“TÜRKİYE
SELÇUKLU DEVLETİNİN DEVLETLEŞMESİ” KONULU ETKİNLİK
1.Türkiye Selçuklularında Şehir
merkezlerinde …………MEDRESE……………….(eğitim verilen yer) ve ………………DARÜŞŞİFA………………..(hastane) kurulmuştu.
2.Selçuklula
ticareti geliştirmek içintüccarların konaklama tesisi olan ……KERVANSARAY……….……… yapmışlardır.
3.…………AHİLİK……………….: Ahi Evran tarafından kurulan esnaf teşkilatıdırBu teşkilatı; fiyat
belirleme, meslek edindirme, tüketiciyi koruma yetki ve
görevleri vardı.
“TÜRKİYE SELÇUKLU DEVLETİ (1077-1308)” KONULU ETKİNLİK
1.Turkiye Selcuklu Devleti’nin
kurucusu …………SÜLEYMANŞAH……………………’tır.
2.Turkiye Selcuklu Devleti’nin ilk
başkenti …………İZNİK……………..’tir. Haçlı seferlerinden sonra başkent …………………KONYA'ya……….taşındı.
3.Anadolu’nun kesin olarak Türk yurdu haline geldiği
veAnadolu’ya Türklerin yurdu anlamına
gelen “Türkiye” ifadesinin kullanılmaya başlandığı savaş……………MİRYOKEFALON…………………………….. savaşıdır.
4.Anadolu Türk tarihinin başlangıcı
kabul edilen savaş ………………MALAZGİRT……………………………..’tir.
“HAÇLI SEFERLERİ” KONULU ETKİNLİK
1.Hristiyan Avrupa ülkelerinin
Müslümanların üzerine yaptıkları saldırılara ………………………HAÇLI SEFERLERİ……… ………………………………… denir.
2.………KUDÜS…………….’ün alınmak istenmesi
Haçlı seferlerinin dini nedenidir.
3.Haçlıların doğunun zenginliğini
ele geçirmek istemeleri seferlerin ………EKONOMİK……………… nedenidir.
4.…………I. HAÇLI ……………………… seferi sonucunda Haçlılar;Kudüs, Urfa, Antakya’yı ele geçirerek burada
krallıklar ve kontluklar kurmuşlardır. Türkiye Selçuklu devleti başkentini
İznik’ten……KONYA……….’ya taşıdı.
5.İkinci Haçlı seferinde ilk defa
Avrupalı devletlerin ……………KRALLARI…………………. katıldı.
6.Üçüncü Haçlı seferi Eyyubilerin
hükümdarı ………SELAHADDİN EYYUBİ…………………………..………..’ninKudüs’ü Hıttin Savaşı (1187) Haçlılardan geri alması üzerine
yapıldı.
7.Haçlılar………IV.……… seferinde İstanbul’u yağmalayarak İstanbul’da Latin
devleti kurdular.
10.Doğu ve Güneydoğu Anadolu’da
Hasankeyf, Mardin, Harput ve Cizre bolgesinde hakimiyet kuran beylik
………ARTUKLULAR…………………..’dır. Bu beylik döneminde Dünyanın en büyük taş kemerli köprüsü
………MALABADİ…………………………….. köprüsünü inşa etmişlerdir.
11.İlk Turk denizcisi İzmir’de
kurulan ………………ÇAKA BEY…….. …………………….’dir.
·Hristiyan Avrupalıların Orta
Çağ’da Kudüs ve çevresini alma amacıyla Türk İslam dünyası üzerine yapmış
olduğu saldırılara veya savaşlara“Haçlı Seferleri” denir.
·Seferlere katılanların savaşa giderken
elbiselerinin ön kısmında, seferden dönerlerken ise sırtlarında bir haç işareti
bulunmasından dolayı bu seferlere “Haçlı
Seferleri” adı verildi.
·Haçlı Seferleri XI. yüzyıl
sonlarından XIII. yüzyıl sonlarına kadar sürdü (1096-1270). Haçlı Seferleri’ne
karşı başta Türkiye Selçuklu Devleti
ve Eyyûbî Devleti olmak üzere
Anadolu’da kurulan ilk Türk beylikleri de
mücadele ettiler.
·Bu seferlerin dinî, siyasi ve
ekonomik sebepleri vardı.
