25 Ocak 2022 Salı

ROMA TARİHİ -13/Marius ve reformları

 

·         Marius ve Roma Ordusunun Yeniden Şekillenmesi

·         Kuzey Afrika’daki Numidia (Cezayir) topraklarında hâkimiyet kurmak isteyen ve o toprakların yasal mirasçısı olduğu iddiasında bulunan Iugurtha -diğer vârisleri ortadan kaldırarak- Numidia Krallığı tahtına geçmişti. Uzun yıllar Roma’yı uğraştıran lugurtha’nın Cirta kentini ele geçirmasi ve oradaki Romalıları da öldürmesi üzerine ona MÖ 111’de savaş ilan edildi. Bu savaş MÖ 107 yılı consul’ü Marius’un askeri yeteneği sayesinde Romalıların lehine dönmüş ve Marius’un subayı Sulla yeteneği ile Iugurtha ele geçirilmiştir.

 

Iugurtha, Roma'nın en önemli düimanlarındandır

·         Roma, bu sefer Germenlara karşı kuzey sınırını korumak zorundaydı. Germenlar, Roma ordularına üstünlük sağlıyor ve Roma için ciddi bir tehdit oluşturuyorlardı. Roma, yine MÖ 104 yılı consullüğüne seçilmiş bulunan Marius’un askeri dehası sayesinde Germenlere karşı başarılı oldu. Hatta Marius Germenlere karşı koyabilmek için birtakım askeri reformlar da gerçekleştirdi.

 

Numidia 

·         Belli bir servete sahip olmayan fakir köylüler ya da zanaatkârlar (Proletari )kanun gereği askere alınmadıklarından, bundan böyle onlara ücret ödenerek askerlik yaptırılacaktı. Proletariden de askerlik hizmetinde yararlanılması, ordu nüfusunun artması demekti. Bu askerlerden savaş zamanında yararlanılıyor, savaş bittiğinde görevleri de sona eriyordu; görev bitiminde geçimlerini sağlamak için devlet tarafından kendilerine toprak veriliyordu. Aynca ordu sisteminde de bir değişikliğe gidilerek cohortes (cohors) adı verilen yeni askeri birlikler oluşturulmuştur. Bundan böyle bir lejyon’da her biri 600 kişiden oluşan 10 cohortes bulunacaktı; bu, bir lejyonun 6000 kişiden oluşturulmuş olması demekti. Oysa Roma Cumhuriyet Dönemi’nde bir lejyondaki asker sayısı genelde 4500 idi. (bu sayı imparatorluk döneminde artmıştır; Roma lejyonlarında sabit sayı olmamıştır; lejyonu meydana getiren askerlerin sayı sında zaman içinde değişiklikler olmuştur). Cohors’lann her biri savaşta ayn hareket edebilme serbestliğine sahip olup önceki phalanks sistemine göre daha esnek ve daha hızlıydı. Askerlerin silahlarında da değişikliğe gidildi; bundan böyle esnek ve öncekilere kıyasla daha kısa olan kılıçlar kullanılmaya başlandı. Marius’un orduda gerçekleştirdiği ve reform niteliğindeki bu değişiklikler meyvesini vermekte gecikmedi. Önce, Gallia’nın (Galya) güneyindeki Germen kökenli Teutonlar (MÖ 102), ardından da kuzey İtalya’daki yine Germen kökenli Kimberler / Cimbri (MÖ 101) yenilgiye uğratılmıştır.

Temsili Marius


ROM TARİHİ -12/Anadolu(Asia)'nun Roma eyaleti yapılması


·     MÖ 190 – 129 Yılları Arasında Anadolu’nun Durumu

·         MÖ 190 yılında Seleukos Kralı III. Antiokhos(MÖ 222-MÖ187)’la yapılan savaştan galip ayrılan Roma’nın MÖ 188 yılında yapılan Apameia Barış Antlaşmasıyla Seleukos’ları Toros’ların güney ve doğusuna çekilmeye zorlamış ve böylece Anadolu’daki Seleukos hâkimiyetinin oldukça azalmıştı. Seleukos’ların boşalttığı bölgelere de Pergamon ve Rodos gibi Anadolu’daki Roma müttefiklerinin hâkim olmuştu.

