ROMA TARİHİ 1 sorgusu için yayınlar alaka düzeyine göre sıralanmış olarak gösteriliyor. Tarihe göre sırala Tüm yayınları göster
ROMA TARİHİ 1 sorgusu için yayınlar alaka düzeyine göre sıralanmış olarak gösteriliyor. Tarihe göre sırala Tüm yayınları göster

23 Ocak 2022 Pazar

ROMA TARİHİ -1 /Roma'nın Kuruluş Mitolojisi

 ROMA TARİHİ

Ali E.OCAK, 2022

·         İtalya coğrafyasında MÖ bin yılı civarından itibaren Umbri, Sabini, Aequi, Marsi, Osci ve Samnit gibi kabileler yaşıyorlardı. Tiber nehri çevresinde Latino Falisk Venetia bölgesinde Venetii, Daunii, Peucetii, Messapii ve Salentini kabileleri de yaşamaktaydılar. Toscana bölgesinde de Etrüskler yaşamaktaydılar.  Güney İtalya ve Sicilya çevresinde Yunan kolonileri bulunuyordu. Sicilya’da i yerel halk Sicani kabileleri vardı. Cenova’nın kuzeyindeki dağlık bölgede ise Ligur halkı yaşamaktaydı. Bu kabilelerin etkinliği MÖ 5. yy ve 4. yy da gerçekleşen Kelt saldırılarıyla sona ermişti. Etrüsklerin aralarında siyasi birlik kuramadıkları şehir devletleri halinde yaşadıkları bilinmektedir.


İtalya’nın bölgeleri

·         Roma’nın Kuruluşunun Mitolojisi:

·         Romalı tarihçi Marcus Terentius Varro’ya göre Roma’nın kuruluşu MÖ 21 yılında gerçekleşmiştir. Romayı kuran kahraman Troialı Aeneas olup yanan şehirden kaçarak Sicilya adasına ve sonra Latium’a ulaşmıştır. Troialı Aeneas’ın oğlu Julus, Latium bölgesinde Alba Longa şehrini kurdu ve nesiller boyunca bu şehri yöneten kralların atası oldu.

Troialı Aeneas, destanı Vergilius'un da destanıdır


 ·       Bu şehrin son kralları olan iki kardeş Numitor ve Amulius ile Romanın tarihi kuruluş süreci başlar. Amulius ağabeyinin soyunu yok etmek için Numitor’un tek kızı olan Rea Silvia’yı Vesta tapınağında rahibe olmaya zorlar.

Rea Silvia


·          Mitolojiye göre Rea Silvia savaş tanrısı Mars(Yunanlılarda Ares) ’tan Remus ile Romulus adlarını taşıyan ikiz erkek çocuk doğurur. İkizin doğduğunu öğrenen Amulius her iki çocuğun bir sepet içerisinde Tiber nehrine bırakılmalarını ister. Ancak içinde çocukların bulunduğu sepet nehrin kıyısına ulaşır ve kıyıda bir dişi kurt tarafından bulunmuş dişi kurt onları emzirerek ölümden kurtarır.


Remus ile Romulus'u emziren dişi kurt görseli Roma futbol klubünün de sembolüdür



·      Zamanla onların geçimini sağlayan çoban Faustulus tarafından büyütülürler. Remus ve Romulus büyüdüklerinde büyük amcalarının yaptıklarını öğrenince Amulius’u öldürüp dedeleri Numitor’u tekrar tahta oturlar ve kendileri de yeni bir şehir kurarlar. Şehrin başına kimin geçmesi gerektiği konusunda aralarında tartışma çıkar Romulus kardeşi Remus’u öldürür. Böylece Romulus Roma’nın ilk kralı olur.

Roma'nın ilk kralı Romulus


·         Roma şehrinin gerçekte şehir haline gelmesinde yerleşme yerinin çevresinde oturan Latin, Sabin ve Etrüsklerin etkileri vardır.

1 Şubat 2022 Salı

ROMA TARİHİ -33 /Roma İmparatorluk Dönemi (MÖ 27- MS 395)/A) Principatus Dönem (MÖ 27- MS 284)/lulius-Claudius hanedanı (MÖ 27-MS 68)/ Augustus(MÖ 27-MS 14)

 

Roma İmparatorluk Dönemi (MÖ 27- MS 395)

A)      Principatus Dönem (MÖ 27- MS 284)

lulius-Claudius hanedanı (MÖ 27-MS 68)

1.       Gaius Julius Caesar Octavius (Augustus, MÖ 27- MS 14)

2.       Tiberius Claudius Nero (14- 37)

3.       Gaius Julius Caesar Augustus Germenicus (Caligula, 37-41)

4.       Tiberius Claudius Caesar Augustus Germenicus (41-54)

5.       Neron Claudius Caesar Augustus Germenicus ( 54-68)

((Not: Altı çizilen adlar, bilinen imparator adlarıdır.))

