24 Aralık 2025 Çarşamba

Osmanlı Devleti’nin Kuruluşuna Dair Görüşler

 2.ÜNITE BEYLIKTEN DEVLETE OSMANLI (1299-1453)

1. Konu: Osmanlı Devleti’nin Kuruluşuna Dair Görüşler

 

Sayfa 110 Etkinliği:

1. Bu başlıklara göre Osmanlı Devleti’nin kuruluş süreci neden farklı tartışmalara konu olmuş olabilir?

Konuyla alakalı yeterli düzeyde kaynak olmaması bu konuda farklı görüşlerin sıkça dile getirilmesine neden olmuştur.

 

2. Verilen başlıklar bağlamında “Tarih yoktur, tarihçi vardır.” ve “Tek bir tarih yoktur, tarihler vardır.” görüşleri hakkında neler düşünüyorsunuz? Açıklayınız.

Tarih vardır. Sadece onu yazıp, yorumlayan tarihçilerin görüşlerine göre bu tarih değişebilir. Bu da bir değil, bir çok tarihin ortaya çıkmasına neden olur.

 

Temsili Ertuğrul Gazi

ü Ertugrul Gazi kimdir?Ertuğrul Gazi, XIII. yüzyılın ortalarında Oğuzların Kayı boyunun lideri ve Osmanlı Beyliği'nin kurucusu olan Osman Bey'in babasıdır.

 

Farklı görüşlerin olma nedeni nedir? 

i. XX. yüzyıl başlarından itibaren Osmanlı Devleti’nin kuruluşunda etkili olan şartlar, devletin kurulduğu bölge, kuruluş tarihi ve devleti kuranların etnik kimliği konularında farklı görüşler öne sürülmüştür. Bu görüş ayrılıklarının temel nedeni, Osmanlı’nın ilk dönemlerine ait yeterli kaynak ve bilgi bulunmamasıdır.

ii. İlk Osmanlı kronikleri Osman Bey zamanından yüz yıl sonra yazılmıştır. Bazı tarihçilerin Kuruluş Dönemi’yle ilgili eksik bilgilerini teorik çıkarımlarla doldurması ya da kroniklerde ve seyahatnamelerde anlatılan menkıbelerin gerçekmiş gibi kabul edilmesi, bu dönemle ilgili kurgusal bir tarih anlatımının ortaya çıkmasına neden olmuştur. Aşağıda verilen düşünürlerin görüşleri Osmanlı Devleti’nin kuruluşu hakkındaki tartışmaların ana çerçevesini oluşturmuştur.

 

Herbert Adams Gibbons’un Görüşleri: 

ü Amerikalı bir gazeteci olup 1916’da yazdığı Osmanlı İmparatorluğu’nun Kuruluşu adlı eser 1928’de Türkçeye çevrildi. Gibbons bu eserin ön sözünde Osmanlı’da bilhassa İstanbul’da ve dağılışının en felaketli devrinde geçirdiğim dört sene beni bu imparatorluğun menşeilerini araştırmağa sevk etti.

ü Notlarımın birçoğunda kusurlu olduğumu itiraf ederim. Kitap metninin büyük bir kısmı münakaşalı bir tarzdadır.” ifadelerini kullanmış

ü Kitabın ilk bölümüne “Osman: Tarihte Yeni Bir Irk Ortaya Çıkıyor” adını vermişti. Bu ilk bölümde öne sürülen görüşler, Gibbons’a yöneltilen eleştirilerin temel nedeniydi.

 

Gibbons

ü Ulu Çınar menkıbesi: Gibbons, Ulu Çınar menkıbesini Neşri’den alıntılamış ve bu menkıbeden hareketle Osman Bey’in Söğüt’e yerleştiği dönemlerde Müslüman olmadığını ileri sürmüştü.