Roma müttefiklerinin sınırlarının genişlemesi


·          Bu dönemle birlikte Roma bazen askeri emperyal bir güç olarak bazen de hakem vasfıyla Anadolu’nun içişlerinde önemli bir rol oynamaya başlamıştır. MÖ 188 yılından sonra Pergamon kralı II. Eumenes(MÖ 197-MÖ 159) sınır komşularıyla yaşadığı çeşitli sorunlarda birçok kez Roma’nın desteğini istemiştir. Fakat Roma Pergamon’a askeri destek vermek yerine diplomatik derstek vermekle yetindi.

 II. Eumenes Soter (197-159)

·         Bu savaşın bitmesinin ardından MÖ 183 yılında Anadolu’nun geneline yayılan ve Pontos Krallığıyla komşuları arasında cereyan eden bir savaş meydana gelmiştir. Romalılar bu savaşlarda doğrudan rol almak yerine olayın kendiliğinden çözülmesini beklemiş, Roma’nın müttefikleri Pharnakes’i kendi güçleriyle yenilgiye uğrattıktan sonra bir antlaşma yaparak kendiişlerini kendileri halletmek zorunda kalmıştır.

·         Senato’ya bölgenin yerli halklar tarafından yapılan başvurular da değerlendirilmiştı. Anadolu’nun güneybatısında biraz da bölgede müttefiklerinin fazla güçlenmesinin önüne geçmek istediğinden dolayı Lykialıların bağımsız olarak kendi kendilerini yönetmelerine karar vermiş ve daha önce Rodos’un kontrolünde olan bölge bağımsızlaştırılmıştır.

Lykia


·         Roma bölgedeki bir başka müttefiki olan Pergamon’un da bölgede güçlenmesini engelleyerek Pergamon’un bölgede verdiği mücadelelerde zaman zaman düşmanlarını destekleyerek zaman zaman da olaylara sessiz kalarak Pergamon’un kendi yönetiminden çıkıp bağımsız olarak hareket edebilecek genişliği elde etmesini engellemiştir.  

·         MÖ 133 yılında Roma’nın bölgedeki en güçlü müttefiki Pergamon toprakları, kral Attalos III’ün ölümünün ardından kralın vasiyetiyle Roma toprağı haline gelmiştir. Fakat Roma bölgede bir isyanla uğraşmak zorunda kalmış, Pergamon hanedanından geldiğini iddia eden Aristonikos’un başlattığı ayaklanma ancak dört yılsonunda kontrol altına alınabilmiş ve bu tarihten sonra, yani MÖ 129 yılında Batı Anadolu Provincia Asia adıyla Anadolu’daki ilk Roma eyaleti olmuştur.

Roma eyaleti olarak (Küçük) Asya


23 Ocak 2022 Pazar

ROMA TARİHİ -11/Gracchus kardeşlerin ıslahatları

 

Gracchus kardeşlerin ıslahatları


Gracchus kardeşler



a)      Tiberius Sempronius Gracchus Reformu

·         Roma Cumhuriyet Dönemi’nde MÖ 2. yüzyıl sonlarından itibaren köylüler giderek yoksullaşmış ve borçlanmıştı. Roma toplumunun taşıyıcısı bu sınıfının durumu, toplumun diğer kesimlerini de etkiliyordu. Bu nedenle soylu bir Roma ailesi mensubu olan Tiberius Sempronius Gracchus MÖ 133’te Halk Tribunus'u (pleb tribunus’u) seçildi. Tiberius, Roma’nın İtalya’da fethetmiş olduğu toprakların ihtiyacı olan köylülere veya çiftçilikle uğraşanlara dağıtılmasını önerdi.

Tiberius Sempronius Gracchus


·         Tiberius, toprak reformu niteliğindeki tasanyı, Senatus’un görüşüne sunmadan doğrudan Halk Meclisi’ne (Comitia Tributa / Concilium Plebis) götürdü; fakat teklif, daha muhafazakâr bir yapıya sahip Senatus’un müdahalesiyle diğer Halk Tribunus’u  Octavius tarafından veto edilince  Tiberius, diğer Halk Tribunus’u Octavius’un halkın menfaatini gözetmediği için görevden alınmasını sağladı. Böylece öneri kanunlaştı. Bu reformun yürütülmesi için kendisi, kardeşi Gaius Sempronius Gracchus ve Appius Claudius Pulcher’den oluşan üçlü bir komisyon hemen çalışmalarına başladı.

·         Kanun önerisinin yasallaşması köylü sınıfında geçici bir rahatlama sağlasa da; köylüler kendilerine dağıtılan toprakları işletmekte ve ürün almada sıkıntıya düştüler. İşte tam bu sıkıntılı dönemde Pergamon Kralı III. Attalos ölmüş ve ölümünden sonra iç karışıklık çıkması ve neticede ülkesinin yok olması riskine karşı, Pergamon topraklarını vasiyetiyle Roma’ya bırakmıştı (MÖ 133).

