1 Şubat 2022 Salı

ROMA TARİHİ -34 /Tiberius (14-37)

 

2.       Tiberius (14-37)

·         Tiberius Claudius Nero ile Livia Drusilla’nın oğlu olan Tiberius, 42’de Roma’da doğdu. Augustus’un üçüncü eşi Livia’nın önceki eşinden olan çocuğu idi; yani Augustus’un üvey oğluydu. Tiberius, Augustus tarafından gönülsüzce Roma tahtının vârisi yapılmıştı. Böylece, Caesar ve Augustus’la devam eden Iulius (Julius) soyu, iktidarı Claudius soyuna bırakmış oluyordu. Bu nedenledir ki, Iulius ailesi ile Claudius ailesi Iulius-Claudius sülalesi adı altında tek bir sülale olarak anılmaktadır.

Iulius-Claudius ailesine mensup ikinci, üçüncü, dördüncü ve beşinci imparatorlar


·         Augustus, Roma tahtına geçecek kişinin Iulius soyundan olmasını istiyordu. Karısı Livia’nın önceki kocasından olan iki erkek çocuğunu (Tiberius ve Drusus) kendisine vâris göstermek istemiyordu. Bu nedenle yakın dostu Agrippa’yı karısından ayırarak kızı lulia ile evlendirdi. Bu evlilikten üç erkek, iki de kız çocuk dünyaya geldi. Augustus, çocuklardan ikisini, Gaius ve Lucius’u evlat edindi. MÖ 12’de Agrippa’nın ölmesi üzerine Augustus, bu kez karısı Livia’nın oğlu Tiberius’u karısından ayırarak, kızı lulia ile evlendirdi. Augustus’un amacının Gaius ve Lucius’un tahtın vârisleri olarak korunması olduğuna ve hamilik için de kendisinin düşünülmüş olduğuna inanan Tiberius, Rhodos’a çekilerek siyasetten uzaklaştı. Ancak Lucius ve Gaius’un zamansız ölümleri Augustus’u tekrar Tiberius’a yönlendirdi. On yıllığına tribunica potestas yetkisi verilen Tiberius böylece tahtın tek vârisi oldu. Augustus’un 76 yaşında ölümüyle de Roma tahtına geçti.

Marcus Vipsanius Agrippa (Romalı komutan ve siyasetçi, MÖ 63-MÖ12)


·         İktidarı boyunca Augustus’un politikasını sürdürmeye çalışan Tiberius gerçekte askeri deneyimi olan biriydi. Augustus zamanında pek çok askeri sefere katılmış, başarılar elde etmişti. Cantabria, Pannonia, Germania ve Illyricum’da savaşmış, doğuda Parthlarla yapılan savaş ve yürütülen diplomasi sonucu, 33 yıl önce Karrhai’da (Harran) Crassus’un Parthlar tarafından yenilgiye uğratılması sonucu kaybedilen sancakların geri alınması zaferinde bizzat bulunmuştu. Augustus’un ölümünden sonra tahta geçen Tiberius’un ilk işi Senatus’tan Augustus’un tanrılaştırılması (divus) kararını çıkartmak oldu.

Roma'nın sınırları


·         Augustus’un ölüm haberini alan Pannonia ve Ren bölgesindeki lejyonlar kıpırdanmaya başladılar; bunlar ayrıca ücretlerinde bir artış beklentisi içindeydiler. Tiberius, Pannonia’ya oğlu Drusus’u, Ren bölgesine (Aşağı Germania) evlatlık edindiği yeğeni Germanicus’u gönderdi. Drusus, Pannonia’daki karışıklığın üstesinden geldi; Germanicus ise Ren bölgesindeki ayaklanmayı güçlükle bastırdı ve daha sonra bölgede kalarak Germanlara karşı seferler gerçekleştirdi (MS 14-16). Ancak, Tiberius, Germanicus’tan pahalıya mal olan bu seferleri kesmesini istedi ve onu geri çağırdı. 26 Mayıs 17’de büyük bir zafer alayı eşliğinde Roma’ya giren Germanicus, ertesi yıl Tiberius ile consul’lügü paylaştı. Bu, ileride Roma tahtına geçmesine yönelik önemli bir işaretti. Bu arada Doğu’da da karışıklıklar vardı ve bu karışıklıkların üstesinden gelinmesi gerekiyordu. Germanicus büyük yetkilerle bu sefer Doğu’ya gönderildi. Kappadokia ve Kommagene eyalet yapıldı (M.S. 17); Kilikia ise Syria Eyaleti ile birleştirildi. Her şeyin düzgün gittiği bir anda, kısa süre önce atanmış olan Syria valisi Gnaeus Piso ile aralarında (Germanicus’un Mısır’a gitmesi yüzünden) ciddi bir anlaşmazlık çıktı; çünkü, imparatorun izni olmadan Mısır’a gitmek mümkün değildi. Ancak, Germanicus 10 Ekim 19’da, Antiokheia’da (Antakya) öldü; rivayete göre Piso tarafından zehirletilmişti. 

