3 Ekim 2021 Pazar

İBRANİ-İSRAİL/YAHUDİ TARİHİ V

 

·        Yahudilerin Babil Sürgünü (MÖ 586- MÖ 538) ve Pers Yönetimi: Babil sürgünü Pers iktidarıyla sona erdi. Pers kralı Keyhüsrev( II.Kiros)  MÖ 538 yılında Babil’i ele geçirip Yahudilerin vatanlarına dönmelerine izin vermişti. Bu nedenle Yahudi din kitabı Tevratta Kiros, Yehova’nın elçisi görülür. Pers kralı II. Dairus döneminde Yahudiler vatanlarında özerk duruma geldiler. Yahudiler, Babiller tarafından yıkılan tapınakları yerine MÖ 515’te ikinci tapınaklarını Perslein bölge yöneticisi Zerubbabel liderliğinde  inşa ettiler.  Bu Pers döneminde İbraniler küçük bir krallığı özerk olarak oluşturdular. Ne var ki İbrani kökenli devlet din temelli Yahudi devletine evrilmiş de oldu. Aslında Babil ve Persler için sıradan olan Yahudi sürgünleri Yahudiler için dönem noktası olmuştur.

Yahudilerin vatanlarına gitmesine izin veren Pers İmparatoru Büyük Kiros



·         Babil sürgünü Yahudi seçkinlerinin ve din adamlarının Babil saraylarında iyi eğitim almalarını engellememiştir. Hezekiel’in yaşadığı ev Yahudiler için toplanma evi olmuştu. Böylece Yahudiler milli birliklerini benzer toplantılarla devam ettirdiler. Yahudiler sürgünde ve sürgün sonrası Aram dilini konuşur oldu.

·         Aşağıda İbranice ve Babilce ay adları yazılıdır (Bu ay adlarının birbirine yakın olması iki dilin akraba olduğunu da gösterir.):

 


·         Pers yönetiminde Filistin bölgesinde isyanların olmaması ve huzurun devamı için Ezra’yı (ve Nehemya) görevlendirilmiştir. Ezra yaptığı reformlarla Yahudiliğin temellerini atarak Yahudiliğe dini ögeler eklemiştir. Bu nedenle kendisine “İkinci Musa” denilmektedir. Sürgün dönüşü yeni sunaklar ve ibadet yerleri açıldı. Zerubbabel denilen bölge valisi döneminde tapınaklar yapıldı. Ezra (ve Nehemya) kral emriyle Kudüs’e oraya gimek isteyenlerle gitti. Nehemya, bölge valisiyken Ezra Harun soyundan geldiği için dini yönetici olmuştu. Bu iki kişinin yaptığı refotmla Yahudiler milli ve dini kimlik etrafında kaldılar. Sürgünden sonra Yahudiler ve Yahudilerin Yahudi olarak kabul etmedikleri Samariler arasında evlilik yapma uygun görülmedi. Samariler günümüzde bile tam Yahudi olup olmadıkları tartışmalı olup bazılarınca bölgeye sonradan yerleşip Yehova’yı tanrılaştırdıkları kabul edilir. Ezra (ve Nehamya)’ya göre sadece sürgüne gidenler Yahudidir. Sürgüne gitmeyenler ki sürgüne gitmeyenler de vardı.  Ezra bu toplumla evliliği yasaklayınca Samiriler de Kudüs’e saldırırlar. Samiriler bu nedenle kendilerine ayrı ibadet yeri kurdular. Ezra Tevratı yazıya geçirir. Bazılarınca da Tevratı tahrif ettiği söylenmektedir.

·         Ezra Kimdir? Yahudilerin sürgün dönüşlerinde onlara liderlik ve rehberlik eden tarihi karakterdir.

 

Temsili Ezra

·         Helenistik yönetim: Pers yönetiminden sonra Makedonyalıların yönetimi başlamıştı. İskender’in vefatından sonra Diodochi (halefler) savaşı dönemi başladı. Bölgede I. Ptolemaios daha sonra Selevkos’lar egemen oldular. Helenistik dönemde Yunanlaştırma siyaseti Yahudileri Yunanlılaştırma siyaseti uygulanmıştı. IV. Antiokhos (MÖ 175-Mö 167) bölgede Yahudi geleneklerini yasaklamıştır. Ayrıca torah (Tevrat ve Zebur) yaktırılır, Sünnet yasaklanır, Yunanca zorunlu hale getirilir.  Yahudi tapınaklarına Zeus heykelenin konulması Yahudi isyanlarına neden olmuştu. MÖ 163 yılında (veya 167) Makabi  (Makkabaioi) hanedanı Suriye’de egemen olan Selevkoslara isyan ettiler. İsyanını bastırmak için Yunanlılar Kudüs’te kısa egemenlik kuran Yahudi merkezini ele geçirmiş ancak Yunanlılar Yahudilerin özerkliğini tanımak zorunda kalmışlardı. Yahudiler MÖ 167 ile MÖ 37’ye kadar Makkabaioi hanedanı etkilidir. Makkabaioi egemenken Roma egemenliği başladı.