1.       Augustus(MÖ 27-MS 14)

·         Augustus’un imparator olmadan önceki adı Gaius Octavius idi. Iulius Caesar’ın yeğeni ve yasal mirasçısıdır.

 Gaius Julius Caesar Octavius


·         Octavius (Octavianus), Marcus Antonius ile Mısır’daki Ptolemaios Krallıgı’nın kraliçesi VII. Kleopatra’yı Yunanistan’ın batısındaki Actium deniz savaşında kaçmaya zorlamış (MÖ 31) ve nihayette Mısır’a kaçan Marcus Antonius ve VII. Cleopatra’yı izleyerek onları kesin yenilgiye uğratır(MÖ.30).

·         Actium zaferi ile Octavianus, Roma dünyasının ve Akdeniz’in lideri olmuştu. Bu zafer anısına antik Roma’nın Palatinus temesinde Apollon tapınağı yaptırmıştır. Senatus, Mısır’dan Roma’ya dönen Octavianus’a MÖ 27’de tüm askeri gücün lideri anlamına gelen başkomutan (imperator) unvanıyla birlikte “augustus” (kutsal) unvanı da verdi. Bu unvan kendisiyle öylesine bütünleşti ki adeta onun adı oldu.



II. Triumvir'lik kurucuları

·         Augustus adı sonraki Roma imparatorları tarafından da unvan olarak kullanıldı. Augustus, askeri birliklerin bulunduğu eyaletlerin (Ispanya, Gallia, Syria, Cilicia, Kıbrıs) idaresini kendi üzerine aldı; diğerleri Senatus’un idaresinde kaldı. İmparatora bağlı eyaletlerin başında kendisinin atadığı legatus’lar (legati augusti veya legatus augusti propraetore) bulunurken, Senatus’a bağlı eyaletlerin başında proconsul'ler (valiler) vardı. Bu arada Roma takviminin altıncı ayı olan Soctilis’in adı da Augustus (Ağustos) olarak, değiştirildi.

Augustus dönemi Roma 


·         Augustus’un Roma’nın en büyük ve tek lideri olarak kabul edilip onurlandınlmasıyla, evinin kapısı iki defne dalı ile meşe yapraklarından yapılmış bir çelenk (corona civica) ile süslendi; üzerinde imparatorun dört önemli erdeminin yani virtus (cesaret), clementia (merhamet), iustitia (adalet) ve pietas (dindarlık) sözcüklerinin kazınarak yazılmış olduğu altın bir kalkan da (clipeus virtutis) Curia’ya (Senatus) ithaf edildi.

·          Senatus’un Octavianus’u büyük yetki ve onursal payelerle donatmış olmasına rağmen, Octavianus kendisini “birinci yurttaş” (princeps) olarak kabul ediyordu. Diğer bir deyişle “eşitler arasında birinciydi” (primus irıter pares).

·         Augustus’a, M.Ö. 23’te tribunicia potestas (tribunus’luk yetkisi ve ayrıca veto hakkı da) ve imperium maius proconsulare (Senatus eyaletlerinin idaresine müdahale edebilme) yetkisi, MÖ 12’de Pontifex Maximus (Devlet Dininin Lideri), M.Ö. 2’de de Pater Patriae (Vatanın Babası) unvanlan verildi. Böylece Augustus ile birlikte, Principatus (princeps'ten) dönemi başlamış oluyordu. Bu dönem, Dominatus olarak adlandırılan yeni idare şeklinin başlayacağı Diocletianus’a kadar bu şekilde devam etmiştir.

·         Augustus MÖ 27 yılı yazında Roma’dan ayrılarak yaklaşık olarak bugünkü Fransa ve Belçika topraklarına denk düşen Gallia’ya (Galya) ve ardından da Flispania’ya (İspanya) gitti. Buralarda bulunduğu sırada bazı düzenlemeler yaptı, isyan eden kabileleri boyunduruk altına aldı; MÖ 24 yılı başında Roma’ya döndü.