·HAÇLI
SEFERLERİ’NİN NEDENLERİ
·Dini Nedenler
1.Müslümanların elinde bulunan kutsal kabul edilen Kudüs ve diğer kutsal
yerleri (Antakya ve Urfa vb.) almak istemeleri
2.Fransa’da ortaya çıkan “Kluni
tarikatı”nın Müslümanlarla savaşılması yönünde yaptığı çalışmalar
3.Katolik kilisesinin Ortodoks kilisesini hâkimiyet altına almak istemesi
4.Katolik kilisesinin halkı seferlere teşvik etmesi
Siyasi Nedenler
1.Türklere karşı Bizans’ın Avrupa’dan yardım istemesi
2.Türklerin Anadolu, Suriye, Filistin ve Akdeniz bölgelerinden
uzaklaştırılmak istenmesi
Ekonomik Nedenler
1.Avrupalıların Doğu’nun zenginliklerini ele geçirmek istemeleri
2.Doğudan gelen ticaret yollarının Türklerin denetiminde olması (İpek ve
Baharat yolları)
3.Bazı soylu ve derebeylerin yeni topraklar kazanarak ekonomik
durumlarını daha da güçlendirmek istemeleri
•Seferlerde birçok sefer varsa da
Türk-İslam dünyası açısından ilk dört tanesi daha önemli kabul edilir.
I. Haçlı Seferi (1096-1099):
•Bu Haçlı seferi en etkili sefer
olup Papa II. Urban’ın girişimiyle düzenlenmiştir.
•Bizans İmparatoru Aleksi Komnenos, Haçlılarla antlaşma
yaparak Haçlıları gemilerle Asya yakasına geçirme karşılığında Batı Anadolu
toprakları Bizans’a verilecekti.
•Türkiye Selçuklu sultanı I. Kılıç
Arslan bu kalabalık Hristiyan ordusuna direnemeyerek başkentini kaybetti.
•Bu seferle Kılıç Arslan başkenti
İznik’ten Konya’ya taşımak zorunda kaldı.
•Türkler çok kalabalık Haçlı
kuvvetlerine karşı Orta Anadolu’ya doğru çekilmek zorunda kaldı.
Harita-1: I. Haçlı Seferi yönü
•Haçlılar Suriye Selçuklularına
bağlı olup bir Ermeni valinin yönetiminde bulunan Urfa üzerine yürüyüp bu şehri ele geçirdiler.
•Türkiye Selçukluları ve
Danişmentliler Haçlılara karşı koysa da Haçlılar ilerleyip ilk kilisenin yapıldığı
şehir olan Antakya (Halep
Selçuklularının elinde)’ya ulaşıp, şehirde yaşayan aslen Ermeni olup Müslüman
olan ama şehir valisi tarafından cezalandırılan Firuz adlı birinin ihaneti
sonucu Haçlılar başarılı oldular.
•Antakya Haçlıların eline geçti.
•Haçlılar Antakya’dan sonra güneye
ilerleyerek kutsal kabul edilen Kudüs
şehrini Fatımilerin yönetiminden aldılar. Haçlılar sadece Müslüman ve
Yahudileri değil Kudüs’te bulunan yerli Ortodoks Hristiyanlara da vahşet
uyguladılar.
Tablo 1: İlk Haçlı seferinde ele geçirilen şehirler
•II. Haçlı Seferi(1147-1149):
•Seferin nedeni: Haçlıların yaklaşık elli yıl
hakimiyetinde kalan Urfa 1144’te Musul Atabey’i imâddin Zengi tarafından ele
geçirilir. Bunun üzerine Papa III. Eugenius yeni Haçlı seferi için çağrıda
bulundu.
•Fransa kralı VII Louis ve Alman
Kralı III. Konrad, Urfa’yı geri almak, Doğu’daki dindaşlarına yardımcı olmak ve
Antakya ile Kudüs’ün korunması amacıyla sefere katıldılar.
•III.Konrad komutanlığındaki
Alman Haçlı kuvvetleri Anadolu içlerinde Dorylaion (Dorleon, Eskişehir)’da
sultan I. Mesut tarafından bozguna uğratıldı. Alman kral bile savaşta
yaralanmıştı.
•Fransa kralı VII Louis, Alman kral
ile güçlerini birleştirme gereği hissetti. Fransız kuvvetler Türklerle karşılaşmamak
için Batı Anadolu sahilinden gitmeyi denediler.Ancak Türklerin ani hücumuyla ordularının önemli bir kısmını kaybeden
Fransızların kralı zar zor deniz yoluyla Antakya’ya ulaşabilmiştir.