ü Söz konusu menkıbeye göre Osman Bey, gece bir Müslüman’ın evinde misafir olur. Ev sahibinin, yattığı odadaki rafa bir kitap koyduğunu gören Osman Bey, bu kitabın adını sorar ve “Kur’an” cevabını alır. Bunun üzerine ev sahibine kitabın içeriğiyle ilgili sorular sormaya devam eder ve o gece sabaha kadar hiç uyumadan bu Kur’an’ı okur. Sabaha karşı yorgun ve bitkin bir hâlde uyuyakalan Osman Bey, rüyasında bir melek görür ve ondan şu sözleri işitir: ‘’Mademki sen benim kelam-ı kadimimi o kadar hürmet ve ta’zimle okudun, evlad ve ensalin nesilden nesle aziz ve mükerrem olacaktır.

ü Kaynak A: Bitinya hudutlarında yurt edinen eden Türk aşireti, ilk tarihi reisi Osmanlıların babası “Osman” olan aşirettir. Osman ve aşireti Söğüd’e gelip yerleştikleri zaman müşrik idiler. Onlar “Türk” değil, ilk defa olarak reislerinin namına izafeten “Osmanlı” denilen bir kavmin ismini işitiyoruz. (…) İslamiyetin daveti hristiyanlığınkinden daha büyük idi. Gerek müşrik ve gerek Hristiyanlar, bu yeni, taze dine girmeleriyle yeni bir ırkın teşekkülüne müştereken hizmet ettiler. İşte Osman ve onun namını alan kavminin hikayesi budur.

 

Tarihi Bitinya Krallığı

M. Fuat Köprülü’nün Görüşleri:

ü Türkoloji ve tarih alanlarında birçok çalışmaya imza atan M. Fuat Köprülü, 1934’te Paris Sorbonne Üniversitesi bünyesindeki Türk Tetkikleri Merkezinde verdiği üç konferansla Gibbons’ın tezlerine cevap verdi. Bu konferansta sunulan bildiriler, 1935’te Osmanlı İmparatorluğu’nun Kökleri adıyla kitaplaştırıldı ve bu kitap daha sonra Türkçe dâhil birçok dile çevrildi.

ü Kitabın “Kuruluş Meselesi Nasıl Tetkik Edilmelidir?” başlıklı ilk bölümünde Gibbons’ın görüşleri ele alınmıştı.

ü Köprülü Gibbons’a bir konuda katılıyor: Buna göre Köprülü, Gibbons’ın “Osmanlı Devleti’nin ancak Balkanlardaki fetihlerden sonra Anadolu’daki topraklarını genişletebildiği ve bu fetihlerin yağma amaçlı değil, planlı bir yerleşme için yapıldığı” görüşünü haklı buluyordu.

ü Köprülü’nün ana tezi Osmanlıların Türk olduğudur. M. Fuat Köprülü’ye göre “Osmanlı Devleti’nin kuruluşuna dair karanlıkta kalan konuların umumî Türk tarihinin çerçevesi içinde, Anadolu Beylikleri ile beraber Anadolu Selçuk tarihinin bir devamı olarak görülüp incelenmesi halinde problemlerin anlaşılması mümkün olacaktır.

ü Eski tarihçilere eleştirsii: Aksi halde Osmanlı sülâlesinin methiyeciliğini yapan eski Osmanlı tarihçileri, bir hükümdar soyundan gelmedikleri muhakkak  olan Osmanlı padişahları için tamamıyla hayal ürünü silsilenameler uydurdukları gibi, bu devletin kuruluşu hâdisesini de tamamen bir mucize hâlinde göstermek maksadiyle özet silsilelerinden oluşan tabiat üstü sebeplerle izaha çalışmışlardı.

ü Modern tarihçilere eleştiri: Fakat ne mucizeyi ne de tabiat üstü sebepleri kabul etmeyen modern tarihçiliğin, aynı ananeyi başka bir şekil altında devam ettirmek istemesi doğru değildir.”