·         Augustus zamanındaki diğer bazı önemli olaylar arasında; Arabia’nın Roma’ya bağlanması (MÖ 24), Galatia kralı Amyntas’ın öldürülmesi üzerine Galatia’nın Roma eyaleti yapılması (M.Ö. 25), Bosporos Krallıgı’nm Roma’ya bağlı vasal krallık yapılması (MÖ 14), Varus komutasındaki Roma birliğinin Teutoburg Ormanı’nda Germanlarca pusuya düşürülüp yok edilmesi (M.Ö. 9), Trakya’da vasal bir krallık kurulması, Syria (Suriye) ve Iudaia’nın (Eski Filistin’in güneyi) Roma eyaleti olmasını sayabiliriz.

Arabia'nın konumu


·         Augustus zamanında Senatus’un itibarı arttı; ancak üye sayısı giderek azaltıldı. Senatör olabilmek için 1 milyon sestertius’luk bir servete sahip olmak gerekiyordu. Atlı sınıfı üyelerinden yararlanma kapsamı genişletildi; atlıların prestiji arttı. Ancak meclis, varlığını korumasına rağmen, eski gücünü kaybetmişti; güç artık imparatora geçmişti. Augustus dönemi bir barış dönemi olduğundan ve iç savaşlar artık geride kalmış bulunduğundan, orduya eskisi kadar gerek duyulmuyordu. Bu yüzden askerlerin sayısında indirime gidildi; bir bölümü emekliye sevk edilerek kendilerine toprak verildi, maaş bağlandı. Augustus, ayrıca, kendisine bağlı İmparatorluk Hassa Alayı ile Şahsi Muhafız Birliği ve bir de İtfaiye Alayı kurdu.

·         Augustus’un çocuğu olmadığından kendisinden sonra Roma tahtına geçecek kişinin kim olacağı bir sorun olmuştu. Önceleri tahta geçecek kişinin kendisinin de mensup olduğu Iulius soyundan olmasını istiyordu. Üçüncü evliliğinde, karısı Livia’nın önceki kocasından olan iki erkek çocuğu (Tiberius ve Drusus) kendisine vâris göstermek istemiyordu. Onların yerine kız kardeşi Octavia’nın oğlu Marcellus’u vâris olarak seçti ve onu kızı Iulia ile evlendirdi. M.O. 23’te Augustus ciddi olarak hastalanıp öleceğini düşündüğünde iktidar yüzüğünü Marcellus’a değil fakat en yakın dostu Agrippa’ya verdi. Bu da Augustus’un Marcellus’u istemediğini gösteriyordu. Marcellus’un bir süre sonra ölmesi üzerine, Augustus Agrippa’yı karısından ayırarak kızı Iulia ile evlendirdi. Agrippa ve Iulia’nın üç erkek, iki de kız çocukları oldu. Augustus en büyük iki erkek çocuğu, Gaius ve Lucius’u evlat edindi. M.Ö. 12’de Agrippa öldü. Augustus, karısı Livia’nın oğlu Tiberius’u karısından ayırarak, dul kalan kızı Iulia ile evlendirdi. Böylece Tiberius, bir anlamda Gaius ve Lucius’un hamisi oluyordu. Taht entrikalarından rahatsız olan Tiberius, siyasi yaşamdan ayrılarak Rhodos’a çekildi. Ancak bir süre sonra Lucius ve Gaius’un iki yıl arayla ölmeleri üzerine Augustus, Tiberius’u evlat edinerek ona 10 yıllığına tribunica potestas yetkisi verdirdi (MS 4).

Tiberius, ilk imparatorun evladı ilan edildi.


·         Böylece karısı Livia’nın önceki evliliğinden olan üvey oğlu Tiberius, Roma tahtının en güçlü vârisi oldu. Bu sırada 70 yaşma yaklaşan Augustus artık devlet işlerinde fazla yer almamaya başladı. İktidarı zamanında yaptığı başarılı icraatları kaleme aldı (Res Gestae); tunç direklere yazılı olan bu icraat yazıtı kendisi için yaptırdığı mausoleum’un girişine konuldu. Bir kopyası da Ankara’daki Roma-Augustus Tapınağı duvarında yer almaktadır. Augustus, imparatorluk topraklarını kontrol altında tutabilmek ve emekli olan askerlere (veterani) toprak verebilmek için, Cumhuriyet Dönemi’nde olduğu gibi, imparatorluğun çeşitli bölgelerinde koloniler kurmuştur. Augustus döneminde (ve bir kısmı Augustus öncesinde) Anadolu’da kurulan bazı kolonileri şöyle sıralayabiliriz: Pisidia’da: Colonia Caesarea (Antiochia), Colonia Iulia Augusta Olbesena (Olbasa); Colonia Iulia Augusta Comama (Comamenorum); Colonia Iulia Augusta Felix Cremna (Cremnensium); Colonia Iulia Augusta Parlais. Lykaonia’da: Colonia Iulia Felix Gemina (Lystra) G alatia’da: Colonia Iulia Augusta Felix Germenorum (Germe) Kilikia’da: Colonia Iulia Augusta Felix Ninica Troas’ta:Colonia Augusta Troadensim (Alexandria Troas). Mysia’da: Colonia Gemella Iulia Pariana (Parium) Biihynia'da: Colonia Iulia Concordia Apamea (Apamea - Myrlea)