Selevkoslara isyan eden Makkabaioi kabilesinin etki alanı


·         Roma yönetimi: Yunan/Helen egemenliğinden sonra bölgede Roma yönetimi başladı. MÖ 64(veya 67) ve MS 324 yılları arasında Romalılar bölgeyi yönettiler.  Romalıların ilk dönemlerinde Yahudiler görece iyi yaşamış hatta Roma’ya bağlı Herodes kral görülür. İkinci tapınağı onarıp şehri büyütür.  Herodes ‘in soyundan biri olan Agrippa, Caligula’nın güvenini kazanarak MS 41’de kral ilan edildi. Ancak Roma-Yahudi çatışmasının nedeni Jüpiter sunağının tahrip edilmesi ve Caligula’nın krndi heykelini sunakta yaptırmak istemesidir.Yahudiler bağımsızlık için MS 66- 77 yılları arasında isyan edince inşa etmiş oldukları ikinci tapınakları da Titus Flavius Vespasianus tarafından yıkılmıştır (MS 70). Bu tapınağın kalıntıları günümüzde “ağlama duvarı” olarak bilinmektedir. Yahudilerin Roma’ya sonraki isyanları MS 135 yılında oldu. Her iki isyanda da Kudüs şehri tahrip edildi. Bu olaylar üzerine Yahudiler başka ülkelere göçe zorlanmışlardı.

Roma'nın sembolü


·         Roma, Filistin ve çevresini tanımlamak için “Provincia Iudaea”eyaleti adını kullanmaktadır. Roma bölgeti ele geçirdiği zaman Yahudileri dini yönden özerk bırakmıştı.

·         MS 66 yılındaki isyan:

·         İmparator Neron dönenminde yaşanmıştır. Bu isyanın nedenleri; Yahudi geleneklerinin aşağılanması, bölge valilerini yeteneksizlikleri ve Roma’nın Yahudilere karşı kullanacağı soylu sınıfı yaratamamasıdır.

·         Neron İsyanı bastırmak için Vespasianus ve oğlu Titus’u görevlendirir. Vespasianus ve oğlu Titus isyanı şiddetle bastırır. Yahudiler, ikinci tapınaklarını kaybederler. Yahudiler Roma’nın farklı yerlerine sürgüne gönderilir. Yahudiliğin dini ritüelleri yasaklanmasa da onlardan ağır vergiler alınarak devlette temsil hakkı verildi.

·         Vespasianus ve oğlu Titus’tan sonra Domitanus başa geçer. Bu dönemde Yahudilik ve Hristiyanlık için zor dönemdir.

·         MS 117 yılındaki isyan:

·         Bu Yahudi isyanı Mısır’da Yahudilerin çıkardığı isyandır. Başlarında Artemisio vardır. Mısır’daki çoğu Romalının öldürülmesi üzerine Yahudiler üzerine lejyonlar gönderilerek isyan bastırılır.

 

·         MS 135 yılındaki isyan:

·         İmparator Hadrianus döneminde patlak veren isyandır. İsyan “Bar Kokhba” olarak da bilinir. Bu isyanın başlamasına neden olarak; ikinci tapınak yerine Jüpiter (Zeus) tapınağının inşa edilmek istenmesi gösterilir.

Roma mitolojisindeki baştanrı Jupiter (antik Yunan'daki Zeus)'in temsili resmi 


·         Bu isyan da diğerleri gibi şiddetle bastırılır. Yaklaşık olarak 600 bin Yahudi öldürülür.  Samaria’daki Yahudiler için Gerizim dağına Jüpiter tapınağı yapıldı. Yahudiler, Roma’nın farklı yerlerine sürüldüler. Böylece Yahudiler bütün Roma ülkesine yayıldılar.

Rama'da Yahudilerin köleştirildiğini ve sürüldüğünü gösteren Titus Flavius Vespasianus'un zafer takı

İBRANİ-İSRAİL/YAHUDİ TARİHİ IV

 

2.      Yahuda(Juda) krallığı

 

·         Güneydeki Yahudi devleti Yahuda(Juda) krallığı, Yahuda(Yuda) ve Bünyamin kabilelerinin yönetimde olduğu başkenti Kudüs olan devlettir. Yaklaşık olarak 350 yıl kadar yaşar. MÖ 587’de çöken bu devlet zamanla Babil krallığının yönetimine girer.

Yahuda(Juda) krallığı


·         Babillerin Yahudileri “Babil Sürgünü” ne göndermeleri Yahudilerin milli duygularını kabartmış ve memleketlerine tekrar dönmeyi amaç edinmelerine yol açmıştır.