Kommagene krallığı sınırları


·     Piso, kendisini savunması için mahkemeye çağrıldı ve baskılara dayanamayarak intihar etti. Germanicus’un ölümü Roma tahtı için gözlerin Drusus’a çevrilmesine neden oldu. Ancak Germanicus’un ölümünden birkaç yıl sonra o da Roma’da öldü (14 Eylül 23). Drusus’un, kendi karısı Livilla ve sevgilisi Seianus tarafından zehirlenerek öldürüldüğü sekiz yıl sonra ortaya çıktı. Nitekim Seianus, Roma tahtına geçmek için türlü entrikalarla Tıberius’un ailesini ve yakınlarını onun çevresinden uzaklaştırdı. İmparatora, en büyük tehlikenin Germanicus’un dul karısı Agrippina (Büyük) ve çocukları Nero Caesar ile Drusus Caesar olduğu fikrini aşılıyordu. Tiberius, Agrippina ve Nero Caesar’ı tutuklatarak adalara sürgüne gönderdi. Drusus Caesar ise Roma’da hapishaneye kondu. Tiberius’un Roma’daki siyasal entrikalardan huzursuz olduğu için Capri adasına çekilmesiyle Praetor Praefectus’u Seianus’un Roma’daki gücü daha da artmıştı. Hatta, Seianus, M.S. 31 yılı consul’lugünü Tiberius ile paylaştı. Ancak, Seianus’un entrikaları Germanicus’un annesi Antonia’nın Tiberius’a gönderdiği uyarı mektubuyla bozuldu. Tiberius, önce Seianus’u praetor praejectus'luğundan alarak bu görevi yakın dostu Macro’ya verdi. Böylece, Seianus’un gücü kırılmış oldu. Tiberius, daha sonra Seianus’a olan güvensizliğini ve kuşkusunu dile getiren mektubu Senatus'tz okuttu. Seianus hemen tutuklandı ve daha Tiberius’un emri gelmeden öldürüldü ( 31); cesedi caddelerde sürüklenerek halk tarafından parçalandı ve Tiber Nehri’ne atıldı. Seianus’un ailesi, yakınları ve yandaşları da aynı akıbete uğradı. Bu arada hapiste olan Agrippina, Nero Caesar ve Drusus Caesar da birkaç yıl içinde öldü; geride sadece Germanicus ve Agrippina’nın en küçük oğullan Gaius (Caligula) kaldı.

Caligula


·         Tiberius son yıllarını Capri Adası’nda geçirmiş devlet işleriyle yoğun olarak ilgilenememişti; başlangıçtaki ılımlı yönetimi sonradan katılaşmıştı. Kendisinden sonra tahta kimin geçeceği hâlâ meçhuldü. İki aday vardı: Germanicus’un hayattaki tek oğlu Gaius (Caligula) ve torunu Tiberius Gemellus. Nitekim, 75 yaş civarında olan Tiberius her ikisini de meşru mirasçısı olarak ilân etti. Ancak, tahtın vârisi olarak o sırada 20 yaşlarında bulunan Gaius (Caligula) görülüyordu; Tiberius Gemellus ise o sırada 10 yaşlarında bir çocuktu. Tiberius M.S. 16 Mart 37’de Misenum’daki villasında 78 yaşında öldü.

ROMA TARİHİ -33 /Roma İmparatorluk Dönemi (MÖ 27- MS 395)/A) Principatus Dönem (MÖ 27- MS 284)/lulius-Claudius hanedanı (MÖ 27-MS 68)/ Augustus(MÖ 27-MS 14)

 

Roma İmparatorluk Dönemi (MÖ 27- MS 395)

A)      Principatus Dönem (MÖ 27- MS 284)

lulius-Claudius hanedanı (MÖ 27-MS 68)

1.       Gaius Julius Caesar Octavius (Augustus, MÖ 27- MS 14)

2.       Tiberius Claudius Nero (14- 37)

3.       Gaius Julius Caesar Augustus Germenicus (Caligula, 37-41)

4.       Tiberius Claudius Caesar Augustus Germenicus (41-54)

5.       Neron Claudius Caesar Augustus Germenicus ( 54-68)

((Not: Altı çizilen adlar, bilinen imparator adlarıdır.))

1.       Augustus(MÖ 27-MS 14)

·         Augustus’un imparator olmadan önceki adı Gaius Octavius idi. Iulius Caesar’ın yeğeni ve yasal mirasçısıdır.

 Gaius Julius Caesar Octavius


·         Octavius (Octavianus), Marcus Antonius ile Mısır’daki Ptolemaios Krallıgı’nın kraliçesi VII. Kleopatra’yı Yunanistan’ın batısındaki Actium deniz savaşında kaçmaya zorlamış (MÖ 31) ve nihayette Mısır’a kaçan Marcus Antonius ve VII. Cleopatra’yı izleyerek onları kesin yenilgiye uğratır(MÖ.30).

·         Actium zaferi ile Octavianus, Roma dünyasının ve Akdeniz’in lideri olmuştu. Bu zafer anısına antik Roma’nın Palatinus temesinde Apollon tapınağı yaptırmıştır. Senatus, Mısır’dan Roma’ya dönen Octavianus’a MÖ 27’de tüm askeri gücün lideri anlamına gelen başkomutan (imperator) unvanıyla birlikte “augustus” (kutsal) unvanı da verdi. Bu unvan kendisiyle öylesine bütünleşti ki adeta onun adı oldu.