Harita-2:II. Haçlı seferi
•III. Haçlı Seferi (1189-1192):
•Mısır ve Suriye hükümdarı Nureddin
Mahmut ölünce (1174) ülkede Selahaddin Eyyubi güç kazanmıştı.
•Selahaddin Eyyubi Zengilerin
yerine egemen olarak ortaya çıktı.Haçlıların Müslüman kervanlara saldırısı üzerine 1187’de Hıttin Savaşı
ile Kudüs’ü fethetmeyi başarmıştı. Kudüs’ün yanındaki Taberiye, Akka, Nablus,
Gazze ve Beyrut gibi şehirler de ele geçirildi.
•Kudüs’ün düşüşü üzerine Papa III.
Clemen, Haçlı seferi isteğinde bulundu. Alman imparatoru Frederich Barbarossa
sefere çıktı. Ancak II. Kılıç Arslan bu Alman Haçlılarına karşı yıpratma
savaşları yaptı. Almanlar bu yıpratma savaşlarına rağmen Konya’yı ele geçirmeyi
başarmış ancak şehirde yiyecek bulamadıklarından ve sultanın da baskısıylaşehri terk etmek zorunda kaldılar. Frederich
Barbarossa, Silifke çayını geçmeye çalışırken boğulmuş ardından ordusu
dağılmıştı.
•İngiltere Kralı I. Richard (Arslan Yürekli) ve Fransa Kralı
II. Philippe’in yardımıyla Akkâ’nın ele geçirilmesi Haçlıların kıyı
bölgelerinde tutunmalarını sağladı. Bu seferin Hıristiyanlar açısından önemli
bir yararlı tarafı da Kıbrıs’ın ele geçirilmesi oldu.
Harita3: III. Haçlı Seferi yönü
•IV. Haçlı Seferi (1202-1204):
•Papa III. İnnocentius’un
çağrısıyla Kudüs ve çevresini almak için düzenlenmiştir. Haçlılar; Mısır ve
Suriye topraklarına sefer yapmak için Venedik’te toplandılar.
•Venediklilerin etkisiyle Haçlı
ordusu, İstanbul’u ellerine geçirmişti.
•Haçlılar İstanbul’da Latin devleti
(1204-1261) kurdular.
•Bizanslı soylular; İstanbul’dan
kaçarak üç ayrı yerde Bizans devletleri kurdular. Epiros (Mora), İznik ve
Trabzon’da Bizans devletleri ortaya çıktı.
•İznik Bizans Devleti,
İstanbul’daki Latin devletine son vererek Bizans’ı diriltse de Bizans eski
gücüne kavuşamadı.
Harita-4: IV. Haçlı Seferi
Diğer Haçlı Seferleri:
•Beşinci Sefer: Haçlılar
Türkiye Selçukluları tarafından 1101’de bozguna uğratıldılar.
•Altıncı Sefer: Sicilya kralı
II. Frederch sefere katılmak istemediği için papa tarafından aforoz edilince
sefere katılmış ancak başarılı olmaz. Moğolların varlığı Haçlıların işine
geldi.
•Yedinci Sefer: Mısır üzerine
düzenlenmiş olup amacına ulaşamamıştır.
•Sekizinci Sefer: Tunus
içlerine yapılan seferde Haçlılar çölde yok oldular.
Haçlı Seferlerinin Sonuçları:
SİYASİ SONUÇLAR
1.Haçlı Seferleri’nde birçok soylunun ölmesi veya geriye dönebilenlerin
parasızlık sebebiyle mallarını satması Avrupa’da derebeylik sisteminin
zayıflamasına, merkezî krallıkların güçlenmesine neden oldu.
2.Avrupa’daki derebeylik (feodalite) Ön Asya’ya taşındı. (Bakınız Harita
5)
3.Türkiye Selçuklularının, Haçlılarla savaşmasını fırsat bilen Bizans,
Batı Anadolu topraklarını ele geçirdi.
4.Türklerin, İslam dünyasındaki saygınlığı arttı ancak batıya
ilerleyişleri bir süre durdu.
DİNÎ SONUÇLAR
5.Katolik kilisesi ile Ortodoks kilisesi arasındaki ayrılıklar daha da
arttı.
6.Kudüs’ün Müslümanlar tarafından geri alınması, seferlerde birçok
insanın ölmesi papalara ve din adamlarına olan güveni sarstı.