Yahudilerin İkinci Sürgünü


·         Rehoboam dönemi: Yahudi krallığının ilk kralı Süleyman’ın oğlu olan Rehoboam’dır. Rehoboam, İlk İsrail krallığı (İbraniler)nın son kralı ve Yahuda devletinin ilk kralıdır. Kuzeydeki İsrail devleti üzerine sefer yapması kardeşlerle savaş anlamına geldiği bahanesi ile savaştan vaz geçmiştir. Rehoboam döneminde antik Mısır’ın firavunlarından Şeşonk (Şişok MÖ 943-922) Yahuda krallığı üzerine sefer yapmış ancak tapınaktaki bütün değerli madenlerin Mısır’a verilmesi ile Yahuda krallığı Mısır’ın yüksek egemenliğini tanımış oldu.

Temsili Rehoboam resmi


·         Aviya ve Asa dönemleri: Rehoboam’dan sonra başa Aviya, ondan sonra da Asa başa geçmiştir. Aviya ve Asa dönemlerinde kuzeydeki İsrail’le savaşlar devam etmiştir. Asa döneminin en önemli olayı putların kırıdırlmasıdır. Asa aynı zamanda kaleleri onarmaya çalışmıştır. Asa’dan sonra Yehoşafat geçer.

·         Yehoşafat dönemi: Yehoşafat, İsrail krallığından Ahabla denilen bir kadınla evlenmesi iki İbrani devletini birbirine yakınlaştırır. Ancak Aramların üzerine yapılan sefer başarılı olamamıştır.

·         Jeroham dönemi: Yehoşafat’tan sonra Jeroham başa geçmiştir. Bu dönemde İsrail krallığı ile ittifak devam ettirilse de Edom ( Asurlarda Udumi) isyanları sıkıntı çıkarır. Arap, Filistin ve Etyopya saldırıları zar zor püskürtülür.

·         Ahaziah dönemi: Jeroham’dan sonra Ahaziah başa geçer. Bu dönemde Aram kralı Hazael’e karşı sefer yapılsa da başarılı olunmaz. Bu sefer sırasında Jehu tarafından kendisine darbe yapılarak Ahaziah öldürüldü.

·         Kraliçe Athaliah dönemi:  Ahaziah öldürülünce annesi Athaliah kraliçe olarak hüküm sürdü. Athaliah, başa geçtikten sonra taht varislerini öldürtür. Ancak kendisinden gizlice Ahaziah’un oğlu Joaş kendisinden kaçırıldı ve yetiştirildi. Athaliah, torunu Joaş’ın yedi yaşına girdiğini halkın sevinç nidaları ve sevinçlerini duyarak anladı. Joaş, büyük annesinin öldürülmesini uygun gördü.

·         Joaş dönemi: Joaş dönemindeki bu kargaşadan Aram kralı faydalanarak sefer yaptı. Aram kralı Hazael, seferden vazgeçmesi kraşılığında tapınaklardaki altınlar teklif edilse de Hazael dönmeyerek Yahudi prenslerini bile öldürdü. Joaş’ın öldürülmesinin nedeni bazılarına göre tanrıyı kızdırması idi.

·         Amaziah dönemi: Joaş’tan sonra Amaziah geçer. Amaziah, babasını öldürenlerden intikam aldı. Edomlular üzerine sefer yaparak kazandıktan sonra onların tanrılarını benimseyince tanrının onu cezalandırarak İsrail kralı Joaş’ın eline esir düşmesine neden olduğunu inanılır.

·         Uzziyah dönemi: Amaziah’tan Uzziyah başa geçer. Uzziyah, döneminde krallık güçlenir ve Mısır sınırına kadar dayanır. Uzziyah’ın kibrine yenilerek sunakta sadece Harun pehgamberin soyundan gelen rahiplerin yapabileceği buhur yakma ayinini yapması üzerine lanetlenerek cüzzama yakalanmasına neden olduğuna inanılır. 

·         Jotham ve Ahaz dönemi: Uzziyah’ın son dönemlerinde iktidarını oğlu Jotham ile paylaşır. Jotham’ı Asur taraftarları tahttan indirerek oğlu Ahaz’ı başa getirirler. Ahaz’ın pagan adetlerini ülkeye soktuğu oğlunu kurban etmesi tapınaklara sahte tanrıların heykellerini koyması eleştirilir. Kuzeydeki krallık olan İsrail kralı Pekah’ın Yahuda krallığı merkezi Kudüs’ü tehdit etmesi üzerine Ahaz’ın güçlü Asur kralı III. Tiglat-Pileser’den yardım istemişti. Asur kralı, Suriye’yi ele geçirdikten sonra kuzey Yahudilerin bir kısmını Asur’a sürdü.

·         Hezekiya dönemi: Ahaz’dan sonra Hezekiya geçmiştir. Hezekiya babasının tapınaklara koydurduğu heykelleri kaldırtmıştı. Bu dönemde Asur kralı II. Sargon MÖ 720’de İsrail krallığını yıkmıştı. Hezekiya, Asurlara bağlı olmak istemediği için Mısır’la ittifak kurmuş ancak  II. Sargon’un oğlu Sanherib, MÖ 701’de Kudüs’ü kuşatmış ancak veba hastalığı nedeniyle kuşatma kaldırılmıştı.