II. Triumvir'lik kurucuları

·         Augustus adı sonraki Roma imparatorları tarafından da unvan olarak kullanıldı. Augustus, askeri birliklerin bulunduğu eyaletlerin (Ispanya, Gallia, Syria, Cilicia, Kıbrıs) idaresini kendi üzerine aldı; diğerleri Senatus’un idaresinde kaldı. İmparatora bağlı eyaletlerin başında kendisinin atadığı legatus’lar (legati augusti veya legatus augusti propraetore) bulunurken, Senatus’a bağlı eyaletlerin başında proconsul'ler (valiler) vardı. Bu arada Roma takviminin altıncı ayı olan Soctilis’in adı da Augustus (Ağustos) olarak, değiştirildi.

Augustus dönemi Roma 


·         Augustus’un Roma’nın en büyük ve tek lideri olarak kabul edilip onurlandınlmasıyla, evinin kapısı iki defne dalı ile meşe yapraklarından yapılmış bir çelenk (corona civica) ile süslendi; üzerinde imparatorun dört önemli erdeminin yani virtus (cesaret), clementia (merhamet), iustitia (adalet) ve pietas (dindarlık) sözcüklerinin kazınarak yazılmış olduğu altın bir kalkan da (clipeus virtutis) Curia’ya (Senatus) ithaf edildi.

·          Senatus’un Octavianus’u büyük yetki ve onursal payelerle donatmış olmasına rağmen, Octavianus kendisini “birinci yurttaş” (princeps) olarak kabul ediyordu. Diğer bir deyişle “eşitler arasında birinciydi” (primus irıter pares).

·         Augustus’a, M.Ö. 23’te tribunicia potestas (tribunus’luk yetkisi ve ayrıca veto hakkı da) ve imperium maius proconsulare (Senatus eyaletlerinin idaresine müdahale edebilme) yetkisi, MÖ 12’de Pontifex Maximus (Devlet Dininin Lideri), M.Ö. 2’de de Pater Patriae (Vatanın Babası) unvanlan verildi. Böylece Augustus ile birlikte, Principatus (princeps'ten) dönemi başlamış oluyordu. Bu dönem, Dominatus olarak adlandırılan yeni idare şeklinin başlayacağı Diocletianus’a kadar bu şekilde devam etmiştir.

·         Augustus MÖ 27 yılı yazında Roma’dan ayrılarak yaklaşık olarak bugünkü Fransa ve Belçika topraklarına denk düşen Gallia’ya (Galya) ve ardından da Flispania’ya (İspanya) gitti. Buralarda bulunduğu sırada bazı düzenlemeler yaptı, isyan eden kabileleri boyunduruk altına aldı; MÖ 24 yılı başında Roma’ya döndü.

·         Augustus zamanındaki diğer bazı önemli olaylar arasında; Arabia’nın Roma’ya bağlanması (MÖ 24), Galatia kralı Amyntas’ın öldürülmesi üzerine Galatia’nın Roma eyaleti yapılması (M.Ö. 25), Bosporos Krallıgı’nm Roma’ya bağlı vasal krallık yapılması (MÖ 14), Varus komutasındaki Roma birliğinin Teutoburg Ormanı’nda Germanlarca pusuya düşürülüp yok edilmesi (M.Ö. 9), Trakya’da vasal bir krallık kurulması, Syria (Suriye) ve Iudaia’nın (Eski Filistin’in güneyi) Roma eyaleti olmasını sayabiliriz.

Arabia'nın konumu


·         Augustus zamanında Senatus’un itibarı arttı; ancak üye sayısı giderek azaltıldı. Senatör olabilmek için 1 milyon sestertius’luk bir servete sahip olmak gerekiyordu. Atlı sınıfı üyelerinden yararlanma kapsamı genişletildi; atlıların prestiji arttı. Ancak meclis, varlığını korumasına rağmen, eski gücünü kaybetmişti; güç artık imparatora geçmişti. Augustus dönemi bir barış dönemi olduğundan ve iç savaşlar artık geride kalmış bulunduğundan, orduya eskisi kadar gerek duyulmuyordu. Bu yüzden askerlerin sayısında indirime gidildi; bir bölümü emekliye sevk edilerek kendilerine toprak verildi, maaş bağlandı. Augustus, ayrıca, kendisine bağlı İmparatorluk Hassa Alayı ile Şahsi Muhafız Birliği ve bir de İtfaiye Alayı kurdu.