ü Gibbons’a ağır eleştiri: Köprülü, Friedrich Giese’yi kaynak göstererek Gibbons’ın anlattığı menkıbeden Osman Bey’in sonradan Müslüman olduğu sonucunu çıkarmanın çok iddialı bir girişim olduğunu belirtir. Köprülü Gibbons’ın bu görüşüne itiraz eder ve katılmaz. Kuruluş konusunda geleneksel açıklamaların sebeplerinin diğer beyliklerle rekabetle ilgili olduğunu vurgular.

Köprülü


ü Kaynak B,Osmanlı’nın Türk olduğuna vurgu ve Gibbons’ eleştiri var: Tarihî bir realite olarak bir Osmanlı imparatorluğu bulunmakla beraber hiçbir zaman bir Osmanlı ırkı, hattâ bir Osmanlı kavmi mevcut olmamıştır. (…) Türkler’in etnik teşkilâtı ve Anadolu’da yerleşme şekilleri hakkında hiçbir fikri olmayan Gibbons, “Selçuk” tabirinin -tıpkı Osmanlı tâbiri gibi- etnik bir ad değil, hanedan kurucu isminden alınma siyasî bir tâbîr olduğunu düşünmüyor.

 

Paul Wittek’in Görüşleri

ü Avusturyalı tarihçi Paul Wittek, 1937’de Londra Üniversitesinde düzenlediği konferanslarla Gibbons’un iddialarına cevap verdi. 1938’de ise bu konferanstaki bildirileri de kapsayan Osmanlı İmparatorluğu’nun Kuruluşu adlı bir eser yayımladı. Wittek’e göre Osmanlı Beyliği, kurulduğu yüzyılın sonunda dünyaya hâkim olma düşüncesini benimsemişti.

ü Wittek’in Türk tarihçilerine etkisi: Osmanlılar gaza geleneğinden gelen bir Türk boyuydu ve devletin kuruluşunun temel unsuru bu gelenekti. Wittek’in bu tezi, diğer Osmanlı tarihçileri tarafından da kabul edildi.

ü Wittek, Osmanlıların farklı milletleri idare ederken Hristiyan komşularla mücadele etme geleneğini de sürdürdüğünü belirtmiş, bu görüşüne kanıt olarak Ahmedî’nin İskendername adlı eserinde yer alan bir bölümü göstermiştir. “Ahmedî bize Osmanlılar’ın Gâzîler cemaatına mensup olduklarını bildiriyor. Hudut beyliklerinin muharipleri olan, komşuları kafirlere karşı mücadele eden ve kendilerini o mücadeleye hasreden bu İslâm ve Gâzî cemaatı, kendini İslâm dininin mürşidi addediyordu.

ü Kaynak C: Osmanlı’nın ilk padişahlarının gazi olduğuna vurgu var.

 

Wittek

Halil İnalcık’ın Görüşleri

ü Ünlü Türk tarihçilerinden Halil İnalcık da düzenlediği konferanslarla, yayımladığı makale ve kitaplarla Osmanlı Devleti’nin kuruluşuna dair kendi görüşlerini açıkladı.

ü  İnalcık’a göre Osmanlı Beyliği’nin ortaya çıkışı, *XIII. yüzyılın ikinci yarısında Orta Anadolu’da yaşanan gelişmeler ve *Batı Anadolu’daki Bizans toprakları üzerinde gazi Türkmen beyliklerinin kuruluş süreciyle birlikte incelenmeliydi. İnalcık, bu süreci üç temel çerçevede ele aldı.

1. Oğuzların, bir başka deyişle Türkmenlerin yoğun şekilde Anadolu’ya göç etmesi ve Selçuklu saltanatının kurulması  (Malazgirt savaşı sonrası Anadolu’ya Türk göçleri, Selçuklu’nun kuruluşu)

2. Türk-İslam gaza hareketinin Moğol istilası ve egemenliği altında yeni bir ivme kazanması (Kösedağ savaşında Moğol istilası)

3. Denizli, Antalya, Ayasuluk ve Bursa’nın milletlerarası pazar durumuna yükselmesi ve böylece Türkiye’nin dünya ticaret yolları üzerindeki önemini korumuş olması (Moğol istilası sonrası Türkmenlerin Batı Anadolu’yu yurt edinmeleri)

ü Halil İnalcık, Anadolu’da kurulan beyliklerle ilgili de bazı tespitlerde bulundu.  XIII. yüzyılın ikinci yarısında Orta Anadolu’daki Moğol baskısı güçlendikçe Türkmenler batıdaki Bizans topraklarına yönelmek zorunda kaldı.