·         Menaşe dönemi: Hezekiya’dan sonra Menaşe geçmiştir. Hezekiya’nın yaptığı dini reformlar yerine put inancına yeniden hoşgörülü davranıldı. Bu dönemde Asur kralı Sanherib ve onu oğlu Esarhaddon’a bağlı olarak anıldı.

·         Amon dönemi:  Menaşe’den sonra Amon başa geçer. Putperestliğe devam edildi.  Bazı dini metinlerde bu döneme ahlaksız dönem olarak anılmasına neden oldu.

·         Yoşihayu dönemi: Amon’dan sonra Yoşihayu başa geçer. Yoşihayu tapınaklardaki altar denilen pagan sunakları yıktırmıştı. Bu dönemde Asur çökerken yerine Babiller hanüz geçmemişti. Mısır ise Asur egemenliğinden yeni çıkmıştı. Bu nedenle krallık dış siyasette rahat nefes aldı.

·         Yehoahaz , Yehoyakim ve Sıdkiye(Tsedekiya) dönemleri:  Asur müttefiki Mısır firavunu II. Neko, Asurlara destek olmak için Babillere karşı sefere çıkarken Yoşihayu’nun yerine geçen Yehoahaz’ı tahttan indirerek Yehoyakim’i başa getirdi. Yehoyakim, Mısır vassalı oldu ve onlara vergi ödüyordu. Mısır, Babillere yenilince Nebukadnezar’a haraç vermeye başladı. Birkaç yıl sonra yine taraf değiştirerek Mısır’a yanaştı. Bunun üzerine Nebukadnezar, Kudüs’ü kuşattı ve ele geçirdi (MÖ 597). Yehoyakim ölmüş yerine Yekoniye geçmişti. Nebukadnezar, Yekoniye yerine Sıdkiye’yı başa getirir. Yekoniye döneminde Yhudiler Babil’e sürülmüştü. Sıdkiye ise acınacak durumdaki ülkenin kralı olarak Babillere vasal oldu.

·         Nebukadnezar’ın Kudüs’e yeni seferi sırasında kaçmaya çalışan Sıdkiye’yi yakalatmış gözleri önünde oğlu öldürülmüş ardından Sıdkiye, gözleri çıkarılarak Babil’e sürülmüştü. Babil kralı II Nebukadnezar, MÖ. 586 –MÖ 538yılında Kudüs’ü ele geçirdiği gibi Süleyman tapınağını yıktırmıştı. Böylece Yahuda devleti de son bulmuş oldu. Babil kralı II Nebukadnezar (M.Ö. 605-562) , Yahudileri sürünce Arap, Edomiler ve Ammonilerin bölgede yerleşmesine izin vermişti.

·         Asurluların sürdükleri on kabile bir daha Filistin’e göç edemeyip asimile olmalarına karşı Babil sürgünü yaşayanlar Persler sayesinde Filistin’e giderek asimile olmaktan kurtulmuşlardı. Babillerin Yahudileri sürgünleri tarihteki ikinci Yahudi sürgünü kabul edilir.

·         II. Nebukadnezar (Araplarda Buhtunnasır, MÖ 605- MÖ 562 )kimdir? (Bakınız https://tarihogretmenii.blogspot.com/search?q=babiller)

 II. Nebukadnezar, Yahudileri ikinci
 defa sürgüne gönderen kraldır.


·          Yeni Babil imparatorluğunun kurucusudur. Babil adına antik Mısır’ı MÖ 604’te Karkamış Savaşında yenerek Suriye, Filistin’i ele geçirmiş ve Yahudi krallığını yıkarak Yahudileri sürgün eden Yahudi dini metinlerinde adı sık sık geçen kraldır.

2 Ekim 2021 Cumartesi

İBRANİ-İSRAİL/YAHUDİ TARİHİ III

 

1.      Yahudi devleti

·         Kuzeydeki Yahudi devleti başkenti Samaria (Nablus) İsrail krallığı adını almış ve İsrail oğullarının on kabilesini yönetimi altına almıştır. İsrail krallığı yaklaşık iki asır ayakta kalır. MÖ 722’de Asurların yönetimine girer.

Kral Süleyman dönemi


·         Jeroboam dönemi: Kuzeydeki on kabilenin ayaklanıp ilk İsrail krallığından ayrılarak kurulan ikinci İsrail krallığının ilk kralıdır. Jeroboam ve soyu Efraim kabilesindendir. Kral Süleyman’ın gözüne girse de ona karşı On kabile yöneticisi olarak kral olmak istediği anlaşılınca Mısır’a kaçar. Süleyman’ın oğlu Rehoboam başa geçince on kabile onu kral olarak istediler. Jeroboam, kuzeydeki krallığının başına geçerek Şehem kentini başkent edinir.