·         Bunun üzerine Tiberius, Pergamon topraklarının Roma tarafından ilhak edilmesi ve krallığın servetinin Romalı köylülerin durumunun iyileştirmek için kullanılmasını öngören yeni bir kanun teklifi daha sundu ve bu teklif de kabul edildi. Fakat bu teklif büyük tepki gördü. Görevinin sona ermesinden sonra hesap sorulacağı konusunda tehdit edildi; çünkü devlete ait toprakların tasarrufu gibi temel konular Senatus’un işiydi. Senatus’un devre dışı bırakılarak önemli bir konunun oldubittiye getirilmesinin Roma’da büyük tartışmalara ve krize yol açması kaçınılmazdı. Neticede Tiberius’un görevi sona erince, Roma’da çıkan izdihamda senatörlerce öldürüldü.

b)      Gaius Sempronius Gracchus Reformu

·         Toprak reformu -olasılıkla yoksul köylülerin ayaklanmasından endişe duyulduğu için- uygulamadan hemen kaldırılamadı. Kardeşinin öldürülmesinden sonra Gaius Sempronius Gracchus MÖ 123 yılında Halk Triburıus’u seçildi. Halk tribunus’lannın görev süresi bir yıl olmasına rağmen bir kanun değişikliğiyle ertesi yıl da (MÖ. 122) tribunus seçildi. Gaius’un diğer bir amacı kardeşinin ortaya koyduğu reformların sürdürülmesi ve yeni reformlar yapması ise, bir amacı da Senatus’a karşı mücadele ederek kardeşinin intikamını almaktı.

Gaius Sempronius Gracchus


·         Kardeşinin aksine Gaius iyi bir hatipti; bu nedenle halkı etkileyebilecek güce sahipti. Gaius’un ele aldığı konular ve çıkardığı kanunlar şunlardı:

ü  toprak reformu meselesini yeniden harekete geçirmek,

ü  halka ucuz buğday dağıtımını sağlamak,

ü  Asia Eyaleti’nin maddi kaynağının bir kısmını tekrar Roma’ya kanalize etmek,

ü  mahkeme üyelerinin Senatus sınıfı yerine Atlı sınıfından (equites) seçilmesi,

ü  yeni koloniler kurulması,

ü  müttefiklere (İtaliklere) yurttaşlık hakkı verilmesi.

·         Bunların hepsi çok önemli reformlardı ve Senatus’a rağmen yasallaştırılmışlardı. Ancak, son reform hareketi, yani müttefiklere de yurttaşlık hakkı verilmesi, aleyhte propaganda sonucu mecliste reddedilmiştir. Senatus ve Atlı (Equites, Şövalye) sınıfının yanı sıra kendi haklarını müttefiklerle paylaşmak istemeyen yurttaşların da tepkisini çeken Gaius MÖ 121 yılı tribunus’luğuna seçilmemiştir. Senatus’un M.Ö. 121 yılı consul’ü Opinius’a verdiği yetkiyle, Aventinus Tepesine sığınmış olan Gaius ve taraftarları öldürülmüştür. Çıkarılan bazı kanunlar devam ettirilmiş, toprak kanunu ile müttefiklere yurttaşlık verilmesini öngörenler zamanla yürürlükten kaldırılmıştır. Kuşkusuz halkın buğdayı ucuz alabilmesi devletin parasal desteğini gerektirdiğinden, bu uygulama Roma hâzinesine pahalıya mal oluyordu. Halk Meclisi’nin gücünü Senatus’un üstüne çıkartan Gracchus kardeşlerin öldürülmesinden sonra Senatus tekrar eski gücüne kavuşmuştur. Ancak Atlı Sınıfı (equites) ile senatörler bundan böyle iki ayrı kutupta yer almaya başladılar.

ROMA TARİHİ -10/ Seleukos Kralı III. Antiokhos ile Savaşlar

 

C.      Seleukos Kralı III. Antiokhos ile Savaşlar

·         Büyük İskender’in varisi krallıklarından Seleukos krallığı III. Antiokhos döneminde yeniden güçlenmek istemişti. Antiokhos, Ptolemaiosların Anadolu, Trakya ve Adalar denizindeki toprakları ele geçirmek ister. Bu durum Roma’yı rahatsız eder. Antiokhos’un ’un Yunan topraklarına sınırlarını yaymak istemesi üzerine Consul M. Acilius Glabri komutasındaki Roma ordusu onu Thermopylai’da mağlup eder. 