ü Osman Bey’in babası Ertuğrul Gazi de bu dönemde aşiretiyle birlikte Eskişehir civarına göç etmişti. Anadolu’daki Moğollara karşı başlayan Türkmen hareketi, Türkmen beyliklerinin ve Osmanlı Beyliği’nin kuruluşuyla devam etmişti.

 

İnalcık

Kaynak Ç:Özetle, Osmanlı Beyliği, kesinlikle gazî Osman Bey tarafından kurulmuş, Orhan zamanında bir sultanlık halinde gelişmiştir. Sultan unvanı alan ilk Osmanlı hükümdarı Orhan’dır (1336)

 

 

Osmanlı Kurulus Tarihi Konusunda Tartışmalar: Osmanlı Devleti’nin kuruluşuna dair başka bir tartışma konusu da devletin kuruluş tarihiyle ilgilidir.

i. Halil İnalcık, Osmanlı Devleti’nin kuruluş tarihini 1302 olarak kabul eder. Ona göre Osman Bey’in 1302’de Bizans’a karşı kazandığı Bapheus [Bafeyus (Koyunhisar)] Savaşı, devletin de kuruluş tarihidir.

ii. Kâtip Çelebi ise 1648’de yazdığı Takvimü’t-Tevarih adlı eserinde Osmanlı Devleti’nin kuruluş tarihini 1299 olarak verir.

 

ü Osmanlı Dönemi’nde 1851’den sonra yazılan salnamelerde devletin kuruluş tarihi olarak 1299 yılı geçer. II. Abdülhamid Dönemi’nderesmî kabullerde kullanılan nişanda da 1299 yılı göze çarpar . Osmanlı Dönemi’nde 1869’da yazılan Fezleke-i Tarihi Osmani adlı ders kitabında Osmanlı Devleti’nin 1299’da 0sman Bey’in Karacahisar’da kendi adına hutbe okutmasıyla bağımsızlığını ilan ettiği ifadesine yer verilir.

ü Bu dönemde yazılan diğer ders kitaplarında da 1299 tarihi zikredilir. Türkiye Cumhuriyeti’nin kurulmasından sonra okutulan ders kitaplarında da Osmanlı Devleti’nin kuruluş tarihi genellikle 1299 yılı olarak verilmiştir.

ü  1999’da Türkiye genelinde Osmanlı Devleti’nin 700. kuruluş yıl dönümü için çeşitli programlar düzenlenmiş ve kutlamalar yapılmıştır. Bu bağlamda Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası tarafından bir hatıra parası basılmış, Türk Tarih Kurumu tarafından özel bir takvim  ile Ulaştırma Bakanlığı tarafından bir hatıra pulu  hazırlanmıştır.

ü Kaynak D/Halil İnalcık Kimdir?Halil İnalcık’ın önemli bir tarihçimiz olduğuna vurgu yapılmıştır.

ü Kaynak E/ Halil İnalcık’ın çalışkanlığı ve disiplinli çalışması ile İznik’in hem Türkler hem de Doğu Romalılar için önemine vurgu var.

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder

BEYLİKTEN DEVLETE SİYASİ VE ASKERÎ GELİŞMEL

  BEYLİKTEN DEVLETE SİYASİ VE ASKERÎ GELİŞMELER   Osmanlı Arması ü  Ertuğrul Gazi’den sonra Osmanlı Beyliği’nin başına geçen  Osman Gazi, ba...