Roma'nın Anadolu eyaletleri


·         Augustus,  14 yılında Tiberius ile birlikte Roma’dan ayrılarak Beneventum’a doğru yola çıktı; ancak Capri Adası’na yaklaştıklarında hastalandı ve 19 Ağustos 14’te, 76 yaşında, Campania’daki Nola’da hayata veda etti. Cesedi Roma’ya getirildi ve Campus Martius’ta görkemli bir cenaze töreni düzenlendi. Yakılan cesedin külleri yakındaki büyük mausoleum’a (mozoleye) konuldu.

Antonius ve Augustus adına bastırılan sikkeler


23 Ocak 2022 Pazar

ROMA TARİHİ -8/ Kartaca Savaşları

 

ROMA DEVLETİ’NİN AKDENİZ’E HÂKİM OLUŞU

A.      Kartaca Savaşları

Roma İtalya’da egemenlik sağladıktan sonra Batı Akdeniz’de egemenlik sağlamak için Kartaca ile mücadele etmiştir. Kartaca, günümüzde Tunus sınırları içinde yer alan Fenike kolonilerinden biridir. Romalılar, Kartacalıları Pun veya Pön olarak adlandırırlardı. Romalıların İtalya’nın güneyinde etkinliklerinin artması Kartaca’yı rahatsız etmişti.

1.       Kartaca Savaşı (MÖ 264- MÖ 241)

·         Syrakusai şehri ve onun kralı II. Hieron ile savaş halinde olan korsanlıkla geçinen Mamertinler önce Kartaca’dan sonra Roma’dan yardım isterler. Mamertinler’in hüküm sürdüğü Messana’ya Romalılar askerlerini çıkardıklarında burada Kartacalılar ve onların müttefiki Syrakusai’lerin Sicilya’yı ele geçirdiklerini görürler.

·         Messana aslında stratejik öneme sahip bir şehirdir.  İtalya ile Sicilya adasının arasındaki geçitte yer alan bir şehirdir. Romalıların da bölgeye yerleşmeleri üzerine Kartacalılar ve müttefikleri Syrakusai kralı II. Hieron, şehirden Romalıları atmak isteseler de başarılı olamazlar. Romalılar, Kartaca gemilerini taklit ederek gemi inşa işine girmişlerdi.

Syrakusai'nın konumu


·         Romalılar, inşa ettikleri gemilerle Kartaca kıyısına çıkarma yapsalar da Bagradas denilen yerde savaş fillerinin yardımıyla MÖ 255’te mağlup olurlar. Ancak Romalılar, Sicilya’nın batı ucunda yer alan Lilybaeum’u almış ve Kartaca’ya da bu durumu kabul ettirmişlerdi. Roma ile Kartaca arasında MÖ 241’de yapılan antlaşmaya göre Kartaca bütün askerlerini Sicilya’dan çekecek ve Roma esirlerini serbest bırakacaktı. Böylece Roma İtalya anakarası dışında ilk toprak sahibi oldu.

 

2.       Kartaca Savaşı (MÖ 218- MÖ 201)

·         Kartaca savaşlarının ilkinde yenilgiye uğrayan Kartaca hamilkar Barka’nın oğlu Hannibal komutasında iyice güçlenmiş ve Roma’nın İspanya’daki müttefiki Saguntum şehrini kendi tarafına zorla geçirmişti. Bu durum savaşların nedenini oluşturdu.

·         Hannibal, güçlü ordu ve savaş filleriyle İspanya’dan Alp dağlarını aşarak Kuzey İtalya’ya girmiş Po ovasındaki Roma’nın düşmanları Keltlerin desteği ile ordusunu takviye ederek Ticinus ve Treiba bölgelerinde yenilgiye uğratmış ardından Flaminius komutasındaki Romalıları Trasimenus’ta da mağlup etmeyi başarmıştı. Flaminius, öldürülmüştü.