 III. Antiokhos


  ·      Antiokhos, Anadolu’ya geçse de Romalılar onu takip ederek Magnesia (Manisa) savaşında ağır bir yenilgiye uğratır. MÖ 188'de taraflar Frigya’da Apameia (Dinar)’da antlaşma imzalarlar.  Buna göre,  Antiokhos, Torosların kuzeydeki topraklarını terk edecek(Bu topraklar Roma’nın müttefikleri Pergamon ve Rhodos arasında paylaşılacak) . Fillerinin tamamını Roma’ya bırakacak.  Savaş gemilerinin önemli kısmını Roma’ya teslim edecek. Antiokhos, savaş tazminatı ödeyecek. Antiokhos, kendisine sığınan Pön savaşlarının ünlü komutanı Hannibal’ı teslim edecekti. Ancak Hannibal, Bitinya kralı I. Prusias’ın yanına kaçmış sonra da intihar etmiştir.

·         Bu savaştan sonra Seleukos krallığı eski gücünü kaybetmiş Anadolu’da Helenistik devletler kurulmuştu.


Küçük Asya’da (Anadolu) Helenestik devletleri



ROMA TARİHİ -9/ Makedonya Savaşları

 

B.      Romalıların Makedonya ile Savaşı

Kartaca savaşları esnasında Makedonya’nın Kartaca ile MÖ 215’te ittifak içine girmesinin nedeni Roma’nın sınırlarını Makedonya’nın kuzeyine kadar genişletmesi olmuştur.

1.       Birinci Makedonya Savaşı: Roma’nın Balkanlarda sınırlarını genişletmesi sonucunda MÖ 215 –MÖ 205 yılları arasında Birinci Makedonya Savaşı gerçekleşti. Roma, Kartaca-Makedonya ittifakına karşı Yunan Aitolia Birliği, Atina ve Pergemon krallığı ile ittifak yaptı. Bitinya krallığı ise Makedonya’nın tarafını tuttu. Makedonya kralı V. Philippos, Aitolia ittifakını MÖ 206’da yenmiş ve Romalıları Phoinike Barış antlaşmasına zorlamıştı. Buna göre Roma Illirya topraklarının bir kısmını Makedonya’ya verecekti.

Makedonya


2.       İkinci Makedonya Savaşı(MÖ 200-MÖ 196): Büyük İskender’in mirasçı krallıklarından Ptolemaioslar’ın Mısır toprakları dışındaki toprakları olan Trakya kıyılarını MÖ 202’de Makedon kralı Phillippos’un ele geçirdikten sonra aynı krallığın Ege adaları ve Anadolu kıyılarını da ele geçirmek istemesi üzerine Pergamon ve Rhodos kralları Roma’dan yardım ister. Bu durumlar üzerine İkinci Makedonya savaşı başladı. Roma Kynoskephalai savaşında Makedonyalıları ağır bir yenilgiye uğrattı. Yapılan antlaşmaya göre Makedonya sınırlı sayıda sker haricinde ordu bulundurmayacak Yunan şehir devletlerinin de bağımsızlıklarını tanıyacaktı. Makedonya, Roma’ya savaş tazminatı da ödeyecekti.

Makedonya Savaşları dönemi Akdeniz 


3.       Üçüncü Makedonya Savaşı (MÖ 171-MÖ 168): Makedonya’da Philippos’on yerine oğlu Perseus başa geçer. Roma’nın Anadolu ve Balkanlarda bulunan devletlerle iyi ilişkiler kurması Makedonya’nın işine gelmez. Pergamon krallığının Makedonya’nın Roma’nın etkinliğinin Makedonyalıların düşmanca tavır takınma şikeyeti üzerine Roma Üçüncü savaşı başlatır. Romalılar Pydna savaşında Makedonyalıları mağlup eder.  Dördüncü Makedonya Savaşı ( MÖ 150- MÖ 148)’nda Perseus’un oğlu iddiasıyla Andriscus adlı birinin Makedonya’yı bağımsızlığına kavuşturmak iste de başarılı olamaz. Roma, zamanla Makedonya’yı  (MÖ 146) eyalet haline getirir.