7.EKONOMİK SONUÇLAR
Doğu-Batı ticareti büyük ölçüde gelişti. Batı Akdeniz ve limanları
(Venedik, Cenova, Marsilya gibi) önem kazandı.
8.Doğu-Batı ticaretinin gelişmesine bağlı olarak Avrupa’da bazı tüccarlar
ekonomik yönden güçlendi.
9.Seferlere gerekli parasal
desteğin sağlanması için kralların Venedikli bankerlerden borç para almaları
bankacılık sisteminin gelişmesine ortam hazırladı.
10.Avrupalılar doğudaki bazı bitki, baharat, porselen ve cam eşyayı, ipek
ve pamuklu kumaşları, halıları ülkelerine götürdüler.
11.Seferler neticesinde Anadolu, Suriye ve diğer bölgeler tahrip oldu,
tarımsal üretim azaldı, ticari hayat durgunlaştı.
BİLİMSEL VE KÜLTÜREL SONUÇLAR
12.Avrupalılar Müslümanlardan pusula, barut, kâğıt ve matbaanın
kullanımını öğrendiler.
13.Avrupalılar İslam kültür ve
medeniyetini yakından tanıma fırsatı buldular. Bazı İslam âlimlerine aiteserleri Latinceye çevirdiler. Bu
durum Avrupa’da bilim hayatının büyük ölçüde gelişmesine ortam hazırladı.
·Yahudiler
çeşitli bölgelerden Filistin’e tekrar dönüşlerini ifade eden kavram Aliyah’tır.
·Yahudiler
görece Müslüman ülkelerde daha özgür yaşamışlardı. Orta Çağ Avrupa’sında
Yahudiler; İngiltere(1290), Fransa(1392), İspanya(1492) ve Portekiz(1497)’den
sürülmüşlerdi. İspanya’dan sürülen Yahudilerin öneli kısmı Osmanlı’ya
sığınmışlardı.
Tarihin en utanç verici kampı Auschwitz
·Balfour
Deklarasyonu (1917) ile Yahudilerin göçü
hızlanmış Adolf Hitler’in liderliğindeki Nazi iktidarında göç daha hızlı
gerçekleşmeye başlamıştı.Yahudi Ajansı
Başkanı David Ben Gurion’un 1942’deki Biltmore Konferansı kararlarıyla Filistin’de
devletleşme için ileri adımlar atıldı. İngiliz manda yönetiminde Yahudi nüfus
oranı % 10’dan 17’ye yükselmişti. Almanların baskısına paralel olarak bazı
devletlerde de Yahudilere baskılar yapıldı. Siyonist Kongresi de Filistin’e
yerleşmeye özendirmeye çalışmıştır.
1.1882-1903: Bu dönemlerde Doğu Avrupa kökenli
35 bin Yahudi göç eder.
2.1904-1914: Yine Doğu Avrupa ve özellikle
Rusya’dan 40 bin Yahudi göç eder.
3.1919-1923: İngiltere, Filistin’İ ele geçirip
Avrupa’da siyasi haritalar değişip Yahudilere baskı artmaya devam edince 37bin
Yahudi göç eder.
4.1924-1929:Polonya, Macaristan ve ABD’den 48
bin Yahudi göç eder.
5.1929-1939:Hitler’in iktidarı döneminde
Filistin’de Yahudi nüfus 175 binden 475 bine çıkmıştır.
6.1933-1948: Almanya’da Nazi partisinin iktidara
geçmesi ile İngiltere Filistin’e göçü sınırlasa da kaçak yollarla yaklaşık 153
bin Yahudi Filistin’e göç etmiştir.
7.1948-1950: 1948 yılında artık İsrail Devleti
kurulur. Doğu Avrupa ve Arap ülkelerindeki 500 bin Yahudi İsrail topraklarına
göç eder.
8.1985-1991: 1985 ve 1991 yıllarında iki ayrı
operasyonla Etiyopya’daki bütün Yahudiler İsrail’e getirilir.
Dünya'nın farklı yerlerinden Filistin'e göçler yapıldı.
·Vaat
edilmiş topraklara kavuşmak ve Davut yıldızı altında yeniden yaşamak için Filistin
bölgesine göç eden Yahudiler 1917’de nüfusun % 8’ini oluştururken, Filistin
topraklarının da ancak % 2,5’ine sahip olmuşlardı. 1947’de nüfusun % 31’ini
oluşturan Yahudiler, tüm çabalarına rağmen Filistin topraklarının hala %
6-7’sini ele geçirmiş bulunuyorlardı.