·         Augustus’un çocuğu olmadığından kendisinden sonra Roma tahtına geçecek kişinin kim olacağı bir sorun olmuştu. Önceleri tahta geçecek kişinin kendisinin de mensup olduğu Iulius soyundan olmasını istiyordu. Üçüncü evliliğinde, karısı Livia’nın önceki kocasından olan iki erkek çocuğu (Tiberius ve Drusus) kendisine vâris göstermek istemiyordu. Onların yerine kız kardeşi Octavia’nın oğlu Marcellus’u vâris olarak seçti ve onu kızı Iulia ile evlendirdi. M.O. 23’te Augustus ciddi olarak hastalanıp öleceğini düşündüğünde iktidar yüzüğünü Marcellus’a değil fakat en yakın dostu Agrippa’ya verdi. Bu da Augustus’un Marcellus’u istemediğini gösteriyordu. Marcellus’un bir süre sonra ölmesi üzerine, Augustus Agrippa’yı karısından ayırarak kızı Iulia ile evlendirdi. Agrippa ve Iulia’nın üç erkek, iki de kız çocukları oldu. Augustus en büyük iki erkek çocuğu, Gaius ve Lucius’u evlat edindi. M.Ö. 12’de Agrippa öldü. Augustus, karısı Livia’nın oğlu Tiberius’u karısından ayırarak, dul kalan kızı Iulia ile evlendirdi. Böylece Tiberius, bir anlamda Gaius ve Lucius’un hamisi oluyordu. Taht entrikalarından rahatsız olan Tiberius, siyasi yaşamdan ayrılarak Rhodos’a çekildi. Ancak bir süre sonra Lucius ve Gaius’un iki yıl arayla ölmeleri üzerine Augustus, Tiberius’u evlat edinerek ona 10 yıllığına tribunica potestas yetkisi verdirdi (MS 4).

Tiberius, ilk imparatorun evladı ilan edildi.


·         Böylece karısı Livia’nın önceki evliliğinden olan üvey oğlu Tiberius, Roma tahtının en güçlü vârisi oldu. Bu sırada 70 yaşma yaklaşan Augustus artık devlet işlerinde fazla yer almamaya başladı. İktidarı zamanında yaptığı başarılı icraatları kaleme aldı (Res Gestae); tunç direklere yazılı olan bu icraat yazıtı kendisi için yaptırdığı mausoleum’un girişine konuldu. Bir kopyası da Ankara’daki Roma-Augustus Tapınağı duvarında yer almaktadır. Augustus, imparatorluk topraklarını kontrol altında tutabilmek ve emekli olan askerlere (veterani) toprak verebilmek için, Cumhuriyet Dönemi’nde olduğu gibi, imparatorluğun çeşitli bölgelerinde koloniler kurmuştur. Augustus döneminde (ve bir kısmı Augustus öncesinde) Anadolu’da kurulan bazı kolonileri şöyle sıralayabiliriz: Pisidia’da: Colonia Caesarea (Antiochia), Colonia Iulia Augusta Olbesena (Olbasa); Colonia Iulia Augusta Comama (Comamenorum); Colonia Iulia Augusta Felix Cremna (Cremnensium); Colonia Iulia Augusta Parlais. Lykaonia’da: Colonia Iulia Felix Gemina (Lystra) G alatia’da: Colonia Iulia Augusta Felix Germenorum (Germe) Kilikia’da: Colonia Iulia Augusta Felix Ninica Troas’ta:Colonia Augusta Troadensim (Alexandria Troas). Mysia’da: Colonia Gemella Iulia Pariana (Parium) Biihynia'da: Colonia Iulia Concordia Apamea (Apamea - Myrlea)

Roma'nın Anadolu eyaletleri


·         Augustus,  14 yılında Tiberius ile birlikte Roma’dan ayrılarak Beneventum’a doğru yola çıktı; ancak Capri Adası’na yaklaştıklarında hastalandı ve 19 Ağustos 14’te, 76 yaşında, Campania’daki Nola’da hayata veda etti. Cesedi Roma’ya getirildi ve Campus Martius’ta görkemli bir cenaze töreni düzenlendi. Yakılan cesedin külleri yakındaki büyük mausoleum’a (mozoleye) konuldu.

Antonius ve Augustus adına bastırılan sikkeler


31 Ocak 2022 Pazartesi

ROMA TARİHİ -32/ İKİNCİ TRİUMVİRLİK

 

·         İkinci Triumvir'lik

·         Gaius Julius Caesar’ın öldürülmesinden sonra Roma’da yönetim krizi başladı. Caesar taraftarları mı yoksa Caesar karşıtları mı kazanacaktı sorusunun cevabı belli değildi. Her yerde endişe hâkimdi. MÖ 44 yılı consul’lüklerini Caesar ve Marcus Antonius paylaşıyordu. Gaius Julius Caesar’ın öldürülmesinden sonra onun yerine Publius Cornelius Dolabella gelmiştir. Marcus Antonius önce dictatorluğu kaldırdı.


 Publius Cornelius Dolabella (MÖ 70- MÖ 43


·         Caesar’ın katilleri Brutus ve Cassius ise Roma’yı terk etmişlerdi. Bu arada Caesar’ın 18 yaşındaki yeğeni Caesar Octavius (Octavianus) Roma’ya geldi. Gaius Julius Caesar, oğlu olmadığı için yeğeni Octavianus’u evlat edinmiş ve kendine vâris bırakmıştı. Bu arada MÖ 43 yıl consul’leri Hirtius ve Vibius Pansa ile Octavianus, Antonius’a muhalefete başladılar. Hatta Senatus da Antonius’a savaş ilân etti. Mutina mevkiinde yapılan savaşta Antonius yenildi. Ancak daha sonra Octavianus, Antonius ile yakınlaşmış ve bir süre sonra da Octavianus, Antonius ve Lepidus beş yıl için ikinci Triumvir’liği oluşturmuşlardır (M.Ö. 43-38 yılları arası).




