce “askeri güç" denir.

Bağımsızlığın teminatı için önemlidir.

3.       Ekonomik Güç : Milli gücün tüm unsurlarının gelişip güçlenmesi için gereken maddi ve parasal ihtiyaçlar, ekonomik güç tarafından karşılanır.

4.       Sosyokültürel Güç: Bir milletin kültür, eğitim, sosyal yaşamı ve gelişmişliği o milletin sosyokültürel gücünü oluşturur.

Türk milleti fertlerinin niteliği ile ilgilidir.

 

·         Mazlum milletlerin Kahramanı: Atatürk

·         Yaptığı inkılaplala ve bağımsızlığın kazanılmasındaki başarısıyla emperyalist ülkelerin yönetimindeki sömürge milletlerine örnek olmuştur.

ABD’NİN KURULMASI ve FRANSZI İHTİLALİ

 

AMERİKA BİRLEŞİK DEVLETLERİ’NİN KURULMASI

·         Coğrafi keşifler sonucu Amerika önce İspanya ve Portekiz, daha sonra İngilizlerin sömürgesine girdi.

·         Kuzey Amerika’da İngilizlerin denetiminde on üç koloni kuruldu.

·         İngiltere ve Fransa arasında yapılan Yedi Yıl Savaşları (1756-1763) sonucunda İngilizlerin ekonomisi bozuldu.

·         İngiliz hükümeti ekonomik durumunu düzeltmek için Amerika’daki kolonilerine sattığı tütün ve çaya yeni vergiler koydu. İngilizlere yıllardır vergi ödeyen koloniler bu yeni vergiler karşısında İngiliz mallarını boykot etmeye karar verdiler.

·         Amerika’daki koloniler 1774’te Philedelphia’da (Filedelfiya) toplandı. Toplantı sonrasında on üç koloni İngilizlere karşı ortak hareket etme kararı aldı. Kongre aynı zamanda İnsan Hakları Bildirgesi’ni ilan etti.

·         On üç koloniden toplanan kuvvetlerin başına George Washington getirildi.

·         Bu savaşlarda Fransa ve Hollandalılar, Amerikan kolonilerine destek verdiler.

·         İngilizler Versay Antlaşması ile Amerikan kolonilerinin bağımsızlığını tanımak zorunda kaldı.  Bağımsızlığını kazanan on üç koloni bir araya gelerek 1787’de Amerika Birleşik Devletleri adı ile federal bir devlet kurdular.

·         George Washington başkan oldu.

FRANSIZ İHTİLALİ (1789)

a) Fransız İhtilali’nin Sebepleri

1. siyasi sebepler: Fransa, koyu bir mutlakiyetle (mutlak monarşi) yönetilmekteydi. Kral ülkede özgürlük ve eşitlik tanımıyordu.

2. Ekonomik sebepler: Yedi Yıl Savaşları ülke ekonomisine büyük zarar vermişti. Ayrıca Kral XVI. Loui zamanında sarayın aşırı lüks yaşamı devletin masraflarını daha da arttırmıştı.

3. Sosyal sebepler: Fransa’da halk sosyal tabakalara ayrılmıştı. Bu tabakalar genel olarak soylular, rahipler, burjuvalar ve köylüler şeklinde dört sınıftı.

4. Fransız  aydınlarının etkileri: Fransız düşünürler yazıları ile halkı aydınlatmaya çalıştılar. Özellikle Montesquieu, Voltaire, Jean Jacques Rousseau eserlerinde mutlakiyet rejimini hedef aldılar. Kral, bu alanda yazan yazarların birçoğunu mahkûm ettirdi.