Hannibal


·         Roma için zor dönemler başladı. Dictator seçilen Q. Fabius Maximus, yıldırma savaşları yapsa da başarılı olmaz. L. Aemilius Paullus ile M. Terentius Varro, MÖ 216’da consüllüğe getirilerek Hannibal üzerine gönderilirler. Ancak consüller Cannae denilen yerde mağlup oldular.

·         Savaşı Kartacalılar MÖ210-MÖ 205 yılları arasında Kartacalıları Ispanya’dan atan P. Cornelius Scipio’nun komutasındaki Roma ordusu, Numidia’da Kuzey Afrika’ya çıkarma yapar. Zama denilen yerde iki ordu karşılaştı. Bu sefer Romalılar, Hannibal’İ yenilgiye uğrattılar. Yapılan antlaşmaya göre, Kartaca Afrika dışındaki topraklarını Roma’ya terk edecekti. Roma’ya onbin talanton altın tazminat, savaş gemleri ve fileri de Roma’ya bırakılacaktı. Kartaca Afrika dışında savaşmayacak, Afrika’da ise Roma’nın izniyle savaşacaktı. Numidia ülkesi, kral Massinissa’ya verildi.

·         Bu savaşla birlikte; Roma şehir devleti olmaktan çıktı. Roma komutanı P. Cornelius Scipio Afrikanus (Afrika fatihi) olarak anıldı. İspanya’da Roma egemenliği sağlandı.

 

İkinci Kartaca Savaşları sırasında Kartaca ve Roma sınırları


3.       Kartaca Savaşı ı (MÖ 149-MÖ 146)

·         İkinci Kartaca savaşı sonucunda yapılan antlaşma gereği Kartaca’nın savaşması Roma’nın iznine bağlanmıştı. Numidia kralı Masinissa’nın Kartaca’dan bağımsızlıklarına uygun olmayan istekler talep etti. Bu durum üzerine Kartacalıların Numidia ülkesi (Cezayir) ile savaşa girmesi üzerine Üçüncü savaş başladı.

Numidia ülkesi


·         Roam bu sefer çok acımasızdır. Binlerce Kartacalı kölelştirildi. Şehir yakılıp yıkıldı. Roma, Afrika’da “Provincia Africa(Afrika eyaleti)” kurdu. Roma Batı Akdeniz ticareti kontrol altına aldı.

P. Cornelius Scipio Afrikanus


25 Ocak 2022 Salı

ROMA TARİHİ -15/ Mithradates Savaşları (Roma-Pontus Savaşları)

 

·         Mithradates Savaşları (Roma-Pontus Savaşları)

·         MÖ 1. yüzyılda Roma ile Pontos Kralı VI. Mithradates Eupator (M.Ö. 120-63) arasında üç büyük savaş olmuştur. Mithradates, Hannibal’den sonra Roma’nın en büyük düşmanıdır. Pontos Kralı VI. Mithradates Eupator Anadolu’da büyük bir devlet kurma planı yapıyor, bu duruma Roma rahatsız oldu.

 

Pontus krallığı

·         Birinci Mithradates Savaşı (MÖ 88-MÖ 85): Savaşın başlamasına neden olan Mithradates’in MÖ 88’de Roma’nın Batı Anadolu’daki Asia Eyaleti’ni istila edip onbinlerce Romalı kökenli insanı öldürmesine ve Romalı komutan M. Aquillius ağzına eritilmiş altın dökülerek katletmesidir. MÖ 88’de, Roma’da L. Comelius Sulla consul idi. Senatus, Mithradates’e karşı yürütülecek savaşın komutanlığını Sulla’ya verdi. Bu sırada tribunus’lardan Sulpicius Rufus meclisten (Comitia Tributa veya Concilium Plebis) bir dizi kanun geçirdi; bu kanunlardan biri, komutanlığın Sulla’dan alınarak Marius’a verilmesine ilişkindi. Bunu haber alan Sulla derhal Roma üzerine yürüdü ve kararı kendi lehine çevirdi. Sulpicius öldürüldü. Bu olay Roma Cumhuriyet tarihinde bir ilkti ve olası bir iç savaşın işaretiydi. Bir Roma consul’ü, kendi devletine karşı askeri bir müdahalede bulunuyordu. Sulla, MÖ 86’da, Yunanistan’da önce Khaironeia’da, ardından Orkhomenos’ta Pontos ordusunu yendi. Sonraki birkaç yıl içinde durumun aleyhine gittiğini gören VI. Mithradates, Çanakkale civarındaki Dardanos’ta Roma ile bir anlaşma yaptı (M.Ö. 85).