·         Birinci Triumvir’lik gizli bir anlaşmaya dayalı olmasına rağmen ikinci Triumvir’lik anlaşmasının devletin bekası için yapılmış olduğu ilân edildi. Bu üç devlet adamı Caesar’ı öldürenlere ve onun karşısında olanlara karşı bir savaş başlatma kararı almışlardır. Caesar’a karşı olanların adları listeler halinde ilân edilerek (proscriptio) ödül karşılığı öldürülmeleri istendi. Bu yolla pek çok senatör ve atlı sınıfı üyesi öldürüldü. Caesar’a karşı yazıları ve söylevleriyle dikkat çeken ve o sıra senatör olarak görev yapan ünlü Romalı hatip ve yazar Cicero da öldürülenler arasındaydı.

·        Philippi Savaşı:Doğu Makedonia’daki Philippi mevkiinde yapılan savaşta, Antonius ve Octavianus, Caesar katilleri olarak bilinen Cassius ile Brutus’u yenilgiye uğratmışlardır (M.Ö. 42); önce Cassius sonra da Brutus intihar etmiştir. Ancak, Philippi savaşından sonra Octavianus ile Antonius’un arası açıldı. O sırada Perusia kentinde bulunan Antonius, Octavianus’un kuvvetleri tarafından kuşatıldı ve Antonius teslim oldu (M.Ö. 40). Octavianus her şeye rağmen Antonius’u affetmiş ve onu İtalya’ya legatus (legat) olarak göndermiştir. Fakat o, Mısır’da bulunan kraliçe VII. Kleopatra’nın yanına gitmiştir. Daha sonra Octavianus ile Antonius tekrar karşı karşıya gelmişler ancak Güney İtalya’daki Brindisi kentinde yapılan anlaşmayla Octavianus’un Batı’nın; Antonius’un da Doğu’nun hâkimi olduğu kararlaştırılmıştır (M.Ö. 40). Böylece Roma devletinin idaresi ikiye bölünmüş oldu. Bir süre sonra eski triumvir’ler, Octavianus, Antonius ve Lepidus anlaşmayla triumvir’liklerini yenilediler (M.Ö. 37-33).

Philippi savaşının yapıldığı  konum


·       Actium  Savaşı:  Octavianus, Antonius ve Cleopatra'ya karşı ancak, çok geçmeden triumvir’lerin arası yeniden açıldı. Octavianus politik manevralarla Senatus’u ve Roma halkını o sırada Mısır’da Kleopatra’nın yanında bulunan Antonius’a karşı kışkırttı ve Roma’da hava tamamen Octavianus lehine döndü; Octavianus M.Ö. 31 yılı consul’ü de seçildi. Bundan böyle, Antonius, Roma’nın düşmanıydı ve yok edilmeliydi. Senatus, Kleopatra ve Antonius’a savaş ilân etti. Her iki taraf da savaş hazırlıklarına başladı. Antonius, Mısır donanmasının desteğine de güveniyordu. Yunanistan’ın batısında, Adriyatik kıyısındaki Actium (Yun. Aktion) mevkiinde her iki tarafın donanmasının taktik ve manevralarla meşgul olduğu bir sırada, Kleopatra ile Mısır donanmasının savaş alanını terk ettiğini gören Antonius savaşa girerse kaybedeceğini düşünmüş ve Aleksandreia’ya (İskenderiye) kaçmıştır (M.Ö. 31).

Actium savaşının yapıldığı yerin konumu


·         Octavianus, Antonius ve Kleopatra’yı izleyerek Mısır’a gelmiş ve Aleksandreia’yı (İskenderiye) kuşatmıştır. Kleopatra’nın Octavianus ile anlaşma çabaları sonuç vermedi. Yapılan çatışmada Antonius öldürülmüş (bir görüşe göre de intihar etmiştir), Kleopatra ise intihar etmiştir (MÖ 30). Cleopatra’nın Caesar’dan olan oğlu (Kaisarion) ile Antonius’un oğlu da öldürüldüler. Octavianus büyük bir törenle MÖ 29’da Roma’ya döndü; artık Akdeniz dünyasının gerçek ve tek lideriydi.

ROMA TARİHİ -31/Gaius Julius Caesar'ın Adı

 

Gaius Julius Caesar   11

 

Caesar Adının Kökeni Nereden Gelmektedir? 

·         Sezaryen doğum ile dünyaya geldiği,  Latincede isim kökeni kesmek/keserim manasına gelmekte olan fiil olduğu aynı zamanda yani gür saçlı,  gri-mavi gözleri olan, muharebede fil öldürmüş olan gibi pek çok fiil anlamına da gelmektedir. Bunlardan hangisi dolayısıyla ailenin bu adı aldığı tam belli değildir.