ROMA TARİHİ -8/ Kartaca Savaşları

 

ROMA DEVLETİ’NİN AKDENİZ’E HÂKİM OLUŞU

A.      Kartaca Savaşları

Roma İtalya’da egemenlik sağladıktan sonra Batı Akdeniz’de egemenlik sağlamak için Kartaca ile mücadele etmiştir. Kartaca, günümüzde Tunus sınırları içinde yer alan Fenike kolonilerinden biridir. Romalılar, Kartacalıları Pun veya Pön olarak adlandırırlardı. Romalıların İtalya’nın güneyinde etkinliklerinin artması Kartaca’yı rahatsız etmişti.

1.       Kartaca Savaşı (MÖ 264- MÖ 241)

·         Syrakusai şehri ve onun kralı II. Hieron ile savaş halinde olan korsanlıkla geçinen Mamertinler önce Kartaca’dan sonra Roma’dan yardım isterler. Mamertinler’in hüküm sürdüğü Messana’ya Romalılar askerlerini çıkardıklarında burada Kartacalılar ve onların müttefiki Syrakusai’lerin Sicilya’yı ele geçirdiklerini görürler.

·         Messana aslında stratejik öneme sahip bir şehirdir.  İtalya ile Sicilya adasının arasındaki geçitte yer alan bir şehirdir. Romalıların da bölgeye yerleşmeleri üzerine Kartacalılar ve müttefikleri Syrakusai kralı II. Hieron, şehirden Romalıları atmak isteseler de başarılı olamazlar. Romalılar, Kartaca gemilerini taklit ederek gemi inşa işine girmişlerdi.

Syrakusai'nın konumu


·         Romalılar, inşa ettikleri gemilerle Kartaca kıyısına çıkarma yapsalar da Bagradas denilen yerde savaş fillerinin yardımıyla MÖ 255’te mağlup olurlar. Ancak Romalılar, Sicilya’nın batı ucunda yer alan Lilybaeum’u almış ve Kartaca’ya da bu durumu kabul ettirmişlerdi. Roma ile Kartaca arasında MÖ 241’de yapılan antlaşmaya göre Kartaca bütün askerlerini Sicilya’dan çekecek ve Roma esirlerini serbest bırakacaktı. Böylece Roma İtalya anakarası dışında ilk toprak sahibi oldu.

 

2.       Kartaca Savaşı (MÖ 218- MÖ 201)

·         Kartaca savaşlarının ilkinde yenilgiye uğrayan Kartaca hamilkar Barka’nın oğlu Hannibal komutasında iyice güçlenmiş ve Roma’nın İspanya’daki müttefiki Saguntum şehrini kendi tarafına zorla geçirmişti. Bu durum savaşların nedenini oluşturdu.

·         Hannibal, güçlü ordu ve savaş filleriyle İspanya’dan Alp dağlarını aşarak Kuzey İtalya’ya girmiş Po ovasındaki Roma’nın düşmanları Keltlerin desteği ile ordusunu takviye ederek Ticinus ve Treiba bölgelerinde yenilgiye uğratmış ardından Flaminius komutasındaki Romalıları Trasimenus’ta da mağlup etmeyi başarmıştı. Flaminius, öldürülmüştü.

Hannibal


·         Roma için zor dönemler başladı. Dictator seçilen Q. Fabius Maximus, yıldırma savaşları yapsa da başarılı olmaz. L. Aemilius Paullus ile M. Terentius Varro, MÖ 216’da consüllüğe getirilerek Hannibal üzerine gönderilirler. Ancak consüller Cannae denilen yerde mağlup oldular.

·         Savaşı Kartacalılar MÖ210-MÖ 205 yılları arasında Kartacalıları Ispanya’dan atan P. Cornelius Scipio’nun komutasındaki Roma ordusu, Numidia’da Kuzey Afrika’ya çıkarma yapar. Zama denilen yerde iki ordu karşılaştı. Bu sefer Romalılar, Hannibal’İ yenilgiye uğrattılar. Yapılan antlaşmaya göre, Kartaca Afrika dışındaki topraklarını Roma’ya terk edecekti. Roma’ya onbin talanton altın tazminat, savaş gemleri ve fileri de Roma’ya bırakılacaktı. Kartaca Afrika dışında savaşmayacak, Afrika’da ise Roma’nın izniyle savaşacaktı. Numidia ülkesi, kral Massinissa’ya verildi.

·         Bu savaşla birlikte; Roma şehir devleti olmaktan çıktı. Roma komutanı P. Cornelius Scipio Afrikanus (Afrika fatihi) olarak anıldı. İspanya’da Roma egemenliği sağlandı.