·Filistin’de
İngiliz Manda Dönemi Filistin’de 1917 yılında fiilen başlamıştı. Filistin
mandası İngiltere’ye verildiği sırada 1918’lerde nüfusun % 93’ünü (708.000)
Araplar, % 7’sini (57.000) yabancılar oluşturuyordu. İngiltere Filistin
mandasını aldığı andan itibaren Filistin’e Yahudi göçüne göz yummaya
başlamıştı. Bu durum da Arapların sert tepkilerine neden oluyordu.
Filistin Manda bayrağı
·Siyonizmin
en güçlü destekçisi ABD, 21 Eylül 1922 tarihinde Amerikan Kongresi’nin aldığı
kararla Filistin’de bir Yahudi yurdu kurulmasını istemiştir. 1924’te İngiltere’nin
Filistin üzerindeki mandasını tanır. Amerika, İngiltere’nin bölge yönetimde söz
sahibi olmaya başlamıştı. Bu durumları anlayan Araplar silahlanmaya başlamış ve
bu durumda Yahudiler ile Araplar çatışmaya başlamışlardı. İngilizlerin Araplara
vaat etmiş olduğu Şerif Hüseyin liderliğinde Arap bağımsız devleti ilanını
askıya alması ve bölgeye Yahudileri yerleştirmesi Araplar ile İngilizleri karşı
karşıya getirmişti. Araplar Wilson ilkeleri çerçevesinde nüfus çoğunluğunu
Arapların oluşturması nedeniyle bağımsızlık isteklerine İngilizler ve ABD
destek vermedi.
Yahudi tezlerine destek veren ABD başkanı Wilson
·Arapların
isyan etmesi sonucunda Walter Shaw ve Sir John Hope Simpson liderliğinde
komiteler oluşturulmuş bölgeye giderek raporlar hazırlamışlardı. Bu raporlar
doğrultusunda Passfield Beyaz Kitabı yayımlanır.Buna göre LordPassfield
Arap-Yahudi ortak yönetimli devlet önermekte ve Yahudilerin göç ve onlara
toprak satışının sınırlandırılması gerektiğini belirtiyordu. Bu gelişmelere
rağmen İngiltere Balfour Deklarasyonu’ nu savunmalarına engel olmadı. Artan
Arap isyanlari İngilizlerce şiddetle bastırıldı.
Sir Herbert Samuel
·Filistin’in
Filistin’in yüksek komiseri Sir Herbert Samuel’in Siyonist olması ve taraflı
tutumu nedeniyle Büyük Arap İsyanı başladı(1936). Oluşturulan “Yüksek Arap
Komitesi” de Yahudilere toprak satışının engellenmesi gerektiği, Yahudi
göçünün sonlanması ve seçilmiş bir halk meclisinin kurulması
gerektiği kararı aldılar.
1925'te İngiltere'nin Filistin mandası
·Arapların
kararlılığı üzerine İngilizler Lord Robert Peel liderliğinde heyet göndermiş bu
heyete göre Araplarla Yahudilerin tek çatı altında bir devlette yaşayamacakları
Filistin topraklarında Yahudi, Arap devletlerinin kurulması ve Kudüs’ün ayrı
yönetimle İngiliz mandasında kalması gerektiği önerildi. Araplar öneriyi
reddederlerken Yahudiler devlet kurmak istedikleri için bu öneriyi
sahiplendiler. İngilizler bu sefer isyanlara karşı McDonald Beyaz Belgesi’ni
yayınlatır. Buna göre; Yahudi göçlerinin Arapların iznine bağlı olacağını
belirtirken Araplar bu karar üzerine aralarında bölünmeler yaşadılar. 1939’da
Siyonistler bu öneri üzerine İngilizlerin Yahudi devletini desteklemekten
vazgeçtiğini savunarak bunu reddettiler. İngiltere Arap-Yahudi kamuoyu baskısı karşısında
bu sorunu BM’ye havale etti. 1947’de BM’de Filistin sorunu görüşüldü. Arap
ülkeleri ( Mısır, Suriye, S. Arabistan) İngiliz mandasının sona ermesi
gerektiğini Yahudiler de bölgede bağımsızlık isteklerini yinelediler.