·         Güneyde Kudüs’te bulunan Süleyman tapınağına eş değer Dan ve Bethel şehirlerinde iki büyük tapınak yapılıp içlerine tanrıyı sembolize eden altın buzağı heykeli koydurur. Dini metinlerde Davud’un soyundan Yoşiya diye birinin bu heykeli yıkacağı kehaneti bulunmaktadır.  Gerçekten de üç asır sonra güneydeki Yahuda kralı Yoşiya sunağı kırdıracaktır.

·         Bu dönemde İki İbrani devleti birbiriyle mücadele ettiler. Kuzeydeki İsrail krallığı güneydeki Yahuda devletine yenilerek ona tehdit olmaktan çıkmıştı.

Kuzey'deki İsrail krallığı, güneydeki Yahuda (Judah) devleti


·         Nadav dönemi: Jeroboam, ölünce oğlu Nadav başa geçse de kendi ordu komutanı Baaşa tarafından tahttan uzaklaştırıldı.

·         Baaşa  dönemi: Jeroboam’ın bütün soyundan gelenlere katliyam yaparak başa geçti. Hemen hemen bütün döneminde güneydeki Yahuda devletiyle mücadele etti.

·         Elah dönemi: Baaşa’nın oğludur. Kendi ordusundaki asker Zimri tarafından öldürüldü. Fakat ordu Zimri’yi kral olarak tanımayınca Omri başa geçti.

·         Omri dönemi: Bu dönemde Samariye şehri kurularak başkent yapıldı. Omri’nin başa geçmesiyle Omri hanedanlığı da başlamış oldu. Uzun süre devam eden güneydeki Yahud krallığı savaşları yerini barışa bırakmıştı. Ülkenin kuzeyimnde yert alan Sidon krallığı ile de akrabalık ilişkisi kurularak barış sağlandı. Sidon’la barışta Fenike dini anlayışı da ülkede yayıldı. Moab ele geçirilerek İsrail’e haraç ödemesi karşılığında toprakları kendilerine bırakıldı.

·         Ahab dönemi: Sur kralı I. Etbaal’ın kızı Jezebel ile evlendi ve bu krallıkla barışı sağladı. İlyas (Yahu/Jah, bir peygamber)’ın başını çektiği gelenekçilerle Ahab ve karısı Jezebel’in başını çektiği iç kültür mücadelesi yaşanırken Şam merkezli Aram devleti ve daha önemlisi Asurlar gittikçe güçleniyorlardı. Ahab döneminde MÖ 853 yılında Asurların vasalı olarak III. Salmanazer’in  Kilikya seferine katıldığı bilinmektedir.Ahab, güneydeki Yahuda devletiyle Gilat’ı almak için mücadele etse de bir okçu tarafından öldürüldü.

·         Ahaziah dönemi: Moablılar(İsrail’İn kuzeyindeki devlet)  İsrail’e karşı isyan etti. Jehoram(Yoram)  başa geçince bu dönemdeki en dikkat çekici olay Aram’a yapılan başarısız seferdir. Ordu komutanı Jehu tarafından tahttan indirildi.

·         Jehu dönemi: Aramlar bu dönemde İsrail’in sınırlarını küçülttüler. Bu dönemde de İsrail krallığı Asurların vasalı durumundadır.

·         Jehoahaz dönemi: Bu dönemde Aramlar iyice İsrail’e saldırdılar.

·         Joaş dönemi: Yahuda kralı Amaziah ile savaşıldı. Dan kabilesinin desteği ile Yahuda krallığını yendi.

·         Jeroboam II dönemi: Bu dönem İkinci İsrail krallığının bolluk yıllarıdır. Bu durumıun nedeni Asur ve Mısır devletleriyle yapılan ticarettir.

·         Zekeriya ve Şallum dönemi: Sonraki kral Şallum tarafından öldürülür. Şallum sadece bir ay başta kalabildi.

·         Menahem dönemi: Bu dönemde Şallum’un yaptığı darbe reddedildi ve Şallum devrildi.Tiphsah’taki isyan şiddetle bastırıldı. Devlet varlığını devam ettirebilmek için Asurlara (Tiglat-Pilaser) 37 ton gümüş haraç ödedi.

·         Pekahiah dönemi: Bu dönemde Asur vasallığı devam etti. Kral, Pekah ben Realiah tarafından öldürüldü. Sonraki kral Pekah oldu.

·         Pekah dönemi: Pekah, Yahıda devleti kralı Ahaz’a saldırmak için Aramilerin lideri Rezin’le ittifak kurdu. Ahaz da onlara karşı Asur kralı III. Tiglat-Pileser’den yardım istedi. Tiglat-Pileser, Aram ülkesini (Suriye) yağmaladı, Rezin’İ öldürdü. İsrail’lileri Asur’a sürdü.