5. İngiltere ve Amerika’daki demokrasi hareketleri: İngiltere’de 1688’den itibaren halk, kral ile birlikte yönetime ortak olmuş, kral yetkilerinin bir kısmını halka devretmişti. Öte yandan Amerikalıların bağımsızlıklarını kazanmaları ve İnsan Hakları Beyannamesi’ni yayınlamaları, Fransız halkını da etkiledi. Fransız halkı aynı yetkilerin kendilerine de verilmesini kraldan talep ettiler. Ancak kral bu isteklerinin tamamını reddetti.

a) Fransız İhtilali’nin Başlaması

·         XVI. Loui, ekonomik sorunları görüşmek üzere Etajeneröyü (Halk Meclisi) topladı. Kral, toplantıda yeni vergiler konulması ve mevcut vergilerin arttırılmasını talep etti.

·         Bunun üzerine halk temsilcileri  yeni bir “Millî Meclis” kurup kendini  kurucu meclis ilan etti. Bu gelişmeler karşısında Paris halkı ayaklandı. Halk ilk olarak Bastil Hapishanesi’ni basarak buradaki düşünce suçlularını serbest bıraktı (14 Temmuz 1789). Kurucu Meclis, bu gelişmeler karşısında soyluların ve rahiplerin ayrıcalıklarını kaldırarak İnsan ve Vatandaş Hakları Bildirgesi’ni yayımladı (28 Ağustos 1789).

·         İnsan ve Vatandaş Hakları Bildirisi’nin önemli maddeleri şunlardır:

1.       Özgürlük hakkı

2.       Egemenlik milletindir

3.       Düşüncelerin ve inançların serbest iletimi  

4.       Mülkiyet hakkı

5.       Herkes, suçlu olduğu kanıtlanıncaya kadar suçsuz

 

·         İhtilal Napolyon Bonapart’ın imparator olmasıyla sona erdi. Fransız İhtilali’nin yaydığı fikirlerden rahatsız olan ve krallıkla yönetilen  Avrupa devletleri, Avrupa’da Fransa’ya karşı İhtilal Savaşları’nı başlattılar (1792 - 1815).

·          Monarşilerini korumaya çalışan Avusturya, İngiltere, Prusya ve Rusya bu savaşlarda yer aldılar. Savaşlar, Fransa’nın yenilgisiyle sonuçlandı. Dört devlet Fransa’yı ihtilal öncesi duruma getirmek için 1815’te Viyana Kongresi’ni topladı. Kongre sonucunda mutlak krallıkların korunması yönünde karar alındı.

Fransız İhtilali’nin Sonuçları

1.        Mutlak krallıkların yıkılabileceği anlaşıldı.

2.       Krallar halklarına yeni haklar vermek zorunda kaldı.

3.        Eşitlik, adalet, özgürlük ve demokrasi kavramları yayıldı.

4.       Vatandaşlar kanunlar önünde eşit sayıldı.

5.       Milliyetçilik bilinci gelişti. Bu bilinç çok uluslu devletlerin yıkılmasında etkili oldu.

6.       İhtilal, Yeni Çağ’ın sonu Yakın Çağ’ın başlangıcı olarak kabul edildi.

7.       Fransız İhtilali’nin getirdiği ilkeler günümüz demokrasilerine temel oluşturdu.

Avrupa’ya Etkileri

1.       Mutlak monarşiler yıkıldı.

2.       Meşrutiyet yönetimleri kuruldu.

3.       1830-1848 ihtilalleri çıktı.

4.       Sosyal tabakalaşmalar ortadan kalktı.

5.       Demokrasi anlayışı yaygınlaştı.

6.       Halk egemenliğine dayalı yönetimler ortaya çıktı.

7.       Millî bilinç uyandı, millî devletler kuruldu.

 

Osmanlı’ya etkileri

1.       Çok uluslu yapısından dolayı milliyetçilik akımları çıktı Devletin dağılma süreci hızlandı.  

2.       Demokratikleşme hareketleri başladı.

3.       Tanzimat ve Islahat fermanları ilan edildi.

4.       Anayasal düzene geçildi. I. ve II. Meşrutiyet ilan edildi.

5.       Yeni Türk devletinin kurulmasına ortam hazırlandı.

XVIII. yüzyıl Islahatları

 

XVIII. yüzyıl Islahatları

A. III. Ahmet dönemi Islahatları 

B. I.Mahmut dönemi Islahatları

·          Fransız asıllı Humbaracı Ahmet Paşa (Kont Dö Boneval) askeri ıslahatların mimarıdır.