Sezaryen ile Caesar adı arasında ilişki olduğu düşünülmektedir

·         MÖ 100’de dünyaya gelen Gaius Iulius Caesar, doğduğu dönem içerisinde, bulunduğu coğrafyadaki devlet yapısının dönüşüm geçirmektedir. Caesar, bu dönüşümü kendi lehine kullanan bir komutan olarak ön plana geldi. Bu durumu da zenginliği ile ünlü Crassus ve yetenekli Pompeius olduğu halde başarması onu Roma tarihinde önbemli makama yerleştirmiştir. Caesar, devletin tek karar vericisi olmayı başardığı gibi, bütün Akdeniz coğrafyasının egemeni ve Akdeniz coğrafyası üzerinde yaşayanları tabiri caizse bir İmparatorluk haline getirmiştir. Caesar’ın yeğeni Octavianus tarafından başlatılan Principatus dönemi ile resmen imparatorluk dönemi başlatılmıştır.  Caesar’ın ismi daha sonraki Roma İmparatorları, Kutsal Roma-Germen İmparatorları, Osmanlı Padişahları ve Moskova Knezleri tarafından Caesar, Kaysar, Kaiser, Tsar,Çar gibi farklı şekillere bürünmüştür.

30 Ocak 2022 Pazar

ROMA TARİHİ -30/ Gaius Julius Caesar, Roma'nın Tek Egemeni Oluyor

 ·         Gaius Julius Caesar   -10

Caesar Roma'nın  tek egemeni oluyor

·         Munda savaşı ile birlikte Caesar, Pontifex Maximus’luğun babadan oğla geçmesi, ömür boyu Dıctator’luk, “İmperator” unvanını özel adı olarak kullanmaya başladı (Bu unvan emretme yetkisine sahip demek). Kemdisine “Pater Patriae” (Vatanın Babası) unvanı da verildi. Senator ve Equites’ler görevlerine başlarken ona bağlılık yemini ediyor, onunla konuşurken herkes sözlerine dikkatetmek durumunda bulunuyor ve sözleri kanun hükmünde sayılıyordu. Ayrıca başına defneden yapılmış bir çelenk takmak, altından tahtta oturmak ve yaşarken sikkelere portresi basılan ilk Romalı olmak da Caesar’ın imtiyazları arasındadır. Doğduğu ay, Roma takviminin beşinci ayı olan “Quintilis”isim değiştirerek, onun soyuna hürmeten bugün hala batı dillerinin çoğunda yer alan Iuly (İngilizce: July)  denmeye başladı.

Caesar dönemi Roma cumhuriyet sınırları



      Caesar’ın heykeli Tanrı Quirinius Heykeli’nin yanına konup, kendisine doğum günlerinde kurban sunulması ve öldükten sonra Tanrı mertebesinde sayılması kararlaştırılmıştır. Caesar, devletin ihtiyaçlarını karşılamak yahut yandaşlarına yer açabilmek adına, Aedil sayısını 6, Praetor’u 16, Quaestor’u 40 ve Senatus’u da 900 kişiye çıkardı. Caesar, seferlerine asker yetiştirmek için yalnızca Roma vatandaşı olanları seçmek yerine eyaletlerden de asker almışancak Legion’a giren herkese Roma vatandaşlığı vermişti. Böylece Caesar, Roma şehir Devletindekilerin, Akdeniz çevresindeki eyaletlerden yararlanarak yönetimde bulunduğu sistemi, Akdeniz bütününü kapsayan ve tek elden yönetilen ancak bütün Eyaletlerin sistem içerisine dahil edildiği bir Roma Devlet Vatandaşlığı’na çevirmiştir. Adeta kendisi bir imparatorluk oluşturmuştu.

Temsili Tanrı Quirinius Heykeli


·          Mısırlılar  tarafından tarım amaçlı olarak Sirius yıldızına bakılarak geliştirilen Güneş Takvimini,Roma’ya getiren Caesar, Şubat (Februa) ayının 4 yılda bir 29 gün sayılarak artık günü üstlenmesini tasarlamıştır. Böylelikle bu takvim Iulian (Jülyen)Takvimi adını almış, 1582’de Papa XIII.Gregorius’un yaptığı son düzenleme sonrasında Gregorian Takvimi adını haiz olmuştur. Günümüzde Miladi Takvim olarak kullanılmaktadır.

Gregoryen takviminde düzenlemeden sonra Ekim ayı


·         Caesar’ın Munda Savaşı sonrası tek adamlığa doğru giden tutum, karar ve uygulamaları, Marcus Antonius gibi en yakın komutanını, Pharsalos sonra yakın dostları arasında yer almış olan Iunius Brutus gibi devlet adamlarını ve sair aristokrat, vatandaş, asker gibi çeşitli çevreleri etkilemiş ve bu kişiler Caesar karşıtı olmaya aday olmuşlardı. Caesar, neredeyse bir kral salahiyeti kazanmıştı.

Savaşın yapıldığı bölgenin konumu


·         MÖ 44 yılının Februa’sında (15 Şubat) düzenlenen Lupercalia Festivali esnasında Marcus Antonius tarafından kendisine Kırallık Tacı uzatılarak, bunun Roma halkının Caesar’a bir hediyesi olduğu belirtilince, halktan kimse sesini çıkaramayıp, herkes şaşkına dönmüş ve Caesar  halkın bunu kabullenmeyeceğini fark edip, bu tacı Iupiter(Romalıların Jüpiter Yunanlıların Zeus adlı baştanrısı)’e armağan ettiğini belirtmiş ancak Parthlara karşı ancak bir Kralın başarı kazanacağı söylentisini de yaydırır.