·         Hoşea dönemi: Pekah’In ordusundaki görevli olan Hoşea onu öldürüp yerine geçer. Asurlar sınırları daralmış İsrail’in başında Hoşea’yı bıraktılar. III. Tiglat-Pileser’e sadakatten sonra Asurlarda başa geçen V. Salmaneser’e karşı bağımsızlık mücadelesi verilir. Bunda Mısırların destek sözleri etkilidir. V. Salmaneser (MÖ 727-722), İsrail’i yağmalar. Bu saldırıları  II. Sargon’un devam ettirdiği kabul edilmektedir. Muhtemelen II. Sargon döneminde de Asur saldırıları devam etmiştir.

·         Asurların bu saldırılarıyla İsrail krallığının yıkıldığı kabul edilir. Asur kralı II. Sargon, MÖ. 721’de Samariye kentini yakıp yıktı. Yahudilerin ilk sürgünü gerçekleşir. Asurların Yahudileri bölgelerinden sürmeleri tarihteki ilk Yahudi sürgünü kabul edilmektedir.

Yahudilerin ilk sürgünü Asur'a yapıldı.





İBRANİ-İSRAİL/YAHUDİ TARİHİ II

Altı köşeli Davut yıldızı

 

Hakimler Dönemi ( MÖ 1200-MÖ 1030):
             İsrailoğulları düşmanlarıyla mücadele etme ihtiyacı hissettiklerinde askeri ve siyasi yeteneği olduklarına inandıkları kişileri başlarına getirirler. Bu geçici liderlere “hâkim” denilmişti. Yahudi tarihinde, Hz Yuşa’dan İbrani monarşisinin kurulduğu döneme kadar geçen döneme “hâkimler dönemi” denir. İsrailoğulları diğer toplumlarla mücadele ederlerken kendi aralarında da mücadele etmekten geri durmamışlardı.


Yuşa'nın kabrinin İstanbul'da olduğuna inanılır.



Hakimler döneminin ilk zamanlarında Yahudiler göçebe durumunda idiler. İki asır sonra Yahudiler yerleşik düzene geçmeye başlamışlardı.  Yahudiler, savaş dönemleri süreklilik gösterdiği için lidere ihtiyaç duydular. Kabilelerin dağınık olmasının getirdiği tehlikenin farkına varılmış ve ilk defa birliği sağlamak için MÖ 1020’da kral Bünyamin kabilesinden Saul dini lider Samuel tarafından  başa getirilmiştir.

 

·         Kral Saul (veya Müslümanlarca Talut, Şaul Ben Kiş) dönemi (MÖ 1030- MÖ 1004 veya 1047-1007): İlk Yahudi kralı olup Hâkim Samuel tarafından kral olarak belirlenmiş v e İsrail birliğini sağlamaya çalışmıştır. Kral Saul döneminde Gibeah’tır. Antik Filistinliler (Eski Ahit’te Kaftor/Keftiu yani Girit’ten göç eden Hint Avrupa kökenli halktır) ile yaptığı mücadelede hayatını kaybeder. Filistinlilerle yapılan savaşta Saul’un dört oğlundan üçü ölünce kral olarak İşboşet seçilmiştir.

·         İş boşet dönemi(MÖ 1007-MÖ 1005)  Saul’dan sonra başa geçen oğlu İşboşet sadece iki yıl krallık yapabildi. Yehuda kabilesi kendilerine Davud’u kral seçince mücadele başlar. Davud’un taraftarları İşboşet’i öldürünce İbranilerin üçüncü kralı belli olmuştu artık.

 

·         Davud dönemi (MÖ 1005- MÖ 965 veya MÖ 1010- MÖ 970): İbrani kabilelerini tek yönetim altında birleştirmişti. Kur’an’da adı geçen peygamberlerden biri olup antik Filistinlilerden dev görülen Câlut’u Saul döneminde öldürmesi ve halk tarafından sevilmesi Saul’un işine gelmemişti. Davut, Saul’un damadıdır aynı zamanda. Ancak Davud’un kayınbiraderi Jonathan Davud’un öldürülemsini önler. Dini metinlerde Calut’u öldürmesi üzerine kendisine Tanrı tarafından hükümdarlık verildiğine inanılır. Siyon tepesi olarak anılacak Kudüs’ü ele geçirerek burayı İbranilerin başkenti yapmıştır. Hz Davut döneminde “Tevrat”a ilaveler yapılarak buna “Zebur” denmiştir.

 

·         Davud, Filistinlileri kesin olarak yenilgiye uğratıp İbranileri tam bağımsız hale getirmiştir. Bu dönemde Kudüs ele geçirilip başkent yapıldı. Suriye prenslikleri haraca bağlandı.