·         Osmanlı Devleti’nde Avrupa tarzında askeri ıslahatlar ilk kez bu dönemde başlamıştır.

1.       Ordunun ıslahı için raporlar hazırlamıştır.

2.       Osmanlı ordusundaki Humbaracı ve Topçu sınıfını ıslah etmiştir.

3.       Subay yetiştirmek amacıyla Kara Mühendishanesi’ni kurmuştur.

4.       Emrindeki kıtaları Avrupa ordularının düzenine göre örgütlemiş; bölük, tabur ve alay örgütlerini oluşturmuştur.

·         Bu ıslahatların etkisiyle Osmanlı ordusu, 1736 – 1739 yıllarında Rusya ve Avusturya ile yapılan savaşları kazanarak büyük bir başarı elde etmiştir.

C. III. Mustafa dönemi Islahatları

·         III.Mustafa döneminin ıslahatlarını Sadrazam Koca Ragıp Paşa ve Baron Dö Tot yapmıştır. Bu dönemde;

1.       Lüzumsuz masraflar kesilerek maliyede ıslahat yapılmış ve iç borçlanmaya gidilmiştir.

2.       Fransızca’dan matematik ve astronomiyle ilgili kitaplar tercüme edilmiştir.

3.       Topçu ve istihkam askerleri ıslah edilmiştir.

4.       Sürat Topçu Ocağı kurulmuş ve Avrupa tarzında yetiştirilmiştir.

5.       Deniz subayı yetiştirmek amacıyla Deniz Mühendishanesi kurulmuştur.

6.       Çeşme faciasından sonra tersane ıslah edilerek yeni bir donanma kurulmuştur.

D. I.Abdülhamit dönemi Islahatları

·         Devrin ileri gelen ıslahatçı devlet adamları Halil Hamit Paşa ve Cezayirli Hasan Paşa’dır.

·         I.Abdülhamit döneminde,

1.        Halil Hamit Paşa, Sürat Topçu Ocağı’nı geliştirerek mevcudunu artmıştır.

2.       İstihkam Okulu açılmış, Lağımcı ve Humbaracı Ocaklarının gelişmesi sağlanmıştır. Kara ve deniz kuvvetlerini ıslah etmek için Avrupa’dan çok sayıda mühendis ve uzman getirilmiştir.

3.        Yeniçerilerin sayımı yapılmış, tımar sisteminde düzenlemeye gidilmiştir.

4.       Ayrıca ulufe alım satımı yasaklanmıştır.

E. III. Selim dönemi Islahatları

·         Bu ıslahatlara Nizam-ı Cedit adı verilmiştir.

1.        Nizam-ı Cedit ordusu kuruldu.

-Avrupa tarzında eğitilen bu ordu ilk askeri başarısını Akka’da Fransızlara karşı kazanmıştır.

2.       Ordunun giderleri yeni kurulan İrad-ı Cedit hazinesi tarafından karşılanmıştır.

3.       Mühendishane-i Berr-i Hümayun (Kara Mühendishanesi) ve Mühendishane-i Bahr-i Hümayun (Deniz Mühendishanesi) adıyla daha önceden kurulan okullar genişletilmiştir

4.        Avrupa’daki gelişmeleri takip etmek ve Osmanlı Devleti hakkındaki düşüncelerini öğrenmek amacıyla Avrupa’nın önemli merkezlerinde sürekli elçilikler kurulmuş, Paris, Londra, Viyana ve Berlin’e elçiler gönderilmiştir.

5.       Osmanlı parasının değerini korumak için yerli malı özendirilmiştir.

6.       Resmi devlet matbaası kurulmuştur. İlmiye sınıfının ıslahı için çalışılmıştır. Yeni kitaplar tercüme edilmiş, Fransızca devletin ilk resmi yabancı dili haline getirilmiştir.