·          Buna göre, Mithradates Pontos dışında işgal ettiği yerlerden çekilecek; donanmasının bir kısmını Roma’ya teslim edecek ve savaş tazminatı ödeyecekti. Bu, Mithradates ile olan savaşın daha ilk raunduydu, diğer bir deyişle Birinci Mithradates Savaşı (M.Ö. 88-85) bitmişti.

 

VI. Mithradates Eupator


·         İkinci Mithradates Savaşı (MÖ 83-MÖ 81) Mithradates Anadolu’ya egemen olma arzusundan hiçbir zaman vazgeçmemiş, bu yüzden de Roma ile yaptığı anlaşmaya uymayarak Kappadokia’daki askerlerini çekmemişti MÖ 83-MÖ 81 yılları arasında süren ve İkinci Mithradates Savaşı olarak anılan savaşta Romalıların başında L. Licinius Murena vardı. Sulla, Küçük Asya’da kontrolü sağlamak için Murena’yı orada bırakmıştı. Murena, Mithradates’in silahlandığını duyunca hemen harekete geçti. Önce Kappadokia’ya gelip Mithradates’in kontrolunda bulunan Komana kentine saldırdı. Mithradates, Sulla’ya bir elçi göndererek Murena’yı şikayet etti. Bu arada Murena, Halys (Kızılırmak) Nehri’ni geçti ve Mithradates’in egemenliğindeki köyleri de ele geçirdi. Mithradates ise onun bu ilerleyişine ses çıkarmadı; elçilerinin Sulla’dan dönmelerini bekledi. Murena, ele geçirdiği ganimetle tekrar Küçük Asya’nın batısına çekildi. Burada, Sulla’nın gönderdiği bir elçi ona Mithradates’in antlaşmaya sadık kaldığını bu nedenle de onu taciz etmemesi gerektiğini iletti. Fakat Murena bu sözlere kulak asmadı ve tekrar Pontos üzerine yürüdü. Ancak, Romalılar Mithradates’in ordusu karşısında tutunamadılar ve dağıldılar; Murena Phrygia’ya kaçtı (M.Ö. 81). Roma’nın Mithradates ile savaşı böylece bir süre durmuş oldu.

 

Mithradates, Roma'nın en önemli düşmanlarındandı.

·         Üçüncü Mithradates Savaşı (M.Ö. 74-62): Bithynia Kralı IV. Nikomedes M.Û. 74’te öldüğünde, vasiyeti gereği, ülkesi Roma topraklarına ilhak edildi (devredildi); Bithynia, Roma eyaleti oldu. Mithradates de hemen harekete geçerek Bithynia’yı işgal etti. Roma biri denizde, diğeri karada olmak üzere iki ordu hazırlamış ve donanmanın komutanlığını M. Aurelius Cotta, ordunun komutanlığını da Licinius Lucullus üstlenmiştir. Mithradates, Roma donanmasını Kalkhedon’da (Kadıköy) yenilgiye uğrattıktan sonra Kyzikos’u (Erdek) ele geçirmiştir. Bunun üzerine ordunun komutasını yürüten Lucullus da Kyzikos’u kuşatmış ve Mithradates kenti terk etmiştir. Ancak, Lucullus’un donanması Mithradates’in donanmasını Lemnos Adası (Limni) açıklarında yenilgiye uğratınca Mithradates Pontos’a kaçtı (M.Ö. 72). Lucullus, kralı takip etti; bazı Pontos kentlerini ele geçirerek Pontos’u Roma kontroluna almayı başardı. Mithradates ise Armenia’ya kaçmıştı. Lucullus’un Mezopotamya’ya gitmesini fırsat bilen Mithradates ise tekrar Pontos’a dönmüştür. Ancak, Roma komutanı Cn. Pompeius (Magnus), Mithradates’i yenilgiye uğratarak (M.Ö. 66) onun Pontos’u terk etmesini sağlamıştır. Mithradates ise Kırım’a gitmiştir. Pompeius, Pontos devletinin batısını bir eyalet haline getirerek Bithynia Eyaleti ile birleştirmiş ve yeni eyaletin adı Pontos-Bithynia Eyaleti olmuştur (MÖ 64). O sırada Kırım’da bulunan Mithradates ise intihar etmiştir (MÖ 63)