 

·         Davud’un Hititli Batşeba denilen kadını sevmektedir. Ancak kadın evlidir. Davud’un Uriya’nın kocası olan Uriya’yı öldürmesi ve kadınla evlenmesi eleştirilir. Kutsal metinlerde Davud’un pişmanlığı anlatılır. Davud’un oğullarından Abşolom babasın isyan etse de isyan bastırılarak Abşolom öldürülür. Davud’tan sonra başa Batşeba’dan doğma oğlu Süleyman geçmiştir.

 

 

·         Süleyman dönemi (MÖ 965- MÖ 930): Krallık döneminin en güçlü olduğu dönemdir. Yahuda ve Bünyamin kabileleri dışında bütün kabileler yönetim altına kesin olarak alınmıştı. Mısır’dan Fırat’a kadar olan yerler alınmıştı. Bu dönemde Süleyman Mabedi (Beyt-i Makdis, MÖ 967-MÖ 961) ) inşa edilerek Kudüs kutsal hale getirilmişti.

Süleyman Mabedi'nin kalıntıları "Ağlama Duvarı"


·         İbrani devletinin iç problemleri ve yerleşik düzene geçme sıkıntıları Süleyman’ın oğlu Rehoboam tahta çıktıktan bir süre sonra devlet ikiye ayrılmıştır.

 


İBRANİ-İSRAİL/YAHUDİ TARİHİ I

İBRANİ-İSRAİL/YAHUDİ TARİHİ 

İbrani kelimesinin kökeni Nuh peygamberin oğlu Sam’ın torunlarından biri olan Aber (Eber) adlı kişiden türediği kabul edilir. İbrani kelimesi ilk defa Tevrat’ta “İbri” olarak geçmekte ve İbrahim peygamberi işaret etmektedir. İbrahim’e İbri denmesi “öteki taraf” anlamına geldiği ve İbrahimin de tek tanrılı din benimsediği genellikle düşünülür. İbrani kelimesi Arapçada “İbr”, nehir kenarı anlamına geldiği için de bu kelimenin burada yaşayan halkı isimlendirmede kullanılmış olabilir. Her halukarda İbrani kelimesi daha çok bir milli topluluğu ifade etmektedir. İbranilerin büyük olasılıkla Aramilerle (Aramlar) akraba oldukları ve Kenan bölgesine geldikten sonra İbranice dilinin ortaya çıktığı da söylenir.

İbranilerin vaat edilmiş toprakları


İbrani kelimesi genellikle Yusuf ve Musa dönemlerinde yaygın kullanılırken daha sonraları özellikle krallık dönemleriyle birlikte İsrail kelimesi kullanılmaya başlanır.  Kuran’da Yahudi kelimesi İsrailoğullarını ifade etmektedir. Yahudi kelimesi Arapça’da Allah’a tövbe etme anlamında “tövbe dip de tanrıya dönme”ktir. Yahudilere bu adlandırmanın yakıştırılmasında Musa döneminde buzağı heykeline taptıktan sonra pişman olmayı ifade eder. Yakup peygamberin oniki oğlundan Yahuda’ya ithafen de ortaya çıkmış olabileceği de düşünülmektedir. Zamanla Yahudi kelimesi Davut tarafından güçlendirilen İbrani krallığından sonra ikiye ayrılan Bünyamin ve Levi kabilelerinin soyundan gelen Kudüs merkezli Yahuda devleti anlamında kullanılmıştır. Demek ki başlarda kişi ve aile olarak kullanılan kelime sonraları bir milleti ifade eder hale gelmiştir.

Makedon kralı Büyük İskender, Filistin bölgesinde egemenlik sağlar. Filistin bölgesi bu dönemlerde “Palestina” olarak bilinmektedir. Yahudiler bu bölgede yaşayan halka “Palishtin” adını vermişlerdi. Yahudiler kendilerinin bölgede en eski toplum olduklarını iddia etseler de tarih öncesi dönemlerden itibaren burada yerleşimler bulunmaktadır. Yahudilerin kutsal kitaplarında vaat edilmiş toprak (arz-ı mev’ut) olarak geçmektedir. Yahudilerin peygamberi Yakup(İsrail) dolayısı ile kendilerine İsrailoğulları (beni İsrail), peygamber Musa dolayısı ile Musevi, Peygamber Süleyman’dan sonra da Yahudi olarak anılmaktadırlar.

İskender ve devletinin sınırları


İbranilere göre Yahudi tarihi MÖ 1750’de başlar. Ancak, Kültepe (Asur tabletleri) tabletlerine göre büyük olasılıkla “Habirular” diye anılırlar. Kuzeyde yaşayan Sami halkının atası İbrahim Peygamber’in soyundan geldiklerine inanırlar. Yahudiler, İbrahim’in dininin sadece kendilerine gönderildiğine inanmaktadırlar. İbrahim peygamberin İsmail ve İshak adlı oğulları kutsal kitaplarda adları geçer. İshak’ın Esav ve Yakup adlarında iki oğlu vardır. İshak’tan sonra Yakup(Tanrı Yehova tarafından İsrail olarak anılır.) peygamber olmuştur. Yahudiler, aynı samanda kendilerinin Nuh’un oğlu Sami’nin soyundan geldiklerine inanmaktadırlar.