 

·         Yapılmak istenen ıslahatlar; yeniçerilerin tepkisi İrad-ı Cedit hazinesi için konulan vergilerin toplumda meydana getirdiği huzursuzluk gibi nedenlerden dolayı başarılı olamamıştır.

·         Kabakçı Mustafa İsyanı’yla III.Selim öldürülmüş (1807) ve Nizam-ı Cedit ıslahatları son bulmuştur.

 

·         18. Yüzyıl Islahatlarının Genel Özellikleri

1.       Osmanlı Devleti, Avrupa’yı örnek alarak yenilikler yapmıştır.

2.       Islahatlar padişah ve devlet adamları tarafından yapılmış, halkın ıslahatlar konusunda bir isteği ve desteği olmamıştır

3.        Savaşların yenilgiyle sonuçlanması ve toprak kayıplarının devam etmesi, ıslahatların askeri alanda yapılmasına neden olmuştur.

4.       Islahatlar, gösterilen tepkiler yüzünden (özellikle yeniçerilerin) devamlı olmamıştır.

5.       17. yüzyıl ıslahatlarına göre daha esaslı ıslahatlar yapılmıştır. Ancak, ıslahatlarda amaçlanan hedefler gerçekleştirilememiş ve devlet çöküntüden kurtarılamamıştır.

SANAYİ İNKILÂBI

 

SANAYİ İNKILÂBI

Üretim faaliyetlerinin insan ve hayvan gücü yerine üretimi makinelerin yapması sürecidir.



Nedenleri:

1.       Rönesans ve Aydınlanma Çağı ile bilimin gelişmesi

2.       Skolâstik düşüncenin yıkılması

3.       Sermaye birikimi

İngiltere’de başlama nedenleri

1.     bu ülkenin geniş sömürgelere sahip olması,

2.     araştırma ve özgür düşünceye gelişme ortamı yaratması,

3.     ham madde birikimi ve geniş pazar imkânlarını elinde tutmasıdır.

 

·         Avrupa’da teknolojik gelişmeler, üretimin insan gücünden çıkarak makine ile yapılmasına neden oldu.

·         XVII. yüzyıl sonlarında Denis Papin (Dönis Papin) ilk buhar makinesi yapmayı başardı. 1760’ta James Watt’ın (Ceymis Vat) ateşli pompa sistemini bulması sanayide makineleşmeyi hızlandırdı.

 

·         Sanayi İnkılabı sonucunda;

 

1.     Avrupa’da üretim arttı. Halkın refah seviyesi yükseldi.

2.     Büyük sanayi kentleri oluştu. Köyden kente göçler arttı. Büyük şehirlerde altyapı, konut, işsizlik

gibi toplumsal sorunlar ortaya çıktı.

3.     Yaşam koşullarının iyileşmesi ve sağlık sektörünün gelişmesi ile birlikte ölüm oranları azaldı.

4.     Nüfus artışı hızlandı.

5.     Küçük atölyeler kapandı. Büyük fabrikaların açılmasıyla seri üretime geçildi. Üretim arttı, eşya ve mal fiyatları ucuzladı.

6.     İşçi sınıfı önem kazandı. İşçi, işveren sorunlarını çözüme kavuşturmak amacıyla sendikacılık girişimleri başladı.

7.     Liberalizm, sosyalizm ve kapitalizm gibi fikir akımları ortaya çıktı.

8.     Sanayileşen Avrupa devletleri, bol ve ucuz ham madde ile yeni pazarlara ihtiyaç duydular. Bu durum sömürgecilik rekabetini hızlandırdı.

9.     Avrupa’da sömürgecilik rekabeti bloklaşmaları da beraberinde getirdi. Bu bloklaşmalar I. Dünya ve II. Dünya savaşlarına ortam hazırladı.

AKIL OYUNLARI FİLMİNİN ELEŞTİRİSİ

  Film Hakkında Kısa Bilgi:  Akıl Oyunları  ( A Beautiful Mind ), Nobel Ekonomi Ödülü sahibi Amerikalı matematikçi  John Nash’in  hayatına d...