 

İkinci Kartaca Savaşları sırasında Kartaca ve Roma sınırları


3.       Kartaca Savaşı ı (MÖ 149-MÖ 146)

·         İkinci Kartaca savaşı sonucunda yapılan antlaşma gereği Kartaca’nın savaşması Roma’nın iznine bağlanmıştı. Numidia kralı Masinissa’nın Kartaca’dan bağımsızlıklarına uygun olmayan istekler talep etti. Bu durum üzerine Kartacalıların Numidia ülkesi (Cezayir) ile savaşa girmesi üzerine Üçüncü savaş başladı.

Numidia ülkesi


·         Roam bu sefer çok acımasızdır. Binlerce Kartacalı kölelştirildi. Şehir yakılıp yıkıldı. Roma, Afrika’da “Provincia Africa(Afrika eyaleti)” kurdu. Roma Batı Akdeniz ticareti kontrol altına aldı.

P. Cornelius Scipio Afrikanus


ROMA TARİHİ -7/On İki Levha Kanunları

 

On İki Levha Kanunları

Patricii ve Pleb çatışmasında atılan en önemli adım kanunların yazılım hale getirilme isteği oldu. Pleblerin isteği ile cansüllerin atanması geçici olarak askıya alınmış ve kanunların yazılması için MÖ 451 yılında Appius Claudius’un başkanlığında “decemvir”(on kişi)ler görevlendirildi. Bunların görevi kanunları bir araya getirerek yazıya geçirmek ve sonuçta tunç, fildişi ve ahşap levhalara yazılan kanunlar foruma asılmış ve herkesin görebileceği şekilde sergilenmişti. Vatandaşların görev ve sorumlulukları, borç, alacak, faiz, veraset, ihmalle ilgili hukuki işler yazılmıştı. Ancak bu kanunlar iki sınıf arasındaki çatışmayı sonlandırmamış decemvirlerin görevlerine son verilmişti. Daha sonra benzer bir decemviri kurulu oluşturulmuş baştaki on kanun yanına iki kanun daha eklenerek bir çeşit Roma anayasası oluşturularak On İki Levha Kanunları bu şekilde ortaya çıkmış oldu.

 

Oniki Levha kanunları

 

Roma’nın Meclisleri

1.       Comitia Curiata: 30 curia’ydan oluşan bir meclis olup her curia’nın bir oyu vardı. Meclise sadece aristokratlar üye olabiliyordu. Krallık dönemlerinde kral seçimi, kanun yapma ve savaş ilanı gibi kararları verebiliyordu.

2.       Comitia Centuriata: Roma’nın en eski meclisiydi.  Servius Tullius tarafından kurulmuş olup Roma ordusuna dayanmaktaydı. Comitia’da halk centuriae’ye bölünürdü. ilk 18 centuriae süvari iken diğerleri demirci, flütçü, refakatçi olmak üzere 192 centuriae vardı. Her birinin bir oy hakkı vardı. Bu meclisin en önemli görevi consül ve praetorların seçimini yapmaktı.

3.       Senatus: Roma’nın en yüksek kurumudur. Halk meclisleri tarafından seçilen memurlukların(üst düzey yönetici, magistra) göreve beşletılması memurların yapılacak işleri teklif etmeleri onaylatmalsrı gerekirdi. Savaş kararının onaylanması devlet harcamaları da onun görevlerindendi. Senatus’un 300 üyesi varken zamanla sayı 600’e çıkarıldı.

Temsili Senatus toplantısı


4.       Comitia Tributa ve Concilium Plebis: Bu mecliste Roma’nın kabileleri etkindi. Sınırların genişlemesiyle kabile sayısı da artınca sayılar 35 ile sınırlı tutuldu. Comitia Tributa, Roma halk meclisidir. Consül, Praetor ve aedilisler tarafından toplantıya çağrılabilirdi. Concilium Plebis ise sadece Pleblerin meclisidir. Concilium Plebis’i toplantıya pleb yöneticisi (magistratı, Pleb tribunus) çağırabilirdi. Bu meclis sadece pleblere ilişkin kararlar verebilirdi. Yine pleb meclisi pleblerin yöneticilerini seçerdi.

AKIL OYUNLARI FİLMİNİN ELEŞTİRİSİ

  Film Hakkında Kısa Bilgi:  Akıl Oyunları  ( A Beautiful Mind ), Nobel Ekonomi Ödülü sahibi Amerikalı matematikçi  John Nash’in  hayatına d...