Kutsal kitaplarına göre Hz İbrahim, Babil bölgesinde bulunan Ur şehrinde yaşarken kendi soyuna “vaat edilmiş toprak”ları kendisine verdiğine inanılır. Ancak bu topraklar Nil ve Fırat nehri arasında yaşayan Kananiler, Keniziler, Kadmoniler, Hettiler, Perizziler, Refailer, Amoriler, Girgaziler ve Jebusiler toplumlar vardır. Bölgeye gelen İbraniler özellikle Kenaniler ile mücadele ve kuraklığın da etkisiyle Mısır’a göç etmek durumunda kalmışlardır.

Hz İbrahim, İbranidir. Onun oğlu Hz İshak ve İshak’ın oğlu Hz Yakup ile birlikte İsrailoğulları ortaya çıkmıştır. Yahudi inanışına göre Hz Yakup, “tanrı ile güreşen” anlamına gelen İsrail olarak tanındı. Onun oğulları (büyükten küçüğe); Ruben(Reuv(b)en), Şimeon, Levi, Yahuda (İlk dört oğlun annesi Lea’dır), Dan, Naftali ( anneleri Rahel’dir.) , Gad, Aşer ( anneleri Zilpah’tır) İssakar(annesi Lea’dır) , Zenbulun (veya Zevulun, annesi Lea’dır), Yusuf, Bünyamin (son iki oğlun da anneleri Rahel oldu.) Yakup’un oğulları Oniki kabile olarak İsrailoğulları adını almıştır.

İsrail kabileleri



Yakup oğulları ve kabilise ile Kenan ülkesinde yaşardı. Kardeşleri tarafından kıskanılan Yusuf, kuyuya atılarak babasına onu kurdun yediği söylenir. Ancak Yusuf, Medyanlı tacirler tarafından bulunarak Mısır’da köle olarak satılır. Yusuf yaptığı rüya tabirleri ile dikkat çeker.

Yakup peygamber’in oğlu Hz Yusuf, antik Mısır hükümdarı firavun vekili olmuş ve zamanla Yahudilerin nüfusu hem artmış hem de zengin olmuşlardı. Büyük olasılıkla Mısır’da Mö 1600’lerde Hiksos egemenliği vardı.  Bu durum üzerine sonraki firavunlar Yahudilere baskı uygulayıp onları köle yapmışlardı. Mısır firavunu II. Ramses, rüyasında İbrani kadından doğacak birinin onun egemenliğini bitireceğini görür. Bu nedenle yeni doğan bütün İbrani erkek çocuklarının öldürülmesini emreder. Levi kabilesinden bir kadın erkek çocuğu doğurarak onu sanduka (veya beşik) içine koyup Nil nehrine bıraktı. Firavunun kızı, bu erkek çocuğu sudan çıkarınca sudan çıkarılan anlamına gelen “Musa” adını verdi. Büyüyen Musa, inşaatlarda köle gibi çalışan İbranilerden birine kötü davranan ustabaşını öldürünce Mısır’I terk ederek Medyan diyarına gider. Bu sıralarda II. Ramses ölmüş yerine III. Ramses (MÖ. 1198-MÖ 1167) başa geçmiş ve bu dönemde Hz Musa, liderliğinde Mısır’dan İbraniler çıkarılarak kölelikten kurtulmuşlardı. Musa’nın Mısır’dan çıkması Deniz Kavimleri’nin Mısır’a saldırı yaptıkları döneme denk gelmekteydi. Tevra’ta göre 600 bin civarında Yahudi göç etmişti. Yahudilerin Mısır’ı terk etmeleri Mısır’da inşa işlerini aksatmıştır. Hz Musa’nın Musevileri Filistin diyarına götürürken Sina Dağı’nda tanrı ile görüştüğü ve tanrının kendisine “On Emir”  adında emirleri verdiğine inanılır. Hz Musa ve onun kardeşi Hz Harun dönemlerinde değil de Hz Musa’nın yardımcısı Hz Yuşa döneminde Filistin’e dönüş tamamlandı. Yahudiler bölgeyi ele geçirmek için özellikle Filistiler ve diğer bölge halkıyla mücadele etmişlerdir. MÖ 1234’te Filistin’de egemenlik sağladılar. Hz Yuşa Kenan bölgesini fethettikten sonra  bölgeyi on İsrail kabilesi arasında paylaştırdı. 

Temsili Musa'nın Musevileri Mısır'dan çıkarışı


AKIL OYUNLARI FİLMİNİN ELEŞTİRİSİ

  Film Hakkında Kısa Bilgi:  Akıl Oyunları  ( A Beautiful Mind ), Nobel Ekonomi Ödülü sahibi Amerikalı matematikçi  John Nash’in  hayatına d...