Bithynia ve çevresi


23 Ocak 2022 Pazar

ROMA TARİHİ -6 /Roma’nın Orta ve Güney İtalya Egemenliği

 

Roma’nın Güç Olarak Ortaya Çıkışı/Roma’nın Orta ve Güney İtalya Egemenliği

1.       Etrüsklülerle savaş ( Veii’nin fethi): Roma IV. yüzyılın başında giriştiği askeri bir harekâtla beraber bölgede bir lider olarak ortaya çıkmıştır. Etrüsklere ait bir şehir olan Veii’nin fethi ile Romalılar (MÖ 396) hem önemli rakipten kurtulmuş ham de sınırlarını genişletmesine olanak sağlamıştır. Veii’nin bazı vatandaşları Roma vatandaşı yapılırken bazılar da köleleştirildi.

2.       Kelt kökenli Gallialılar ile savaş:  Veii’nin fethi başarıından sonra Po nehri civarında oturan Gallialıların tehditi başladı. MÖ 387’de Gallialıların Tiber nehri civarındaki saldırıları başladı. Hatta Gallialılar Roma’ya kadar ulaşıp şehre bile girdiler. Roma’yı yok olmaktan kurtaran komutan Marcus Furius Camillus olmuştur. Camillus, dictator seçilip Veii’deki başarısından sonra Gallialıları da mağlup etmeyi başarmıştır.

3.       Samnit savaşları: Romalılar’ın Orta İtalya egemenliği için Samnitler ile de savaşmıştır. Samnitlerle üç savaş gerçekleşti: Birinci Samnit Savaşı(MÖ 343-341) , İkinci Samnit Savaşı (MÖ 327-304)  ve Üçüncü Samnit Savaşı(MÖ 298-290) ile Roma Orta İtalya’da hatırı sayılır güç haline gelmiştir.

4.       Latin Savaşları: Orta İtalya’da otuz civarında şehir devletinin oluşturduğu Latin birliği ile Roma arasında gerçekleşen Latin Savaşı (MÖ 343 - MÖ 338) da Samnit savaşları gibi Orta İtalya egemenliği pekişti. Roma Latin birliğini dağıtmış ve şehirlerin topraklarını ele geçirmiştir.

 

Birinci Samnit Savaşı sonrası İtalya

 

5.       Pyrrhos ile savaşlar: Samnit savaşlarından sonra Roma İtalya’nın güneyindeki olaylara da karışmaya başlar. Bu sırada İtalya’nın güneyinde Yunan kent devletleri de bulunuyordu. MÖ 8. yüzyılın ortalarından itibaren doğudaki Yunan şehir devletlerinin bazı vatandaşları İtalya başta olmak üzere Fransa, İspanya ve Afrika kıyılarında apoikia adıyla anılan yeni şehir devletleri kurdu. Bunlardan Tarentum Roma’nın bölgede genişlemesinden rahatsızlık duyarak Adriyatik’in karşı kıyısında güçlü Epir kralı Pyrrhos’tan yardım istenir. Bu davet üzerine Pyrrhos bir orduyla batıya geldi ve bu ittifak bir süreliğine başarılı oldu. MÖ 280 yılında içinde Tarentumluların da bulunduğu bir orduyla Pyrrhos, 20.000 piyade, 3000 süvari ve 20 filden oluşan ordusunun başında bölgeye intikal etmiştir. Pyrrhos’un kuvvetlerinin sayısı bölgedeki Lucani ve Brutti kavimlerinin katılımlarıyla 40.000 kişiye ulaşmıştır.

Epir kralı Pirus(Pyrrhos )

Herakleia’da bir Roma ordusunu mağlup etti. Fakat o kadar fazla kayıp verdi ki, bu savaşa “Pyrrhos zaferi”(zafer kazanılsa da zafer kazanmanın bir anlamı kalmadı) dendi. Komutanın da “bu biçimde bir zafer daha kazanırsam mahvolacağım” dediği söylenir. Bu olayın ardından Roma’nın bazı müttefikleri taraf değiştirerek Pyrrhos’a destek vermeye başladılar. Pyrrhos emrindeki orduyla yakınına gelse de, Romalılarla çarpışmadan Tarentum’a geri çekildi ve Roma’ya ağır barış koşulları önerdi. MÖ 279 yılında Pyrrhos Ausculum’da bir kez daha Romalılara karşı bir zafer kazandı, fakat çok fazla kayıp verdi ve bir süre sonra Kartacalılara karşı savaşan Sicilya kentinden gelen yardım teklifine olumlu yanıt vererek onların yanında savaşmaya gitti. MÖ 275 yılında İtalya’ya geri dönerek müttefikleriyle birlikte Roma’nın karşısına bir kez daha çıktı. MÖ 275 yılında Beneventum’da yapılan savaşta bu sefer Roma galip geldi ve Pyrrhos bu mağlubiyetin ardından geri döndü. Pyrrhos’un yenilgisi birçok müttefiğini zor durumda bıraktı. Bunların büyük bir bölümü bağımsızlıklarını kaybederek Roma egemenliğine girerken Roma intikamını acı bir şekilde aldı. MÖ 272 yılında Pyrrhos’un çağıran Tarentum Roma müttefiki oldu.