İngilizler de bölge sorumluluğunu BM’ye yüklemişlerdi. BM Genel Kurulu bu
sorunu görüşmek üzere 11 ülkenin(Avustralya, Kanada, Çekoslovakya, Guatemala,
Hindistan, İran, Hollanda, Peru, İsveç, Uruguay ve Yugoslavya) katılımıyla BM
Filistin Özel Komitesi oluşturularak bölgede inceleme yapmakla görevlendirildi.
Bu ülkelerin çoğu iki devletli çözümü destekledi. BM’de fedaratif Filistin
devletinin kurulması da tartışıldı. BM’de Filistin’de taksim (iki devletli
çözüm) yönünde görüş güçlendi. Filistin’in Arap ve Yahudi devletine bölünmesi
Kudüs’ün uluslararası statüsü olacaktı.
·BM’nin
181 sayılı kararına göre; İngilizlerin mandası sona erecek, Filistin’de
Arap ve Yahudi devletleri kurulacak, iki ülke arasında tek döviz ve gümrük
birliği olacak, bölünmenin sağlıklı olması için de beş üyeli Filistin
Komisyonu kurulacaktı.
1947'de BM'nin manda topraklarını bölme planı
·İngiltere’nin
çekilmesi, BM’nin bölünme kararı sorunu çözmediği gibi Arap ve Yahudilerin
birbiriyle çatışması daha keskinleşmişti. Yahudiler amacına ulaşmak için
Araplara baskı uygulamış Arapların bir kısmı bölgelerini terk etmişlerdi.
·İngiltere
15 Mayıs 1948’de bütün kuvvetlerini çekmiş 14 Mayıs 1948’de David Ben Gurion
başkanlığında toplanan Musevi Ulusal Konseyi İsrail Devleti’nin kurulduğunu
açıklamıştır. Arap ülkeleri İsrail’i devlet olarak tanımamış Suriye, Mısır,
Ürdün, Lübnan ve Irak bu ülkeyi yıkmak için hareket etmişlerdi. Bu durum
yıllarca devam edecek Arap-İsrail mücadelesini körüklemiştir.
Günümüzde İsrail devleti
·Aslında
İsrail-Filistin mücadelesi İsrail devletinin kurulmasından öncelere de
dayanmaktadır. Filistinliler Kaftori (Girit) kökenli olup Yahudi din
kitaplarında(Tevrat) Keretiler diye geçer.
Keretilere Peletiler de denmekte olup Yahudi kaynaklarda İsrail krallarının
özel askerleri olarak da geçer. Büyük olasılıkla Keretiler (Giritliler) ve
Peletiler (Filistler) aslen Girit adasından göç etmişlerdir.
İsrail'in kurucusu David Ben Gurion (1886-1973)
·Filistler,
Mikenlerle akraba oldukları düşünülmekte ve MÖ 1200’lerde gerçekleşen Deniz
Kavimleri Göçü’nün baskısıyla Girit’i terk edip Mısır’ın elinde bulunan Gezer,
Gerar, Lakiş, Yafa ve Ziglag gibi şehirlere göç ederler. Filistler zamanla
Filistin’e yayılırlar.
Kaynaklar
1.Kutsal Kitap Eski ve Yeni Antlaşma (Tevrat,
Zebur,İncil), Kitabı Mukaddes Şirketi, Yeni Yaşam Yayınları,2014
2.Francine Kaufmann - Josy EİSENBERG, “Yahudi
Kaynaklarına Göre Yahudilik”, (çev.Prof Mehmet Aydın)
5.Zafer Balpınar,“İsrail’in Devlet Kurgusu
Güvenli Bir Yahudi Yurdu mu? Yoksa Güvenlikçi Bir Yahudi Devleti mi?”, Güvenlik
Stratejileri, Yıl 13,sayı 26,s. 153-183
6.Şeyma Ay, “ İsrail ve Yahuda Krallıkları
Üzerine Düzenlenen Asur Seferleri” History Studies Volume 3 / 1 2011
7.Ali Osman Kurt, “Yahudilik'te Sürgün
Teolojisi: Tanrısal Bir Ceza Olarak Sürgün”,Dini Araştırmalar, Mayıs-Ağustos
2006, Cilt: 9, s. 25, ss. 61-78.
8.Ayşenur Karaca,“Yahudilerin Babil Sürgünü (M.Ö.
586)”, Hayat Sağlık Hizmetleri Ankara Şubesi, Aralık 2017
9.Ali Osman Kurt, Yahudi Kaynaklarında Kral
Tipolojileri: Nebukadnezzar ve Koreş Örneği”, CÜ İlahiyat Fakultesi X/2 -2006,
s423-443