Caesar  tacı çok istese de reddeder


·         Caesar, devlet sınırlarının güvencesi için gerçekten Path ve Dac’lara karşı mücadele etmeliydi. Bunun için yeğeni Octavianus, Apollonia’ya gönderilmiş, kendisi de 18 Mart’ta orada olacağını belirtmişti. Ancak 15 Mart’taki Senatus toplantısın-da Iunius Brutus ve  Cassius Longinus’un liderliğinde tertiplenen ve Aristokrat – Oligarşi yanlısı takımın kendisine karşı nefretinin bir sonucu olan suikast ile, Marcus Antonius’un Senatus dışında bir sohbete tutularak, Caesar’ı koruması önlenip, Caesar 23 hançer darbesiyle öldürülmüştür.

Dacia bölgesinin konumu


·         Suetonius’un aktardığına göre Yunanca olarak, Iunius Brutus’a “Sen de mi oğlum ?” demiştir. Jones ise bunun daha çok “Darısı başınıza, aynı şey size de olsun” gibi bir anlamda, agresif bir tonlama ile söylendiğini belirtmektedir. Caesar öldürüldükten sonra, kurmaya çalıştığı düzen yarım kalmış, onun sert biçimde oturtmaya çalıştığı bu yönetim sistemini yeğeni Octavianus, bütün harplerden sonra geriye kalan tekkişi olmayı başardıktan sonra daha ılımlı ve uzunbir süre zarfına yayılmış politikalar ile Roma Devlet Sistemi bünyesine yerleştirmiştir. Şüphesiz ki Caesar’ın hataları olmasa, Octavianus da o doğruları yapamayacaktı. Octavianus tarafından başlatılan devir “Eşitler arasında birinci” manasına gelen“Princeps” kelimesine atfen “Principatus” devriolarak anılmış ve İmparator Diocletian’ın 284’teki “Dominatus” devrine dek sürdürülmüştür.

Principatus devrinin başlatıcısı Caesar'ın yeğeni Augustus


29 Ocak 2022 Cumartesi

ROMA TARİHİ -29/Gaius Julius Caesar'ın Afrika Egemenliği

 

·         Gaius Julius Caesar   -9

·         Caesar Afrika egemenliği:

·         MÖ 48’de Caesar ve Pompeius arasında yapılan Pharsalus savaşında tamamen yok olmaktan kurtulan ordu, önde gelen oligarşi taraftarları ve Pompeius’un akrabalarınca yeniden teşkilatlandırılmıştı. Sicilya ve Sardunya’ya taarruz eden ve hatta Roma’ya saldırmasından korkulan büyük bir donanma da meydana getirilmişti. Bu birlikleri Pompeius’un kayın pederi Metellus Pius Scipio kontrol ediyordu. Africa Valisi Attius Varusile, Numida Kıralı Iuba da bunlara destek vermişti. Roma’da hazırlıklar ile meşgul olan Caesar MÖ 47 yılının son ayında Africa’ya ayak bastı. Taraftar toplama ve deniz kıyısından uzaklaşmama taktiklerini sürdürür. Ancak  Caesar’ı uzun soluklu bir savaş bekliyordu. 

Numida Kıralı Iuba
Numida 



    ·   Nihayet Thapsus mevkiinde 6 Nisan 46’da yapılan savaş ile Caesar mutlak bir zafer kazandı. Dağılan cumhuriyetçilerden hayatta kalan Pompeius’un oğulları Gnaeus ve Sextusile Caesar’ın eski Legat’ı Labienus, yeniden Caesar karşıtlarının teşkilatlandığı Hispania’ya hareket etmişlerdi. Caesar ise Numudia topraklarının bir kısmı üzerinde Africa Nova(Yeni Afrika) Eyaletini kurup, kalan kısmı da Mauretania Kıralı Bocchus  II (MÖ 49-MÖ 38)’a verdi.

Mauretania Kıralı II. Bocchus  


·         Thapsus Savaşı ile Devlet içinde tek yetkili olan ve bütün Eyaletleri kendine bağlayan Caesar, artık devlete istediği yeni düzeni vermek için Roma’ya gider. Aristokratlar, ılımlı yaklaşımından dolayı artık onun yanında olmaya başlamışlardı. Fakat değişiklikleri eski anayasa sınırları içinde yapmasına dair isteklerini Cicero aracılığıyla bildiriyorlardı. Caesar son seferi için harekete geçti. Gnaeus Pompeius komutasındaki ordu ile Caesar arasında Munda’da 17 Mart 45’te İç Savaş’ın son harbi gerçekleştirilmiştir. Gnaeus ile Labienus’un öldürüldüğü, Caesar’ın bizzat savaşmak durumunda kaldığı bu çetin savaş da Caesar zaferi ile son bulmuştu.