ROMA TARİHİ -2/ROMA KRALLIK DÖNEMİ

 

ROMA KRALLIK DÖNEMİ MÖ 753-MÖ 509

Roma’da krallara danışmanlık yapan senato denilen yaşlılar heyeti de bulunmaktadır. Kralın ölümüyle birlikte yenisinin seçilmesine kadar senato ülkeyi yönetir aynı zamanda da kralın belirlenmesinde etkilidir. Kralın ölümü ile yenisinin seçilmesi dönemine ara krallık dönemi  (interregnum) denilir. Krallık döneminde “rex” denilen kral aynı zamanda başkomutan olup senato ve halk meclislerini de yönetirdi.

Roma’da krallık dönemlerinde 3 kabile anlamına gelen “tribus” bulunmakta idi. Her tribus da 10 adet Curia denilen aile birliğine ayrılıyordu. Curia’lar da 10 adet cens denilen soya ayrılmakta idi. Curia’ların temsil edildiği comitia curiata’lar yılda iki defa toplanırdı. Comitia curiata’lar savaşa karar verebilmekteydiler. Gens adı verilen aşiret sisteminde kararları her aşiretin reisi konumunda olan kişi verirdi. Bu kararlar üst yönetim olan curia tarafından değerlendiriliyordu. Curia başkanları ayrıca hukukla ilgili kararlar da verebilirdi.  

Senatus Populusque Romanus (Roma senatosu ve halk)


Curia’lar aynı zamanda Roma’nın asker sağlayıcısıdırlar. Roma’ya yüz piyade ve on atlı sağlamak durumundaydılar. Her curia’nın senato’da bir oy hakkı vardı.

Roma’da soylular olarak tanımlanan patricia sınıfını bulunmaktadır. Roma şehrinin halkı clientes (itaat edenler) olarak Patricia sınıfına hizmet etmek üzere paylaştırılmaktaydılar. Bu durumda Roma’da krallığın kuruluşundan hemen sonraki dönemde hiçbir özgür çiftçi yoktu. Roma’da Tribus’un ilk dönemlerde askeri birlik olduğu düşünülmektedir.

Etrüsklerin Tiber nehri civarındaki Roma’ya ekonomik kaygılarla egemen olmalarından sonra Roma’nın ilk Etrüsk kralı Lucius Tarquinius Priscus başa geçer ve Roma’nın gelişiminde dönüm noktası olur. Etrüsk egemenliği aslında Roma için olumlu olmuş lehir kültürünü bilen Etrüskler, bilgi birikimlerini Romalılara öğretmiş oldular. Aşağıda Roma’nın kralları listelenmiştir. Bunlardan son üç tanesi Etrüsk kökenlidir.

Etrüskler


 

Roma’nın kralları

1.       Romulus MÖ 753- 715

2.       Numa Pompilius 715- MÖ 673

3.       Tullus Hostilius 673- MÖ 642

4.       Ancus Marcius 642- MÖ 617

5.       Lucius Tarquinius Priscus 616- MÖ 579

6.       Servius Tullius 578- MÖ 535

7.       Lucius Tarquinius Superbus MÖ 534-MÖ 509


Bu krallardan Numa Pompilius 715- MÖ 673 en önemli tanrılar olan Jüpiter(gök ve ışık tanrısı), Mars(Romalıların atası görülen savaş tanrısı) ve Quirunus (Romulus’un kişileştirilmiş halidir) için pontificies denilen rahipler grubu oluşturarak dini ayinleri sistemli hale getirmiştir.

AKIL OYUNLARI FİLMİNİN ELEŞTİRİSİ

  Film Hakkında Kısa Bilgi:  Akıl Oyunları  ( A Beautiful Mind ), Nobel Ekonomi Ödülü sahibi Amerikalı matematikçi  John Nash’in  hayatına d...