ROMA TARİHİ -28/Gaius Julius Caesar'ın Mısır Egemenliği

 ·         Gaius Julius Caesar     -8

·         Caesar’ın Mısır’daki egemenliği 

       Sulla tarafından iktidarı desteklenen MÖ 51'de hayata veda eden XII. Ptolemaios Auletes (Neos Dionysos, Philopator Philadelphos, Auletes;MÖ 80-MÖ 51), tahtını kızı VII. Cleopatra (Philopator MÖ 51- MÖ 30) ve oğlu XIII. Ptolemaios’a bırakmıştır. XIII. Ptolemaios’un danışmanları başa sadece bir erkeğin geçmesi gerektiğini düşünmektelerken bu sefer Roma’da egemenlik savaşı da kendilerini vurdu.  Cleopatra’nın yegâne amacı Mısır-Ptolemaioslar Kırallığını eski günlerindeki gücüne kavuşturmak idi. Bunun için de döneminen büyük gücü olan Roma’nın en büyük adamlarından biriyle evlenmesi gerektiğini düşündü. Pompeius ile Caesar arası iç savaşta ilk önce Pompeius’u güçlü görüp, 60 gemilik bir destek yollamış ve bunu tek başına aldığı kararla gerçekleştirdiği için tahttan uzaklaştırılmıştı. Caesar, Mısır’a çıkınca Cleopatra bu sefer ondan yana olmuş ve  Caesar’ı kendi tarafına çekmeyi başarmıştı. Her ikisi de birbirlerini kendi idealleri uğruna kullanma amacı güdüyorlardı. Caesar ve Cleopatra’nın Cesarion (Ptolemy Sezar veya XV. Ptolemaios Sezar) olarak adlandırılacak bir çocukları olur. Caesar’ın Roma başkentini İskenderiye’ye taşıma önerisi senato tarafından reddedilir. Bu sırada Caesar’ın Cleopatra’nın etkisine girdiğini düşünenlerden biri de Caesar’ın halefi olacak Octavius olacaktı.

VII. Cleopatra ve oğlu Cesarion 


·         Caesar, Cleopatra’nın Mısır tahtına geçmesine karar verince, XIII.Ptolemaios ve asilzadeler tarafından İskenderiye’de 5 ay boyunca kuşatıldı. 35 parçalık donanması sayesinde denizle temas kurabildiği için, yolladığı haber ile Bergamalı Mithradates gelip, MÖ Mart 47’de Caesar’a katılmış ve müttefikler, Mısır ordusunu yenmişlerdir. Firavun XIII.Ptolemaios, dünyanın en uzun nehrinde boğuldu.

XIII.Ptolemaios


·         Bununla birlikte Cleopatra, diğer erkek kardeşi  XIV.Ptolemaios’u  tahta ortak olarak geçirdi. Böylece Cleopatra, Mısır’daki varlığını devam ettirdi. Caesar Mısır’da iken, Pompeius’un kalan ordusu ve bazı Oligarşi önderleri Africa’da toplanıyorlardı. Öte yandan Pontos Kıralı VI. Mithradates Eupator’un oğlu Bosphoros Kıralı Pharnakes, Caesar’ın Legat’larını yenerek, Bithynia-Pontos Eyaletini işgal etmişti. Çok süratli bir harekat ile kuzeye yönelerek Halys’in (Kızılırmak) doğusunda kalan Zela’da MÖ 1 Sextilis(Ağustos) 47’de Bosphoros Kralını yenen ve eyaletleri yeniden tanzim eden Caesar, Pompeius zamanında Pontos Harplerinin ne kadar uzun sürdüğünden dem vurarak Senatus’a zaferini o çok meşhur “Veni Vidi Vici” (“Geldim, gördüm, yendim”)  sözüyle bildirmiştir.

“Veni Vidi Vici” (“Geldim, gördüm, yendim”) yazılı Tokat/ Zile'deki kaide


·         Bu sırada Roma Senatus’u ve Halk Meclisi Caesar’a bir takım hak ve yetkileri verdi. Bunlar:

1.       5 yıllık Consul’luk-

2.       1 senelik Dıctator’luk- 

3.       Halk Tribunu hak ve yetkileri- 

4.       Savaş ve Barışaşahsen karar vermek-

5.       Praetor Rütbesiyle vali atanan eyaletlere vali atama-

6.       Halk Tribunu ve

7.       Aedil harici diğer memuriyetlere istediği kişiyi seçtirmektir.

·         Caesar da Marcus Antonius’u Magister Equitum tayin ederek Roma’da kendisinden sonra en kudretli kişi yapmış ancak onun şehir idaresinde başarısız oluşu sonucunda onu bu görevden almıştır. Ayrıca Şehir kapılarına dayanmış olan isyancı askerler, terhis isteklerinden vazgeçip, Africa’daki savaşa katılmak istediklerini bildirdiler ve böylece dağıtıldılar. Cicero bile Caesar tarafına katılır.

AKIL OYUNLARI FİLMİNİN ELEŞTİRİSİ

  Film Hakkında Kısa Bilgi:  Akıl Oyunları  ( A Beautiful Mind ), Nobel Ekonomi Ödülü sahibi Amerikalı matematikçi  John Nash’in  hayatına d...